Sosyal Güvenlik Kurumu’nun belirlediği Genel Sağlık Sigortası primleriyle ilgili ciddi itirazımı ve rahatsızlığımı dile getirmek istiyorum. Türkiye’de resmi verilere göre enflasyon yüzde 35 denirken, GSS primlerinin bir gecede neredeyse iki katına çıkarılması nasıl açıklanabilir? Bu artış, gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunun dolaylı bir itirafı değil midir?
Çalışmayan, geliri olmayan insanlardan her ay 1.500 TL’nin üzerinde prim talep etmek etik midir, hukuki midir, vicdani midir? İşsiz bir vatandaşın yalnızca sağlık hizmetine erişebilmek için bu kadar yüksek bir bedel ödemek zorunda bırakılması, sosyal devlet anlayışıyla nasıl bağdaştırılabilir?
Üstelik hastaneye hiç gitmediğim ayların ücretinin de sanki hizmet alınmış gibi tahsil edilmesi hangi mantığa dayanmaktadır? Kullanılmayan bir hizmetin bedelinin zorunlu olarak alınması ne kadar adildir?
Daha da vahimi, bu primleri ödeyemeyen işsiz bireylerin borçlandırılması ve haklarında yasal süreçlerin başlatılmasıdır. Kişinin rızası dışında borçlandırılması, evrensel hukuk ilkeleriyle ne kadar örtüşmektedir? Bu durum, vatandaşın parasının zorla alınmasından ne kadar farklıdır?
Bu uygulamaların yeniden değerlendirilmesini, GSS prim artışının geri alınmasını ve işsiz, geliri olmayan vatandaşların sosyal devlet ilkelerine uygun şekilde korunmasını talep ediyorum.
Yorumlar