Soylu Alışveriş Merkezi’nden Fahiş Faiz Ve Haksız Borç Talebi
Yaklaşık 15 ay önce Soylu Alışveriş Merkezi tarafından hakkımda İstanbul Bakırköy İcra Dairesi’nde 60 bin tl’nin biraz üzerinde bir tutar için icra dosyası açıldı. Son 13 aydır maaşımdan düzenli olarak kesinti yapılmakta ve bu süre içinde toplamda yaklaşık 88.000 TL ödemiş olmama rağmen, dosyada hâlâ 88.000 TL borçlu olarak görünüyorum. Bu durumun, aylık %10, yıllık %120 gibi fahiş ve hukuka aykırı bir faiz uygulanmasından kaynaklandığı bilgisi tarafıma iletildi.
Bu süreç boyunca düzenli kesinti ve ödeme yapmama rağmen borcun azalmaması, aksine aynı tutarda görünmesi hem maddi hem manevi olarak beni ciddi şekilde mağdur etmektedir. Faiz oranlarının kanunlara aykırı olduğunu düşündüğümü ve yasal sınırların çok üzerinde olduğunu özellikle belirtmek istiyorum.
Konu ile ilgili olarak Soylu Alışveriş Merkezi’nin icra birimini telefonla aradığımda, bugüne kadar toplam 88.000 TL ödemiş olmama rağmen bana “50.000 TL daha verin dosyayı kapatalım” denildi. Uygulanan faizin fahiş olduğunu ve yasal olmadığını söylediğimde ise “Beğenmiyorsanız gidin istediğiniz yerde hakkınızı arayın” şeklinde son derece kaba ve çözümden uzak bir yanıt aldım.
Uygulanan faiz ve talep edilen ek ödemelerin, mevzuattaki sınırlamalar ve korumalarla bağdaşmadığını düşünüyorum. Türk Borçlar Kanunu’nun 88. Maddesine ve 3095 sayılı Kanun’un 1. Maddesine göre sözleşmede oran açıkça belirtilmediği hallerde kanuni faiz oranının yıllık %9 olduğu, ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’un 5. Maddesi uyarınca tüketici aleyhine denge gözetmeksizin ve haksız sözleşme şartlarının geçersiz sayıldığı bilinmektedir. Ayrıca, TCK 241’de düzenlenen tefe suçuna ilişkin hükümler de kazanç amacıyla fahiş şartlarla borçlandırma ve faiz uygulamalarının ceza hukuku bakımından sonuç doğurabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu firmanın uygulamalarından olumsuz etkilenen ne yazık ki sadece ben değilim. Benzer şekilde borçlandırılan ve icra takibine düşen yüzlerce kişinin, haklarını bilmedikleri için çok yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını görüyorum. Örneğin yaklaşık 300.000 TL borcu olan bir kişi, Soylu Alışveriş Merkezi üzerinden icraya düştüğü takdirde, her ay yaklaşık 30.000 TL ve giderek katlanan faiz ödemek durumunda kalmakta, bu da insanların borcunu ödemesini imkansız hale getirmektedir.
Eğer hakkımdaki icra dosyası en başından itibaren yasal faiz oranları üzerinden işletilmiş olsaydı, bugün itibarıyla yaptığım düzenli ödemelerle borcumun büyük ölçüde bitmiş, hatta muhtemelen tamamen kapanmış olması gerekirdi. Buna rağmen, fahiş ve hukuka aykırı faiz uygulaması yüzünden hâlâ aynı tutarda borç görünmemi kesinlikle kabul etmiyorum. Bu nedenle, dosyamda uygulanan tüm faizlerin yasal sınırlar çerçevesinde baştan sona yeniden hesaplanmasını, bugüne kadar maaşımdan kesilen tüm tutarların ayrıntılı ve şeffaf bir şekilde tarafıma bildirilmesini, gerçekte ödenmesi gereken borç kalmamışsa icra dosyamın derhal kapatılmasını ve aynı uygulamalardan mağdur olan diğer vatandaşların dosyalarının da benzer şekilde gözden geçirilerek hak kayıplarının giderilmesini talep ediyorum. Bu firmanın mevcut yöntemleriyle çok sayıda kişiyi mağdur ettiğini ve bu durumun fiilen zincirleme şekilde sürdüğünü açıkça görüyorum ve buna karşı gerekli adımların atılmasını istiyorum.
