19 Mayıs 2026 tarihinde annem Ali Osman Ulusoy firmasının Ankara Söğütözü kalkışlı, Trabzon varışlı, saat 20.15’te hareket eden ve plakası 61 au 873 olan otobüsüne bindi. Annem 78 yaşında, üstelik yanında tüm resmi evrakları tam olan, aşı karnesi ve bonservisi bulunan, puset içinde yolculuk yapan kedisiyle seyahat ediyordu. Kedisi yurt dışına bile çıkabilen, tüm kanuni şartları yerine getirilmiş bir hayvan olmasına rağmen, 20 Mayıs 2026 günü saat 03.00 civarında, Samsun’da şoför tarafından yalnızca kedisi var diye otobüsten indirilmiş.
Gece 03.00’te, yaşlı ve tek başına olan annem bu şekilde mağdur edilmiş, bizi de o saatte uyandırmamak için arayamamış. Çaresizce firmanın Samsun’daki yazıhanesine giderek yardım istemiş ancak oradaki görevliler de anneme yardımcı olamayacaklarını söylemişler. Bunun üzerine annem 155’i arayarak polis çağırmak zorunda kalmış. Gelen komiser ve polis memurları yazıhaneye baskı yaparak annemin başka bir otobüse bindirilmesini sağlamış ve annemin yaklaşık 3 saat gecikmeli de olsa yolculuğuna devam etmesine yardımcı olmuşlar. Annemin bu yaştan sonra gecenin bir yarısında böyle bir stres ve mağduriyet yaşaması bizi son derece üzmüş ve öfkelendirmiştir.
Ben bu olayla ilgili olarak, söz konusu seferin şoförü ve sorumlu tüm personel hakkında derhal gerekli idari işlemlerin yapılmasını, bu tür bir insanlık dışı ve keyfi uygulamanın bir daha kimsenin başına gelmemesi için gereken tüm tedbirlerin alınmasını talep ediyorum. Yaşlı ve savunmasız bir yolcunun, üstelik tüm evrakları tam olan bir evcil hayvanı var diye gece yarısı yolda bırakılması kabul edilemez bir durumdur ve firmanın bu konuda açık, net bir açıklama yaparak sorumlularla ilgili yaptırımları kamuoyuyla da paylaşmasını bekliyorum.
Yorumlar