İşsizler İçin GSS Primlerinden Muafiyet Talebi
2011 yılından bu yana yürürlükte olan Genel Sağlık Sigortası sistemi nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşıyorum. Gelir getirici herhangi bir işte çalışmıyorum, aktif bir iş yerim yok ve SGK primlerim yatırılmıyor; yani fiilen işsizim. Buna rağmen, sadece üzerimde araba ya da yer‑arazi bulunması nedeniyle sistem, gelir durumuma, aylık kazancıma bakmadan doğrudan GSS 60/g kapsamına alıyor ve tarafıma borç çıkarıyor.
SGK’nın belirlediği aylık prim tutarı resmi olarak yaklaşık 1.981 TL olsa da, kredi kartı ile ödemelerde banka komisyonlarıyla birlikte tutar 2.034 TL’yi geçebilmektedir ve her yıl bu yük artmaktadır. Geliri olmayan ve işsiz bir kişi olarak bu prim ve ek maliyetleri ödemek benim için ciddi bir külfet oluşturmaktadır. Sosyal devlet anlayışı kapsamında eğitim ve sağlık alanlarında verilen hizmetlerin ücretsiz ya da asgari düzeyde katkı payı ile sunulması gerektiğini, bu tür temel hakların ek borçlanma ve ağır prim ödemeleriyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu çerçevede, vatandaşlık maaşı uygulamaları benzeri sosyal devlet mekanizmalarının, işsiz ve geliri olmayan kişilerin sağlık güvencesini borçlandırma yoluyla değil, doğrudan ve karşılıksız koruyacak şekilde kurgulanması gerektiğine inanıyorum. Ben hastaneye başvurduğumda, devletin sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak temel sağlık giderlerimi karşılaması, bunun için ayrıca bu şekilde borçlandırılmamam ve aylık ödeme zorunluluğu altında bırakılmamam gerektiğini düşünüyorum.
Çalışmayan, SGK kaydı olmayan kişilerden GSS primi alınmaması, zorunlu GSS sisteminin ya tamamen değiştirilmesi ya da uzun vadeli sigorta koluna dahil edilerek gerçek gelir durumunu esas alan, daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması talebindeyim. GSS primlerinin ağırlıklı olarak çalışan işçi ve memurlardan, düzenli geliri olan kesimlerden alınması, işsiz ve geliri olmayan vatandaşların ise bu yükten muaf tutulması yönünde yasal ve idari düzenleme yapılmasını arz ederim.






