Starbucks Velux Şubesinde Yapılan Ayrımcılık
Bugün yani 12 Ağustos pazartesi günü 13.00 sularında, Starbucks Ankara velux şubesinde 4 kişi kahve içtik ve atıştırmalık alıp yedik. Bunların hepsini mağazadan satın aldık. Bir içeceğimizde kıl çıktı. Bizim başımız açık değildi ve hiçbirimizin saçı o kıla benzemiyordu. Sessizce götürüp birine söyledim. Değiştirdiler. Kimseye de belli etmedim. Biz dış kısımda ailecek otururken, birkaç masa daha vardı. Bir tepsi dolusu minik bardaklarda ikramla bir çalışan genç beyefendi geldi. Yanında da genç bir hanımefendi vardı. Tüm masaları tek tek gezip içecek ikram ettiler. Her masaya gittikten sonra, tepside 3 tane içecek kaldı. O sıra biz de masada 3 kişi kalmıştık. Çalışan kız, iş arkadaşına masamızı gösterip şu masaya ver dedi. Fakat bizim masamıza getirmediler. Diğer alakasız masalara tekrar döndüler. Bize ikram edilecek, yarısı buz olan 1 yudumluk içeceğe muhtaç değiliz. Fakat bu kırıcı ayrımcılığı neden yaptıklarını anlayabilmiş değiliz. Sebebini merak ediyoruz. Acaba görünüşümüzü mü beğenmediler? Kıyafetlerimizi mi sevmediler? Yoksa kendilerine mi yakıştıramadılar? Halbuki hor görülecek bir halimiz de yoktu. Tatilden dönüyorduk. Mola verip kahve içmek istemiştik. Üst üste bu ayıp Hiç hoş olmadı. Üstelik ben sürekli müşteriydim.
Masadaki babam, bir şeyler ikram ettiğini görünce 'aaa ne kadar tatlılar' dedi. Birazdan da bize getirecekler, dedi. Merak etti. Babam maddi durumu olmayan veya görmemiş biri değil. Sadece hevesli biri. İnsanları seven biri. Oturduğumuz süre boyunca durup düşündü. Bir ayıp mı yaptık acaba dedi. Çalışan çocuğa mahcup şekilde sebebini sormak istedi. Üzüldü. Ben vazgeçirdim. Boş ver dedim. Yaptıkları çok büyük ayıptı. Babamı oraya ben getirmiştim. Ben mahcup oldum.


















