3 Mayıs Cuma günü eşimle birlikte Hilton Kozyatağı'nda yapılan Nihat Sırdarla 90'lar Kafası etkinliğine katıldık. Program başlamadan evvel etkinlik alanında bulunan yemek stantlarından yemek satın aldık. Yemeğimizi yerken eşimin boğazına bir cisim takıldı ve eşimin boğazını ciddi derecede rahatsız etmeye başladı. Boğazına baktığımızda takılan cismi görebiliyorduk. Doktor vardır umudu ile resepsiyona indik ve durumu anlattık. Sanırım otel müşterisi olmadığımız için resepsiyon görevlileri bizimle Hiltona yakışmayacak şekilde doktorun bulunmadığını ancak taksi çağırabileceklerini söyledi. Bütün dünyada şubeleri olan küresel bir şirket olan Hilton'da önce yemeğimizden ne olduğu belli olmayan cisim eşimin boğazına kaçtı üstüne üstlük bu büyük otelde müdahale edebilecek tek bir tane doktor veya hemşire bulunmaması otelin büyük bir ayıbıdır. Tek bir özür bile dilenmedi. Ardından otelden kendi aracımızla hastaneye gidip yemekten çıkan çişimi doktor eşimin boğazından çıkarttı. Bütün gecemiz mahvoldu. Üzerimizde yarattığı travmaya mı yanayım, vakitlerimizin yandığına mı, Etkinliğe verdiğimiz ücrete mi, içeride yediğimiz yemeğin ücretine mi yanayım, yoksa acilen çıkmak zorunda kalıp ödediğimiz otopark ücretine mi yanayım. Hilton un sadece bir isimden ibaret olduğunu anlamış oldum. Çalıştırdığı ve müşterilere yaklaşımı, çözüm üretmeden başından iş savmaya çalışan, yemekten cisim çıkmasını hiç üzerine almayan bir personellerle dolu sıran bir işletme imiş. Diyeceğim o ki sadece isim hakkını kullanan sıradan bir otelmiş Kozyatağı şubesi. Çok üzünüm böyle bir muamele ile karşılaşıp başımıza böyle bir şey geldiği için. Daha kötüsü olmadığı için biz de otel de şükretmeliyiz sanırım.
Yorumlar