Gelişme
01.07.2026 tarihi itibarıyla daha önce Soylu Alışveriş Merkezi hakkında yazdığım haklı şikayetin ardından firma yetkilileri tarafından telefonla arandım. Bu görüşmede tarafıma çözüm odaklı yaklaşmak yerine, metnimde geçen yasal mevzuatlardan ve özellikle TCK 241 maddesinden rahatsız olduklarını belirterek, “yasal haklarını kullanacakları” yönünde üstü kapalı, baskıcı ve tehditkar bir üslup sergilediler. Ayrıca hiçbir şekilde sulh yapmayacaklarını açıkça ifade ettiler.
Bir vatandaş ve tüketici olarak, T. C. Anayasası ve tüketici mevzuatı çerçevesinde maruz kaldığım fahiş faiz uygulamasını, ana paranın bile üzerine çıkan yaklaşık 100.000 TL’lik faiz yükünü eleştirmek, haklarımı aramak ve ilgili kanun maddelerini zikretmek benim en doğal anayasal hakkımdır. Şikayet metnimde belirttiğim TCK 241 maddesi, herhangi bir dayatma veya iftira değil, tüketici işlemlerinde yıllık yüzde 120’lere ulaşan yasa dışı faiz uygulamalarına karşı kanunun getirdiği cezai sınırların hukuki bir hatırlatılmasıdır. Uğradığım haksızlığı dile getirmem ve hukuki çerçeveyi belirtmem bir suç değildir.
Beni asılsız dava tehditleriyle korkutabileceğini düşünen Soylu Alışveriş Merkezi’ne cevabım nettir: Asıl sulh istemeyen ve yasal yollara başvuran tarafın ben olacağımı özellikle belirtmek istiyorum. Yasal faiz oranı yıllık yaklaşık yüzde 24 seviyelerindeyken, bunun çok üzerinde fahiş oranlar uygulanarak 18 aydır hesabımdan toplam 93.524 TL kesinti yapılmıştır ve bu durum karşısında borcun hukuken çoktan sıfırlanmış olması gerektiğini düşünüyorum. Buna rağmen yüksek faiz ve tehditkar tavırlarla bu sürecin devam ettirilmesini kabul etmiyorum.
Telefonla arayıp gözdağı vermeye çalışarak bu hukuksuzluğun üzerinin örtülemeyeceğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bu saatten sonra yapılacak olası sulh tekliflerini de kabul etmiyorum. Haklılığımın tespiti ve yaptığım tüm fazla ödemelerin iadesi için İstanbul Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesi’ne faiz itirazı ve memur muamelesinin şikayeti yönünde dilekçemi sunmaya hazırlanıyorum. Ayrıca haksız faiz uygulamaları nedeniyle Ticaret Bakanlığı ve CİMER üzerinden de tüm resmi şikayet süreçlerini başlatıyorum. Türk adaletine güvendiğimi ve bu süreçte yaşadığım mağduriyetin resmi merciler nezdinde de takipçisi olacağımı kamuoyuyla paylaşıyorum.
Değerli müşterimiz merhaba, şikayetiniz üzerine sizi aradık fakat üzülerek belirtmeliyim ki ulaşamadık. Gün içinde tekrar iletişime geçeceğiz . Sağılıklı günler dileriz.
📝 Şikayetvar Güncelleme / Ek metnigüncelleme (02.07.2026) :Yukarıdaki haklı şikayetimin ardından Soylu Alışveriş Merkezi yetkilileri/temsilcileri tarafından telefonla arandım. Tarafıma çözüm odaklı yaklaşmak yerine, metnimde geçen yasal mevzuatlardan ve TCK 241 maddesinden rahatsız olduklarını belirterek, şahsıma karşı "yasal haklarını kullanacakları" yönünde üstü kapalı tehditvari ve baskıcı bir üslup sergilemişlerdir. Ayrıca "hiçbir şekilde sulh yapmayacaklarını" beyan etmişlerdir. Öncelikle belirtmek isterim ki; T. C. Anayasası ve Tüketici Kanunları çerçevesinde bir vatandaş ve tüketici olarak maruz kaldığım fahiş faiz uygulamasını (ana paranın bile üzerine çıkan 100.000 TL faiz yükünü) eleştirmek, haklarımı aramak ve yasal mevzuatları zikretmek en doğal anayasal hakkımdır. Dile getirdiğim TCK 241 maddesi bir "dayatma" veya "iftira" değil; tüketici işlemlerinde yıllık %120’leri bulan yasa dışı faiz işleten mantığa karşı kanunun getirdiği cezai sınırların hukuki bir hatırlatılmasıdır. Bir tüketicinin uğradığı haksızlığı dile getirmesi suç oluşturmaz. Beni asılsız dava tehditleriyle korkutabileceğini sanan firmaya cevabım şudur: Asıl sulh istemeyen ve yasal yollara başvuran taraf ben olacağım. Yıllık %24 olan yasal faiz sınırı yerine fahiş oranlar uygulayarak 18 aydır hesabımdan yaptığınız toplam 93.524 TL kesintiyle bu borç hukuken çoktan sıfırlanmıştır. Telefonla arayıp gözdağı vermeye çalışarak bu hukuksuzluğun üstünü örtemezsiniz. Bu saatten sonra sulh tekliflerinizi zaten kabul etmiyorum. Haklılığımı ve yaptığım tüm fazla ödemelerin iadesini (istirdat) almak adına yarın sabah ilk iş olarak İstanbul Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesi'ne faiz itirazı ve memur muamelesini şikayet dilekçemi sunuyorum. Ayrıca haksız faiz uygulamalarınız hakkında Ticaret Bakanlığı ve CİMER üzerinden de tüm resmi şikayet süreçlerini başlatıyorum. Türk adaletine güvenim tamdır.
