Metro Turizm'de İnsan Hayatını Hiçe Sayan Güvenlik Sorunları Ve Ücretli Rötar
30.06.2026 tarihinde Metro Turizm’in Samandıra – Erzurum seferi için saat 01.45 kalkışlı bilete kişi başı yaklaşık 2.800 TL ödeyerek, diğer biletlerden 800 TL daha pahalı olan bileti satın aldım. Buna rağmen sefer 1 saat rötarla, 02.45’te başladı ve yaşadıklarımız hem güvenlik hem de insan onuru açısından kabul edilebilir seviyenin çok ötesindeydi.
Araca bindiğimiz andan itibaren otobüsün çok eski, bakımsız ve adeta yıkık dökük olduğunu gördük. Klimalardan üzerimize sürekli su damlıyordu; yolcular olarak bu sorunu gidermeye çalışırken bu kez üst dolap kapağı yerinden sökülüp iki yolcunun yüzüne isabet etti. Bir süre sonra klimalardan damlayan kirli su damlamayı bırakıp üzerimize akmaya başladı. Tüm bu olumsuzluklara İstanbul’dan Refahiye’ye kadar katlanmak zorunda bırakıldık.
Daha sonra araçta yoğun bir koku ve duman oluştu ve tahliye edildik. Sözde arıza giderildi denilerek tekrar araca bindirildik; ancak 10 dakika sonra yine aynı koku ve dumanlar yükseldi. Yine tamir edildiği söylendi, “20 dakika daha dayanırsanız Erzincan’da araç değişecek” denilerek yolculuğa devam etmemiz istendi. Yolcular adeta zorla araca bindirilmeye çalışıldı. Binmek istemeyen birkaç yolcudan biri olarak ben de araca binmedim, jandarma ekipleri gelip bizi bulunduğumuz yerden aldı, kısa süre sonra yine aracın arızalandığını gördük. Aslında araç tamamen düzelmiyor; sadece arızalı araçtan yolcular indirilip nefes aldırılıyor, sonra tekrar aynı arızalı araca bindiriliyordu. Araç duman ala ala bizi Erzincan’a ulaştırmaya çalıştılar.
Bu süreçte görevlilerin tutumu da en az teknik arızalar kadar ürkütücüydü. İnsan hayatını hiçe sayan bir yaklaşımla, “Araç zaten kocaman, bu araç yanmaya başlasa bile 20 dakikada yanmaz, biz o sırada kendimizi Erzincan’a atarız” gibi trajikomik ve sorumsuz ifadeler kullanıldı. Yolculuk boyunca hem defalarca arıza yaşanmasına hem de yolcuların firma ile iletişime geçip yeni araç talep etme ısrarlarına rağmen ya bu talepler firmaya doğru düzgün iletilmedi ya da firma tarafından ciddiye alınmadı. Tüm bu anlattıklarım fotoğraf, video kayıtları ve olayın öznesi olan yolcuların tanıklıkları ile kanıtlanabilir durumdadır.
Ayrıca bu kadar ağır güvenlik problemi ve saygısızlık yaşanırken, sunulan hizmet kalitesinin de son derece kötü olması artık ikincil planda kalmaktadır. Beklentim, bu sefer için ödediğimiz ücretin tamamının iade edilmesi, yaşadığımız can güvenliği riski ve manevi yıpranma nedeniyle tazminat ödenmesi ve bu olayda sorumluluğu olan kişiler hakkında gerekli idari işlemlerin yapılarak benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için somut adımlar atılmasıdır.

















