Aktarım Terapi Enstitüsü Uzm. Kl. Psk. Dilara Tahincioğlu Hayal Kırıklığı Yaşama

Psikolog Dilara Tahincioğlu ile Ağustos 2024’ten itibaren online seanslara başladım. Zaman zaman yüz yüze gerçekleştirilen aile dizimi çalışmalarına da katıldım. Başlarda ciddi bir sorun yaşamamış olsam da, özellikle yüz yüze çalışmalarda seans sırasında bana yönelttiği inceleyici ve yargılayıcı bakışları fark ediyordum. Bunları çoğu zaman kendi içsel yorumum olarak değerlendirip görmezden geldim. Ancak son seans, içimde büyüyen bu rahatsızlığın yalnızca bir kuruntu olmadığını açıkça ortaya koydu.
Bir flört deneyimimi paylaştığımda, Dilara Hanım önce “Belki de hayatın boyunca yalnız öleceksin, bunu kabul etmelisin” dedi. Bu ifade zaten oldukça sertti, ancak ardından gelen sözler çok daha sarsıcıydı: “Sana sadece c*ns*llik için gelirler, ciddi ilişki düşünülmez. Türkiye’de erkekler az c*ns*llik yaşamış kadınları tercih eder. 34 yaşındasın, bu yaş grubundaki erkekler daha genç ve doğurgan kadınlarla evlenir. Sana sadece canı c*ns*llik isterse gelir.” Bu ifadeler, hem yaşım hem de kadın kimliğim üzerinden son derece aşağılayıcı, cinsiyetçi ve yargılayıcıdır. Profesyonel destek almak amacıyla bulunduğum bir ortamda kendimi daha da kırılgan, değersiz ve incinmiş hissettim.
Seans, 50 dakika olması gerekirken 30 dakikada sonlandırıldı. Bu durum, yalnızca etik dışı değil, aynı zamanda psikolojik olarak da yıpratıcıydı. Üstelik seans sonrasında WhatsApp üzerinden bana doktortakvimi yorum linki göndererek değerlendirme yapmamı rica etti. Bu yaklaşım, yaşadıklarımdan sonra oldukça yüzeysel ve samimiyetsiz geldi.
Yaşadığım rahatsızlığı dürüstçe paylaşmak adına kendisine mesajla geri bildirimde bulundum. Ancak verdiği yanıt, oldukça mekanik ve muhtemelen yapay zekâ destekli bir metin gibiydi. “Sana karşı düşmanca bir duygum yok, nötr hissediyorum” ifadesi, bende hissettiklerimi fark ettiğini ancak bunu tamamen inkar ettiğini düşündürdü. Yine mesajında geçen “Belki söylediğin gibi, sende karşılığı olduğu için sesli duymak kötü gelmiş olabilir” cümlesi ise sorumluluğu üstlenmek yerine benim iç dünyama yüklemeye çalışan bir yaklaşım taşıyordu. Bu bana karşı bir tür manipülasyon gibi hissettirdi.
Yazılı mesajlaşmayı doğru bulmadığını, yalnızca seansta konuşmak istediğini belirtmesi ise konunun kayda geçmesini istememesi ya da sorumluluktan kaçınması şeklinde yorumlanabilir. Bir uzmanın bu kadar savunmacı olması ve terapotik iletişim dilinden uzaklaşması, benim açımdan büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Merhaba, Seanslarda özel hayatıma dair paylaştığım hassas bilgilerin, “yalnız ölebilirsin” ya da “bu yaşta sana sadece cinsellik için yaklaşılır, erkekler az cinsellik yaşamış kadını tercih eder” gibi ifadelerle karşılık bulması, mesleki etik ilkelerle bağdaşmamaktadır. Bu tür genellemeler, danışanın kırılganlıklarını eden bir yaklaşımdır. Yorumu paylaşmadan önce size yazılı olarak ulaştım; ancak sorumluluk alan, yapıcı bir yaklaşım göremedim. Ayrıca, doktor takvimi yorum linkini bizzat siz gönderdiniz ve geri bildirimi oradan iletmemi istediniz. Ben de ismimi açıkça kullanarak yalnızca kendi deneyimimi paylaştım. Yorumumda karalama veya kötü niyet değil, yaşadığım süreci dürüstçe aktarma niyeti vardır. Saygılarımla.

Yorumunuza şaşırdım birçok psikolog deneyimi olan birisi olarak kendisiyle iki sene çalıştım ve asla öyle birisi değil. Terapi sürecimde inanılmaz değişim gösterdim. Bence sorunlu davrandığını düşünse sizi seansa davet etmeye cesaret edemezdi