Değerli müşterimiz, sizinle yapılan görüşmelerde hukuki süreçler hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Müştemiiz olarak iki ürünü arka arkaya aldığınız hiç ödeme yapmadığnız hesapta iyi niyet karinesi olarak hiç ödeme olmadığı ekstre detaylarından anlaşılmaktadır iki ay boyunca ödeme için hiç aramamış aksine ürün almak için aramışsınız ekstre durumun vehametini aktarıyor . Teslim aldığnız ürünlerin ikisini de hızla teslim aldığnız ama borç sadakati konusunda aynı hassasiyeti göstermeğdiniz görülmüştür. Dilerseniz ekstre görselini buradan paylaşabiliriz . Borçlar hukuku ve icra iflas kanununa göre şirketimiz de alacağın tahsili yolunua gitmiştir. Ürünleri teslim aldığnıız halde ödeme yapmadığnıız için mağdur olan biz oluyoruz. iyi günler dileriz
Firmadan Gelen Beyana Cevabım: Firma yetkililerinin yukarıdaki beyanı gerçeği yansıtmamaktadır ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. 1. “Hiç ödeme yapmadınız” iddiası yalandır. İcra dosyası kapsamında son 18 ayda hesabımdan toplam 93.524 TL kesinti yapılmıştır. Tüm banka dekontları mevcut olup İcra Dairesi’ne sunulmuştur. Firmanın “ekstre paylaşabiliriz” teklifini memnuniyetle kabul ediyorum. Paylaşsınlar, 63.156 TL ana para borcuna karşılık 93.524 TL tahsilat yaptıkları tüm Türkiye görsün. Ve 93.524 TL tahsilat yapmalarına rağmen ekstra 88.000 TL istemelerini de tüm Türkiye görsün. 2. Esas mesele faiz oranıdır. Firma beyanında yıllık %120 temerrüt faizi uyguladığından hiç bahsetmemiştir. 3095 sayılı Kanun gereği kanuni faiz %9’dur. Yargıtay %20 üzerini fahiş saymaktadır. Firma yasal sınırın 13 katı faiz işletmektedir. Asıl “iyi niyet karinesine” aykırı olan budur. 3. “Mağdur biziz” beyanı trajikomiktir. 63.156 TL’lik ürüne karşılık 93.524 TL tahsil etmiş, buna rağmen 88.000 TL daha talep eden tarafın mağduriyetten bahsetmesi hukukla bağdaşmaz. Firma olarak rahatsız olduğunuz TCK suçu tam da bu durumu tarif etmektedir. Netice: Borç sadakati, yasal faiz olan %9’a sadakattir. %120’ye değil. Fazla ödediğim 18.998 TL’nin iadesi için Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesi’nde ve CİMER nezdinde tüm yasal haklarımı kullanıyorum. Takdiri kamuoyuna bırakıyorum.
