Bankaların, BDDK’nın izni ve denetimi altında, insanların gerçek gelir düzeylerinin çok üzerinde kredi vermesi toplumda çok ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Gelirinden fazla kredi verilen vatandaşlar borç batağına sürüklenmekte, ödeyemedikçe icra ve haciz süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır.
Bu durum yalnızca maddi değil, ağır psikolojik sorunlar da yaratmaktadır. İnsanlar borç baskısı altında depresyona giriyor, aile düzenleri bozuluyor, sosyal hayatları çöküyor ve ne yazık ki zaman zaman intihara kadar giden trajik sonuçlar yaşanıyor. Kredi verirken gelire uygunluk kağıt üzerinde kontrol ediliyor gibi görünse de, pratikte bankalar yüksek limitler vererek insanları geri ödemesini düşünmeden tüketime teşvik ediyor.
Ben de aynı sorunu yaşayan bir vatandaşım ve Kadir olarak bu tabloyu hem kendim hem de toplum adına endişe verici buluyorum. BDDK’nın bu konuda daha sıkı düzenleme ve denetim yapmasını, kişilerin gerçek gelir durumuna göre çok daha sınırlı, kontrollü kredi verilmesini ve borçlanmayı teşvik eden mevcut yapının gözden geçirilmesini talep ediyorum.
Kredi politikalarının, sadece bankaların kârını değil, vatandaşın psikolojik ve sosyal sağlığını da gözeten bir anlayışla yeniden düzenlenmesini istiyorum.
Yorumlar