Stellantis bünyesindeki Fiat markasından satın aldığım ve halen mülkiyetimde bulunan ayıplı araç nedeniyle uzun süredir mağdurum. 18 Nisan 2026 itibarıyla bu araç için toplamda 164.000 TL ödeme yapmış bulunmaktayım. Araçla ilgili teknik sorunlar ve güvenlik şüphesi devam ederken, marka çözüm üretmek yerine üzerimde psikolojik ve finansal baskı kurmayı tercih etmiştir.
Süreç içerisinde tarafıma sağlanan ikame araç desteği, bir hak ve zorunluluk kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, markanın bunu bir tehdit ve dayatma aracına dönüştürdüğüne şahit oldum. “İkame araç desteğini kesme” tehdidiyle, güvenliğinden emin olunmayan aracın tarafıma geri teslim edilmesi ve bu aracı kullanmaya mecbur bırakılmam istenmiştir. Güvenli olmadığını düşündüğüm için aracı kullanmaktan korkuyor, bu nedenle ciddi bir psikolojik yıpranma yaşıyorum.
Bu şikayet, yalnızca teknik arızayla ilgili değil, aynı zamanda tüketicinin çaresizliğinden faydalanılarak uygulanan “ikame araç kesme” tehdidinin ve markanın çözüm yerine baskı yöntemini tercih eden kurumsal yaklaşımının kayıt altına alınması amacıyla yapılmaktadır. Tüketiciyi finansal olarak yıpratan, ulaşım hakkını fiilen elinden almaya yönelen ve psikolojik baskı altına sokan bu kurumsal tavrı kesinlikle kabul etmiyorum.
Şeffaflık ilkesi ve kamu yararı gereği, yaşadığım bu yeni mağduriyetin, yani dayatma ve tehdit sürecinin kamuoyuna açık şekilde duyurulmasını ve markanın bu tutumu hakkında gerekli incelemelerin yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar