Altı Gün Teslim Edilmeyen Kargo: Kolay Gelsin'in Sistemik Yavaşlığı



Bir kargo firmasının asli görevi, modern lojistik imkânlarla mesafeleri ve zamanı tüketici lehine kısaltmaktır. Ancak Kolay Gelsin (Ekol Lojistik), sektörel standartları altüst eden bir yavaşlık abidesine dönüşmüştür. İstanbul’dan Hatay (Hassa/Kırıkhan) hattına gelen siparişim, bugün itibarıyla 5 gündür teslim edilmemiştir ve yarın 6. Gününe girecektir. Diğer firmalar 2‑3 günde teslimat sağlarken, bu firmanın paketi teslimat merkezinde günlerdir bekletmesi açıkça ayıplı bir hizmettir.
"Sıfırdan Başlayanlar" yarışını nasıl kaybediyorsunuz? Tüketici olarak kurduğum şu lojistik algoritma, firmanın operasyonel çöküşünü özetlemektedir: Ürün sipariş edilir, kargo firması Kolay Gelsin çıkınca anında iptal edilir, ertesi gün para iadesi hesaba yansır, aynı ürün başka satıcıdan farklı bir kargo firması seçilerek sıfırdan sipariş edilir, yeni satıcı ürünü kargoya verir ve gerçek kargo firması 3 günde Türkiye’nin öteki ucuna teslimatı tamamlar. Büyük paradoks şudur: Yarışa fersah fersah önde başlayan Kolay Gelsin, kendi deposunda patinaj çekerken, sizden 3 gün sonra yarışa sıfırdan başlayan alternatif süreç toplamda 7 günde hedefe ulaşmaktadır. İptal, iade ve yeniden sipariş gibi en dolambaçlı süreç bile bu firmanın doğrudan teslimat yapmasından daha kısa sürmektedir.
Bu bir kaza değil, sistematik bir altyapı sorunudur. Geçmişte Bursa içi (Osmangazi‑Mudanya) yaya olarak 8‑10 saatte yürünebilecek 55 km mesafedeki kargomu, tam 6 gün şubede işlemsiz bekleterek toplamda 8 günde getiren de aynı firmadır. Saat 17:17 olmuş, paket dağıtıma çıkmamışken ekranda “Bugün teslim edilecek” yazan, WhatsApp hattında 3 dakika arayla önce “dağıtıma çıkmadı” deyip sonra “bugün gelecek” diyerek tüketicinin aklıyla alay eden bu şubesiz, muhatapsız sistem kabul edilemez. Bu kargoma ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok, ama bundan sonraki siparişlerimde kargo firmasını "kolay gelsin" gördüğüm saniyede siparişimi iptal edeceğim. (Eklediğim görsellerden birinde 27 Mayıs’ta kargoya verilmiş gibi gösterilse de 1 Haziran’da fiziksel olarak kargoya verilmiştir, yarın itibarıyla 6. Gününe girecek)

Yukarıda bahsettiğim farklı firmaların yarışa geriden başlayıp kolay gelişin kargo firmasından kat ve kat daha yüksek performans sergilediği bugün kendileri tarafından kesinlikle kanıtlanmış oldu. Bıraktığım görselde kargo firmasının bana kargomu teslim etmek için tamı tamına 9 gün vadettiğini görüyoruz, ben bu süreç içinde farklı firmaları kullanarak Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna, arka arkaya evime tam olarak 3 farklı kargo getirebilirdim. Bu noktada sadece şunu söylüyorum "bir daha asla kolay gelsin kargo firmasını kullanan bir satıcı ile alışveriş yapmayacağım." Hatta üstüne iddiaya giriyorum muhtemelen beni arayıp coğrafi engelleri meşru gösterip "bulunduğunuz konuma haftanın belirli günlerinde teslimat yapıyoruz" diyecekler. Soruyorum bu ne demek, açıkça şunu söyleyecekler "biz bu gecikmeyi bir defa yaşattık ve bu son olmayacak, vereceğiniz bütün kargolar aynen bu şekilde gecikecek." Peygamber aşkına bu coğrafi engeller sadece size mi var? Diğer kargo firmaları benim köylüme değil de şehrin göbeğine mi kargo getiriyor? Onların kargosu nasıl en fazla 3 gün sürüyor da bu firma onlardan tamı tamına 3 kat daha geç getiriyor. Bu saatten sonra yüce Türk milletine söyleyebileceğim tek şey; bu firmayı gördüklerinde umutsuzluğa kapılmasınlar, iyi yanından baksınlar. En azından satın aldıkları ürün ellerine ulaştığında, ürünün değeri enflasyon karşısında katlanmış olacak.

