Hızlı Trende Su Ve Yöresel Gıdalar İçin Katı Yasak Yolcuları Mağdur Ediyor
TCDD Taşımacılık’a ait Sivas‑Ankara arası hızlı trenlerde sürekli yaşadığım bir mağduriyeti paylaşmak istiyorum. Yıllardır memlekete gidip gelirken yanımda su, yöresel turşu, peynir gibi ürünler getiriyorum. Ancak hızlı trene binerken “turşuyla su, peynirle suyla binilmez” denilerek her seferinde uyarılıyoruz, paketlerimiz açtırılıyor, sanki gümrükten mal kaçırıyormuşuz gibi davranılıyor. En çok beni üzen, bir litre fazla suyla binilmezmiş gibi dersiniz; su değil, zehir taşıyoruz, suyun yasak olduğunu ilk kez duydum.
Memleketime gitmişken doğal ve yöresel ürünler getirmem en doğal hakkımken, bunlarla trene alınmamak, paketlerin açılmaya zorlanması ve bunun katı bir yasak gibi uygulanması bana kendimi rahatsız ve değersiz hissettiriyor. Üstelik bu durum o kadar ileriye götürülüyor ki, bu tür ürünlerle binmek isteyen yolcuların bileti iptal edilebiliyor ve ödedikleri ücret yanabiliyor. Böyle bir uygulama yüzünden artık hızlı trene binmeyi tercih etmiyorum; hizmet olması gereken yolculuk, benim için tamamen eziyete dönüşmüş durumda.
En hassas ve kuralları en sıkı olan toplu taşıma aracı olarak bilinen uçakta bile yolcu kendi suyu ve yiyeceğiyle sorun yaşamadan seyahat edebilirken, hızlı trende su ve yöresel gıda ile bu derece kısıtlama getirilmesini anlayamıyorum. Uçakta bile serbest olan ürünlere hızlı trende bu kadar sert müdahale edilmesi, bu uygulamanın hizmet değil, resmen eziyet olduğunu gösteriyor.
Eğer kokar, akar deniyorsa, o zaman trende yiyecek satışı da yapılmaması gerekir; yolcunun kendi getirdiği gıdaya bu kadar müdahale edilmesi bana mantıklı gelmiyor. Yolcuların yanında getirdiği su ve yöresel gıda ürünleri konusunda, insanları rencide etmeden, makul ve yolcuyu mağdur etmeyecek şekilde bir uygulama yapılmasını, bu katı ve rahatsız edici yaklaşımın gözden geçirilerek sonlandırılmasını talep ediyorum.
















