SsangYong Servis Ve Müşteri İlişkilerindeki İlgisizlik Güveni Zedeliyor

SsangYong Musso model aracı almayı düşünürken, mevcut kullanıcıların servis ve müşteri ilişkileriyle ilgili şikayetlerini inceleyince bu kararımdan vazgeçtim. Şikayetlerin önemli bir kısmında, kullanıcıların sorunlarına geri dönüş yapılmadığı ve servis tarafında ciddi bir ilgisizlik olduğu görülüyor.
Özellikle yeni araç sahiplerinin bile yaşadığı sorunlara karşı markadan tatmin edici bir cevap alamaması, SsangYong’un müşteri memnuniyetine gereken önemi vermediği izlenimini oluşturdu. Bu durum, aracı almadan önce bile markaya olan güvenimi ciddi şekilde zedeledi.
Markadan beklentim, müşterilerinin şikayetlerine duyarlı davranması, geri dönüşleri zamanında ve çözüm odaklı şekilde yapması ve servis ilgisizliğiyle ilgili bu olumsuz algıyı düzeltecek somut adımlar atmasıdır. Aksi halde hem ben hem de benim gibi araç almayı düşünen birçok kişi bu markadan uzak durmaya devam edecektir.
Senin eline bu bilgileri kim verip sana bunu yazdırdıysa sen de o da teknoloji ve insan ahlakı eksikliği olan kişilersiniz. Çünkü bu markada %100 müşteri memnuniyeti sağlanıyor ve her müşteriyle ilgileniliyor. Ey bre cahil, ey be kendini bilmez seviyesiz cahil. Markayı ve stratejilerini bilmeden müşteri memnuniyetine olan hassasiyetlerini bilmeden burada cahilce kamuoyuna bilgi vermek senin gibi tatlı su trollerinin görevi olabilir. Belki sen araç kullanmayı bile bilmiyorsun.Teessüf ederiz.

“Verilen cevabı büyük bir şaşkınlıkla okudum. Yazmış olduğum şikayette hiçbir şekilde hakaret, karalama veya saygı sınırlarını aşan bir ifade bulunmamaktadır. Bir tüketici olarak yalnızca araştırma sürecimde karşılaştığım servis ve müşteri ilişkileri konusundaki endişelerimi dile getirdim. Buna karşılık marka adına verilen cevapta ‘cahil’, ‘seviyesiz’, ‘trol’ ve ‘araç kullanmayı bilmiyorsun’ gibi ifadelerin kullanılması, eleştiriye ve müşteri geri bildirimlerine yaklaşımı açıkça göstermektedir. Kurumsal bir markadan beklenen; müşterisini veya potansiyel müşterisini aşağılamak değil, varsa yanlış bilgileri düzeltmek, açıklama yapmak ve güven oluşturmaktır. Benim dile getirdiğim konu da tam olarak buydu: Satış sonrası iletişim ve müşteri memnuniyeti. Ne yazık ki verilen cevap, bu konudaki endişemi gidermek yerine daha da artırmıştır. Takdiri bu süreci okuyan tüketicilere bırakıyorum.”



