Yeniçeri Ahmet Ağa Konağı Müze Otel Ve Yaşadığımız Mağduriyet!
Ailemle birlikte bayram tatili için gittiğimiz, aynı zamanda Sayın Turizm Bakanımızın köyü olan Antalya ili İbradı ilçesi, Ormana Köyü’nde bulunan Yeniçeri Ahmet Ağa Oteli'nde ne yazık ki son derece üzücü bir olay başımıza geldi. 07 Haziran 2025 Cumartesi günü (Kurban Bayramı’nın 2. Günü), 7 yetişkin ve 3 çocuk (yaşları 3, 3,5 ve 7) olmak üzere toplam 10 kişilik aile grubumuzla otele saat 13.00 civarında giriş yaptık.
İşletmenin bahçesinde bulunan mangalı kullanmak için izin istedik. Görevli, durumu işletme müdürüne iletti. Bu süreçte restoranların kapalı olmasından doğan mağduriyetten dolayı otel yetkililerinin bize anlayış göstereceğini düşünerek köy merkezindeki marketten satın aldığımız dondurulmuş tavukla birlikte otele geri döndük. Müdüre doğrudan ulaşarak çocukların aç, yorgun ve uykulu olduklarını belirtmeme rağmen talebimiz tekrar reddedildi.
Saat 19.45 civarında otel personeli, 1.500 TL kuver ücreti ödememiz durumunda mangalı kullanabileceğimizi bildirdi. Bu teklif, içinde bulunduğumuz Zorlu durumda hem etik dışı hem de insan haklarına aykırı bir tutumdu. Çocukların aç kalması, ağlaması ve aile olarak yaşadığımız mağduriyet karşısında 155’i arayarak yardım talep etmek zorunda kaldım. Bunun üzerine, otelde çalışan fakat izinli olan tüm personel otele geldi.
Ben bir şeker hastası bireyim. Kendim de aç olmama rağmen o anki tek amacım ve önceliğim çocukların karnını doyurabilmekti. Ancak işletme yönetimi, bu temel ihtiyacımıza bile duyarsız kalarak kâr amacı gütmüştür. Görevi turizm işletmesi olarak misafirlerin konforunu ve ihtiyaçlarını sağlamak olan işletme, para odaklı davranmıştır. Tüm bu olumsuz gelişmelerin ardından ve personelin kötü tutumundan dolayı saat 21.00 sularında otelden kendi isteğimizle ayrıldık. Konaklama için 4 oda karşılığında 17.000 TL ödeme yapmak istememize rağmen, işletme çalışanları ödeme almayarak meseleyi kapatmak istemiş; ancak bizi mağdur bırakmıştır. Gecenin geç saatinde, uykusuz ve aç bir şekilde oteli terk etmemize sebep olmuşlardır.
Birlikte otele geldiğim Filistin uyruklu misafirlerimiz de yaşananlara tanıklık etmiş ve ciddi derecede üzülmüşlerdir. Bayram gibi manevi değeri yüksek bir günde maruz kaldığımız bu davranış, hem vicdani hem de hukuki açıdan son derece rahatsız edicidir.



