Dacia Yetkili Servisin Tamir Sonrası Çözülmemiş Sürücü Koltuğu Ve Bagaj Kapağı!

6 Haziran 2023 tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdim ve Dacia Duster marka aracımı Diyarbakır Renault Mais Yetkili Servisi’ne teslim ettim. O günden bu yana yaşadığım mağduriyet maalesef hâlâ tam olarak giderilmedi. Aracım tam üç ay serviste kaldı ve bana teslim edildiğinde 170 bin TL’lik hasar bedeline rağmen kazadan kaynaklanan önemli sorunlar çözülmemişti.
Kazadan önce hiçbir problemi olmayan sürücü koltuğu, çarpmanın etkisiyle yerinden oynamış olmasına rağmen bu arıza giderilmedi. Üstelik bu durumu tamir etmek yerine, “Dacia Duster’larda bu kronik bir sorun” denilerek hem markanın kendisi kötülenmiş hem de sorumluluktan kaçılmaya çalışılmıştır. Eğer gerçekten kronik bir sorun ise bu, markanın kendi kalitesizliğinin açık bir itirafıdır; değilse müşteriyi yanıltmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Bununla da kalmadı. Değiştirilen bagaj kapağı yıllardır ses yapıyor ve her kullanımda bana yaşadığım kazayı ve sonrasındaki mağduriyeti hatırlatıyor. Yaklaşık üç yıldır Renault ve Dacia tarafına defalarca ulaştım, çözüm, ilgi ve müşteri memnuniyetine yakışır bir geri dönüş bekledim. Ancak karşılığında sadece sessizlik ve ilgisizlik gördüm, hiçbir somut adım atılmadı.
Bir markanın gerçek değeri, satış yaptığı anda değil, müşterisi sorun yaşadığında verdiği tepkiyle belli olur. Renault ve Dacia, benim yaşadığım bu süreçte bu sınavdan ne yazık ki sınıfta kalmıştır. Güven bir günde kazanılmaz, ancak birkaç yanlış tutumla tamamen kaybedilebilmektedir. Yetkili servisin ve markanın gerekli incelemeyi yaparak, sürücü koltuğu ve bagaj kapağı başta olmak üzere tüm bu sorunları kalıcı şekilde gidermesini ve tarafıma tatmin edici bir çözüm sunmasını talep ediyorum.
Değerli Müşterimiz, Başvurunuz ile ilgili olarak, Müşteri Hizmetleri Yetkilimiz en kısa sürede sizinle irtibat kuracaktır. Saygılarımızla, Dacia Müşteri Hizmetleri

Dacia ile ilgili şikayet platformlarında yer alan yüzlerce mağduriyet incelendiğinde ortaya çıkan tablo son derece düşündürücüdür. Müşterilerin yaşadığı sorunların büyük bölümünün çözümsüz bırakıldığı, birçok şikayete kayıtsız kalındığı ve kimi zaman müşterilerle iletişime geçme zahmetinde bile bulunulmadığı görülmektedir. Bir marka için en büyük sermaye müşteri memnuniyeti ve güvendir. Ancak burada karşılaşılan manzara, müşterinin sesini duymayan, mağduriyetleri görmezden gelen ve satış sonrasında sorumluluk almaktan uzak bir anlayışı gözler önüne sermektedir. Daha da üzücü olanı, yıllarca birikimlerini harcayarak araç satın alan insanların yalnız bırakılması, sorunlarına çözüm ararken muhatap bulamaması ve adeta kaderlerine terk edilmesidir. Bir firmanın büyüklüğü sattığı araç sayısıyla değil, mağdur olan müşterisinin yanında durabilmesiyle ölçülür. Eğer şikâyetler karşısında sessizlik tercih ediliyorsa, bu durum kurumsal sorumluluk anlayışının ne kadar zayıfladığını ve müşteriye verilen değerin ne derece sorgulanır hale geldiğini göstermektedir.



















