Citroen C4'te Sök-Tak Boya Hatası Değer Kaybına Yol Açtı
2025 model Citroen c4 1.2 puretech max paket aracımı 05.02.2026 tarihinde Citroen ABC yetkili satış bayisinden sıfır km olarak teslim aldım. Yaklaşık 3,5 aylık olan aracımın gizli ayıplı olduğu 06.05.2026 tarihinde aracı satmak için yaptırdığım ekspertiz sırasında ortaya çıktı. Bağımsız iki ekspertiz kuruluşu Pilot Garaj ve Tarcanlar Ekspertiz tarafından düzenlenen raporlarda, motor kaputunda boyama amaçlı sök-tak işlemi olduğu, kaputta zımpara izleri ve boya hataları bulunduğu, sağ ön cam direğinde (a sütununda) lokal boya tespit edildiği raporlanmıştır. Tarcanlar Ekspertiz Merkezinde a sütunundaki lokal boyayı uv ışını (mavi-mor ışık) altında inceleyerek bana birebir gösterdiler. Bu bölgedeki lokal boya, klasik mikron ölçüm cihazı ile ölçüm yapıldığında fabrika toleransları içinde göründüğü için gözden kaçabilmekte, ancak uv ışığı altında profesyonel bir inceleme ile net şekilde gözlemlenebilmektedir. Motor kaputu cıvatalarındaki oynama izlerinin sıradan bir kullanıcı tarafından teslimat anında fark edilmesi mümkün değildir.
Bu gizli kusurlar nedeniyle aracın satışını gerçekleştiremedim, alıcı aracı almaktan vazgeçti ve satışım iptal oldu. Araç için 1.685.000 TL bedel üzerinden anlaşmıştık, aldığım 20.000 TL kaporayı iade etmek zorunda kaldım. Pilot Garaj ekspertiz ücreti olan 5.500 TL’yi alıcıya iade ettim, Tarcanlar ekspertiz için 10.000 TL ödedim. Tüm bu süreçte alıcıya karşı yalancı konumuna düşürüldüm ve ciddi bir manevi yıpranma yaşadım. Gizli kusurlar nedeniyle aracımın 2. El piyasasındaki değeri ile birlikte likiditesi (satılabilirliği) azalmış ve satışı belirgin şekilde zorlaşmıştır.
09.05.2026 tarihinde, Citroen Türkiye genel merkezinin yönlendirmesiyle 40509022 numaralı iş emri açılarak aracım yetkili servise alındı. Yapılan inceleme kusurları ortaya çıkarmak yerine adeta örtbas etmeye yönelik, üstünkörü bir işlem olarak kaldı. Sektörde “sök-tak” olarak ifade edilen ağır kusuru hafifletmek için rapora yalnızca “cıvatalarda oynama yapılmıştır” şeklinde not düşüldü; bağımsız ekspertizlerde açıkça belirtilen zımpara izleri ve boya hataları ise tamamen görmezden gelindi.
11.05.2026 tarihinde genel merkezi arayıp iş emri numarasını bildirdim ve 13.05.2026 tarihinde ekspertiz raporlarını ve oluşan zarar kalemlerine ilişkin belgeleri tekrardan s***********@citroen.com mail adresine yollamam istendi. Bu görüşmelerde, 6502 sayılı Kanun’un 11. Maddesi ile tanınan seçim haklarım olmasına rağmen, iade veya ayıpsız misliyle değişim haklarımı kullanamayacağım tarafıma bildirildi ve buna rağmen benden 21 Mayıs’a kadar süre talep edilerek İspanya’daki fabrika ile görüşüleceği söylendi. 21.05.2026 tarihinde herhangi bir yüz yüze ya da detaylı teknik açıklama yerine, bir çağrı merkezi operatörüne hazırlanan tek taraflı bir metnin okutulmasıyla, hem değer kaybı hem de seçim haklarım yönünden tüm taleplerim reddedildi ve uzlaşma ihtimali tamamen ortadan kaldırıldı. İspanya'daki fabrika ile yapılan görüşme ile ilgili tarafıma bir paylaşım yapılmadı. Bu iletişimin kurulduğu da şüphelidir.
Durumu ilk öğrendiğim anda Citroen ABC yetkili satış bayisine ekspertiz raporlarını ibraz etmeme rağmen, bayi konu ile ilgisiz “boya üretici garantisi” başlıklı bir kağıt vererek sorumluluktan kaçmaya çalışmış, sonrasında da servis ve genel merkez kanadındaki bu süreç aynı yaklaşımda devam etmiştir. Tarafıma verilen iş emri çıktısı ve bu kapsamda düzenlenen yazılı açıklamalar, aracı satmaya çalıştığım alıcıyı ikna etmekten tamamen uzak, herhangi bir hukuki veya ticari bağlayıcılığı bulunmayan, mağduriyetimi gidermekten son derece uzak belgelerdir. Tarafıma iletilen yazının ıslak imzalı bir kopyasını istediğim halde belge imzasız bırakılmış, iş emrine e-posta adresim yanlış yazılmıştır. İş emrindeki ifadeler de son derece amatörce ve profesyonellikten uzaktır. Tüm bu hususlar, gerek bayi gerekse distribütör tarafında sürecin şeffaf, objektif ve tüketici lehine yönetilmediğini göstermektedir.
