Helal Yemek Yanıltması Balkan Turunda

Kurban Bayramı'nda 7 gece 8 günlük Balkan turuna eşimle katıldık. Bir sürü sıkıntı yaşadık bu tur sürecinde, ama anlatmaya içime en çok batan olaydan başlamak istiyorum. Biz her yemekten, her kalacağımız otelden önce rehbere burada yemekler helal mi diye soruyorduk. Yine Belgrad'daki otelde (Nobel Palace oteli) sorduk ve "dokuz et" yok denildi. Sabah kahvaltısına gittiğinde de zaten yemek çeşidi az olduğundan rahatça et ürünleri aldık. İçimizden bir arkadaşımız şüphelenip oradaki çalışana domuz eti var mı diye sormaya başlayınca, tabakalardan birinin domuz eti olduğunu öğrendik. Yemeğe yeni gelen arkadaşlarımızı da uyardık. Bu sırada arayıp çağırmamıza rağmen rehber yanımızda değildi; geldikten sonra durumu anlatıp "tavuk etidir" diye geçiştirmeye çalıştı. Çalışanlar bile "niye böyle diyorsunuz?" deyince, "hassasiyetiniz varsa yemeyin" diye sert çıktı. Bize en başta net bilgi verilse, biz zaten meraklı olmazdık. Bu olay arife günü başımıza geldi ve o tabağın yarısı bitmişti; tüm tur arkadaşlarım yemişti zaten.
Belgrad'a gideceğimiz gün otelin kahvaltısı 06.30'da açılmıştı, ancak bize önce 07.00 denildi. "Daha erken açabilir misiniz?" dedik, "mümkün değil" denildi. Başka çok kalabalık olmayan bir grup için aynı otelde kahvaltı 06.30'da açılmıştı. O gün otobanda trafik kazası nedeniyle saatlerce otobüs içinde yol kenarında mahsur kaldık. Bunu telafi etmek için herhangi bir şey yapılmadı; bizim o günümüz tamamen boşa gitti. Yol kenarında saatlerce beklememize rağmen otobüsün tuvaleti sadece kadınların kullanımına açıldı, erkekler kullanamaz dediler. Otobüste bir bardak su dahi ikram edilmedi; yolda kaldığımız gün de aynı durum söz konusuydu.
Bu tur bize internette de reklamlarda gördüğünüz gibi 7 gece 8 gün olarak satıldı, ancak 8. gün sabah otelden doğrudan havalimanına gittik. O gün akşam dönseydim bile olurdu; ben herhangi bir şehir gezmediğim günün parasını gereksiz yere ödemiş oldum. Otobanda da mahsur kaldığımızda o günde zaman kaybı yaşandı; son günde zaten boşa ödenmiş bir gün bu tur bize 5 gece 6 gün gibi geldi. Gecelerde otelde akrep çıkması, hijyen yoksunluğu, sıcak duş olmaması gibi nedenlerle dinlenemedik maalesef.
Yine Üsküp'teki otelde (Hotel Park Skopje) 07.30 gibi vardık, 08‑09 arası yemek dediler; odalar yemekhaneye yönlendiriliyordu. Önden giden arkadaşlara dışı yanık, içi çiğ kalmış köfte getirildi. Yemek saati bitmemesine rağmen arkadan gelen tur arkadaşlarının neredeyse yarısına yemek yetmedi, aç kaldılar. Aynı otelde odalarımız hazır değildi, yataklardan saç kılları çıktı (ki başörtülü bir arkadaşın). Sıcak su yoktu. Bu aç kalma olayını telafi etmek için Bosna Hersek'te börek ısmarlandı; akşam yemeğiyle arada 2 saat bile yoktu, ne ara açıp ne ara yiyecektik. Zaten bize verilen serbest zaman o kadar kısıtlıydı ki yemekle oyalanınca şehri gezemedik.
İlk gün konforlu bir otobüs verip sonrasında daha dar, küçük bir otobüsle değiştirdiler. İlk gün göz boyayıp sonradan daha konforsuz bir otobüsle 7 gün daha geçirdik.
Grad Otelimizde zehirli akrep çıktı, adını bilmediğimiz büyük böcekler gördük. Odalar rutubet kokuyor ve inşaat halinde, tamamlanmamış yerlerde kalmamızı istediler. Biz burada kalamayacağımızı, gerekirse otobüsün açılıp içinde kalmamızın sağlanmasını talep ettik; bu talepten sonra bizi aynı otelin 4‑5 yıldızlı kısmına alalım dediler. Sözleşmemizde zaten 4 yıldız ayarında otellerde kalınacağı yazıyordu, ancak önce inşaat halinde, böcekli, akrepli, rutubetli kısmına götürmüşler. Bunu fark ettik. Turun sayfasından odasını değiştirmek isteyen var mı sorun diye rehbere ısrarla söylediğimizde, diğer arkadaşların da haberi olsun diye bir şey gelmesin niyetiyle defalarca söylememize rağmen grup haber vermedi. Turun haberi olan küçük bir kısmı geçtikten sonra rehber kendisi de kalamadı, diğer otele geçti. Biz o anki ekiple yan parselde kalan otele, gecenin 12'sinde bavullarımızla 5‑6 metrelik eğimde kalan yere, bavullarla çocuklu ailemiz, yaşlı abimiz, ablamızla yürüyerek gittik; çalışanlardan herhangi bir yardım almadık.