İşin trajikomik yanı ne biliyor musunuz? Şu sonda eklediğim enflasyon karşısında değer kazanma konusu var ya, onu okuyunca kara mizah sandınız değil mi? Hayır, bizzat bu bahsi geçen kargodaki ürün 849 lira iken satın aldım, şimdi ise henüz kargom elime ulaşmamış iken fiyatı 1600 lira bandında geziyor. Ömrümde bu kadar komik çok az şey gördüm, mesela Tolgshow da Sarp'ın "benim babam senin babanı döver" sözüne "bence de" diyerek karşılık vermesi bile bu kadar komik miydi? Hatırlamıyorum.

Bayılıyorum ya bu adamlara, cuma akşamı bugün geç kaldık yarın sizdeyiz mesajı atıyorlar bir de. Bugün arayan soran yok. Moderatör arkadaşların başlığı düzenlemesini istiyorum, 6 günü 9 gün olarak değiştirsinler. Hatta bence başlık şu olmalı; Kaplumbağalar Bile Bu Firmayı Kullanmaz. Bu başlığında kara mizah olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Ama hayır trajikomik bir şekilde bu başlık son kelimesine kadar objektif, rasyonel ve doğrudur. Standart bir kara kaplumbağasının ortalama yürüme hızı saatte 0,27 kilometredir, 55 kilometrelik dümdüz bir yolda hiç durmadan ve uyumadan yürürse bu mesafeyi yaklaşık 8,5 günde (yaklaşık 204 saat) tamamlar. Bu süre Bursa-Bursa arası kargomu 8 günde teslim eden kolay gelsin firmasının performansı ile neredeyse aynıdır.

Kolay Gelsin'in kara delik lojistiği: Modern astrofizikte, bir uzay aracının bir kara deliğin (örneğin İnterstellar filmindeki o devasa karadelik gibi) olay ufkuna yaklaşması durumunda muazzam kütle çekim gücü nedeniyle zaman bükülür. O yörüngede geçirilen her 1 dakika, bu güçten uzakta olan dünyada binlerce yıla veya yüzyıllara denk gelmektedir. Yaşadığım bu 10 günlük akıl almaz teslimat sürecinin ardından ulaştığım somut bilimsel kanıt şudur: Kolay Gelsin kargo personelleri ve transfer merkezleri kesinlikle bir kara deliğin olay ufkunun hemen yanında faaliyet göstermektedir. Görelilik Teorisi ve Kargo Personelinin Çelişkisi: Başka hiçbir evrensel veya fiziksel kanun, bu firmanın zaman yönetimini açıklayamaz. Onların Zamanı: Dün akşam saat 20:54'te bana SMS atıp "Yoğunluk nedeniyle yarın teslim edeceğiz" diyen sistem, kuryelerin çalıştığı kara delik yörüngesinde muhtemelen sadece "1 saniye" sürmüştür. Personel kendi zaman algısına göre sözünü tuttuğunu sanmaktadır. Dünyanın Zamanı: Ancak kuryenin evrende geçirdiği o 1 saniye, biz ölümlülerin yaşadığı dünya zamanında tam 4 güne (9 Haziran Salı) denk gelmektedir! Kurye kahvesinden bir Yudum alana kadar dünyada mevsimler değişmekte, koliler depolarda tozlanmakta ve teknolojik ürünler enflasyon karşısında değerini ikiye katlamaktadır. Bilimsel Hizmet Kusuru: Müşteri hizmetlerinin 3 dakika arayla kendisiyle çelişmesi ve saat 17:17'de ekranda duran o "Bugün teslim edilecek" yalanı aslında yalan değil; tamamen kuantum fiziğindeki zaman bükülmesinin bir sonucudur. Diğer kargo firmaları dünyada ve Newton fiziği kurallarıyla 3 günde teslimat yaparken, Kolay Gelsin'in uzay-zamanı bükerek bizi bu arafta bırakması artık kabul edilebilir özür eşiğini çoktan aşmıştır.