Aracım 3,5 aylık olduğu için 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’un 10. Maddesi kapsamında ayıplı mal hükümlerine tabidir. Aynı zamanda 6502 sayılı Kanun’un 11. Maddesi ile tanınan seçim haklarım saklıdır. Buna rağmen bayi ve Citroen Türkiye, ayıpsız misli ile değişim ve bedel iadesi haklarımı fiilen kullandırmamakta, tespit edilmiş bu gizli ayıplara rağmen değer kaybı tazmini olmayacağı yönünde asılsız ve hukuki dayanağı olmayan bir görüş öne sürmektedir.
Şasi numarası VR7BAHNS2SE091161 olan, 40509022 iş emri numarası ile kayda geçen aracımla ilgili olarak, bugüne kadar oluşan maddi ve manevi mağduriyetimin ivedilikle giderilmesini, 6502 sayılı Kanun’un 11. Maddesi kapsamındaki seçim haklarımı kullanabileceğim, hakkaniyetli ve somut bir çözüm üretilmesini talep ediyorum. Aracı teslim aldığımda gizlenmiş olan bu kusurların, bugün yaşadığım değer kaybı, iptal olan satış, ekspertiz giderleri, bozulan itibarım ve diğer tüm masraflarım dahil olmak üzere tüm sonuçlarıyla birlikte mağduriyetimin ivedilikle giderilmesini istiyorum.
Durum ile alakalı genel merkezden gelen telefon üzerine bayi ile iletişime geçtik. ABC Bayi'den Kapanış iş Emri'nin düzgün bir nüshasını ABC grup otomobilcilik kaşe ve imzası ile teslim aldık. Süreç içerisinde ilk defa yetkili birisi ile görüşme şansımız da oldu. Deniz Hanım sağ olsun Citroen ABC Yetkili Satış Bayisi gönlümüzü almayı başarmış olsa da Genel Merkez ile yaşadığımız mağduriyet çözüme hala ulaşmamıştır. Benim aracımda hala değer kaybı var, hala satmakta zorlanıyorum. Aracımdaki kusurları görüp değer kaybı olmayacağını iddia etmenin hukukta ve Türkiye 2. El otomotiv pazarında bir karşılığı yoktur. Citroen Türkiye Genel Merkez'den yetkili bir kişi ile konuşmayı başarabilmiş değilim, hala görevi karar ibrazı olan operatörden öteye erişememiş bulunmaktayım. Yetkili birisi ile görüşme talebim karşılık bulabilmiş değil, dolayısıyla mağduriyet devam etmektedir.
Aracı satın aldığım bayi mağduriyetimi gidermek için yardımcı olmaya çalışsa da Citroen Türkiye beni mağdur etmeye devam etmektedir. Fransa genel merkeze ve İspanya'daki fabrikaya, iyi niyet göstergesi olarak Citroen Türkiye'yi CC'de tutarak İngilizce, Fransızca ve İspanyolca e-posta atarak resmi bilgilendirme yaptım. İspanya ve Fransa'dan henüz dönüş yapılmamasına karşın, 1 Haziran Pazartesi sabah mesai başlangıcı ile birlikte bu e-postaya ithafen Citroen Türkiye tarafından geri arandım ve "konu ile ilgili daha fazla yardımcı olmayacağız" şeklinde bir üslupla konu kapatılmaya çalışıldı. Yetkili birisi ile görüşme talebi yapsam da beni arayan operatör taleplerimi keskin bir dille reddediyor. Ben artık beni arayan operatörler ile görüşmek istemiyorum. Karar tebliğ dışında bir yetkisi olmayan birisi yerine, karar mekanizmasında yer alan birisi ile yani yetkili birisi ile görüşme talebim dikkate alınmamaktadır. Tarafımdaki iki farklı bağımsız ekspertiz raporunu görüp hala değer kaybı olmayacağını savunmaya çalışan teknik çalışan ile görüşme talebim ısrarla ve kesin bir dil ile reddediliyor. Bu saatten sonra benim muhatabım şahıslar değil, Stellantis'in kurumsal yönetimidir. Bu benim sahip olduğum 5. Aracım. Ben daha önce böyle kötü bir satış sonrası hizmet ile karşılaşmadım. (Citroen ABC bayiyi tenzih ediyorum, mağduriyetimi giderememiş olsalar da yaklaşımları biraz daha çözüm odaklıydı) Citroen Türkiye genel distribütörlüğü tamamen mağduriyeti örtbas etme çabası göstermektedir. Uzlaşmak için iyi niyet göstergesi olarak barışçıl yol izledim ancak 1 ay oyalandım. Değer görmediğim, baştan savıldığım çok açık bir şekilde tarafıma hissettirilmiştir. Durum ile ilgili gerekli aksiyonun alınacağını bildiririm.


