Muhammet Bey, öncelile kamuoyunu yanıltma amaclı yazdıklarını okurken borç sadakati kısmını fiilayatta sizde görememinin üzüntüsünü yaşıyıoruz. İki ürünü teslim aldıktan sonra kendi niyetinizle ödeme yapmadığnıza dair görselleri açık rızanızı yazılı iletmeniz nedeniyle paylaşmak durumundayız görseller sisteme yüklenecektir . İki ürünü teslim aldıktan sonra iyi niyetinizle ödeme yapmadığnız bu nedenle bizlerinde yasal haklarını aramak zorunda bıraktığınız ekstre ve belgelerden anlaşılıacaktır. ödeme niyetinde olsaydınız iletişim kurardınız, bilgi verirdniz ve bizimle iletişimde kalırdınız bunun yeirene ürünleri aldıktan iletişmi kestiğiniz ödeme yapmadığınz görülmüştür. ödemeleri siz değil şirketiniz maaşınızdan keserek yanmıştır. Hukuk yoluna gitmeseydik biz bu ödmeeyi tahsil edemezdik . Bizi hukukun mağduriyetiimizi gidermeye yönelik bizlere verdiği haklar ile sizden maaş haczi ile tahsil ettik . Aksi durumda sizler hüsni niyetle ödemediniz, siz borçum ne kadar ödeyemimyorum kusura bakmayın diye aramadınız iletişimde kalmadınız. Borçlarınızı maaş haczi ile ödemek zorunda kaldığınız için kırgın ve kızgın olduğunuz anlıyoruz. Borç ve sadakat ilişkisi kişinin ödeme alışkanlıklarından gelen bir durumdur . Siz bu borcu kendi niyetinizle ödemediniz, şirketiniz maaşından kesmek zorunda kaldı . Bu nedenle açık rıza göstermediniz nedeniyle ayprıca memnun olduğumuzu bilmenizi isteriz. Borç ve sadakat ilişkisi matematiksel bir oran değildir .
“Hüsni Niyet / Sadakat” vurgusu yapan firmaya net cevabım: Firma yetkilileri 4 mesajdır yıllık %120 faizden tek kelime edemiyor. Bunun yerine “sadık değil, hüsni niyetli değil, iletişim kurmadı” diyerek şahsımı karalamaya ve %120 faizi perdelemeye çalışıyor. Hodri Meydan. Tüm iddialara tek tek cevap veriyorum: 1. “hiç ödeme yapmadınız” : İlk mesajınızda “hiç ödemedi” dediniz. Sonra “maaş hacziyle tahsil ettik” diyerek kendi yalanınızı ifşa ettiniz. İcra 2025/1037 dosyasında 18 ayda kesilen 93.524 TL dekontu mevcut. Ana para: 63.156 TL | Tahsilat: 93.524 TL | Ödeme oranı: %148 Hâlâ 88.000 TL istiyorsunuz. Toplam talep: 181.524 TL. %148 ödeyen adama “sadık değil” diyenin, %287 kâr isteyen sadakatini kamuoyu değerlendirsin. 2. “hüsni niyetle ödemediniz” iftirası: tmk Madde 2 dürüstlük kuralıdır. Hüsni niyet, kanunun emrettiği %9 faize razı olmaktır. Ben razıyım, hatta %148 ödedim. Yargıtay 13. HD 2016/21554: “Ödeme güçlüğü hüsni niyetsizlik sayılmaz.” Asıl hüsni niyetsizlik, yasal sınırın 13 katı %120 faiz istemektir. Bu TCK 241 tanımıdır. Hüsni niyetsiz taraf sizsiniz. 3. “birbirini takip eden iki ödeme yapılmadı” blöfü: 6502 s. K. Madde 17/2 açık: 2 taksit peş peşe ödenmeden borç muaccel edilemez. Hatırladığım kadarıyla ilk vadeden 45 gün sonra icraya verdiniz. Takip talebinizde vade tarihi ve temerrüt ihtarı yok. Takip usulsüz. Bu yüzden İcra Hukuk Mahkemesi’nde dosyanız iptal edilecek. İspat yükü sizde. 4. “iletişim kurmadın, bilgi vermedin” ajitasyonu: İletişim kurmama gerek yok. İcra yasal tebligat yoludur. Maaş haczi tebliğ edildi, 18 ay itiraz etmeden kesilmesine müsaade ettim. Bundan büyük iyi niyet göstergesi yok. Asıl iletişim kurmayan, ihtarsız usulsüz icra başlatan taraftır. “Borç sadakati matematiksel oran değildir” diyerek %120’yi duyguya bağlamanız hukukun değil, kötülüğün dilidir. 5. “KVKK rızanız var, ekstre paylaşırız” tehdidi: KVKK Madde 5'i hatırlatmama gerek yoktur umarım Hodri Meydan: 93.524 TL tahsilatı ve %120 faizi gösteren ekstrenizi paylaşın. Paylaşamazsınız. Herkes görsün netice: sadakatin tanımı Borç sadakati = 3095 sayılı Kanun’un emrettiği %9 faize sadakat. Ben %148 ödeme ile sadakatimi ispatladım. Yasal faizle borcum bitti, 18.998 TL alacaklıyım. Siz %120 ile sadakatsizliği, usulsüz icrayla kanunsuzluğu, KVKK tehdidiyle suçu temsil ediyorsunuz.