Şimdi neden 'fiziksel şubemiz yok' dediklerini çok net anladım. Bir kara deliğin olay ufkunun içinde, zaman ve mekan boyutlarının çöktüğü o sonsuz kütle çekim alanında zaten fiziksel bir bina inşa etmek kuantum fiziğine aykırıdır! Tüketici olarak gidip kargomuzu elden alabileceğimiz bir şube yok; çünkü şube dedikleri yer uzay-zaman sürekliliğinin dışında, bir tekillik noktasında duruyor. Biz dünyada yaşlanıp kargonun gelmesini beklerken, adamlar şubesiz evrenlerinde kendi zaman kurallarının keyfini çıkarıyorlar.

Evrende varlığı olan her şey hareket etmek zorundadır; ama Kolay Gelsin firması o kadar tembel ki, bu evrensel teorinin bile tamamen dışında kalmayı başarıyor...

Ah, tamam, şimdi anladım! Ben ürünü sipariş ettiğimde süreç, tıpkı bir kahve siparişi gibidir. Barmen sadece arkadaki dolaptan kahveyi alıp bana getirmez; arka planda kahvenin ısısını, şekerini ve sütünü de ayarlar. İşte Kolay Gelsin firması da tam olarak bunu yapıyor. Ben ürünü Amazon'dan sipariş ettiğimde Kolay Gelsin firması bu ürünü bana sadece getirmekle kalmıyor, adeta baştan yaratıyor. Önce ürünün fabrikasını açıyor, sonra işçilerine bu ürünü tasarlama emri veriyor ve en sonunda üretilen materyali alıp bana getiriyor. Siparişimin teslim edilmesinin bu kadar uzun sürmesinin nedeni, aslında fiziksel olarak siparişimin henüz oluşturulmamış olmasıdır. Kolay Gelsin firması; arka plandaki bilim insanları, fabrikaları ve işçileriyle birlikte ürünün yapılması için gereken ham maddeleri önce bir maden aracılığıyla dünyadan elde ediyor. Hatta belki de Mars'a, Güneş'e, hatta komşu galaksilere ve Samanyolu'na kaynak toplamak için uzay gemisi gönderiyor olmalı! Topladığı ham maddeleri fabrikalarında birleştiriyor ve benim için kusursuz ürünü sıfırdan üretiyor. En sonunda, ürünün hasar görmesini engellemek ve dış etkenlerle karşılaşmasını önlemek için yeryüzünden gelmek yerine dünyanın altından bir tünel kazıyor. İşte tam da bu nedenden ötürü fiziksel bir transfer merkezleri bulunmuyor; çünkü her sipariş için müşterilerinin evine giden özel bir tünel inşa ediyorlar. Aslında "ışık hızı ile teslimat" derken şaka yapmıyorlar; çünkü bu tünelde ışık hızıyla hareket edebilen hızlı bir tren inşa edecekler. Aslında bütün bu operasyonel süreç çok sağlam ve vizyoner bir amaca hizmet ediyor.

















