Melih Turizm Seyahat Acentesi Şikayet
Melih Turizm Seyahat Acentesi ile 11 Mayıs 2024 tarihinde yarımada İstanbul turuna 8 kişi olarak katıldık. İlk rezervasyonu yaptığımızda bize 20 kişilik bir grupla büyük bir araca geçebileceğimiz söylendi. Bu güvenceyle ailece kayıt yaptırdık ve kapora ödedik. Koltuk numarası sormamıza rağmen net bir bilgi alamadık ve sadece 'ekibinizle birlikte oturacaksınız' denilerek geçiştirildi. Gece yola çıkmak üzere beklerken 17 kişilik eski bir minibüs geldi. En arka koltuklar bize ayrılmıştı ve araç çok soğuktu; hepimiz gece boyunca üşüdük. Araç gürültülüydü ve insanı sarsıyordu, sabit oturmak neredeyse imkânsızdı. Araç sabaha kadar defalarca mola verdi ve soğukta kapıları açık bırakılarak gitmeleri başka bir sorundu. İstanbul'a varınca rehberi takip etmek çok zordu; yağmur altında etrafa bakmaya zaman bile kalmadan sürekli koşturulduk. Sultanahmet Camii'ni ziyaret ettikten sonra aracı bulmak da zordu. Akşam 1'de dönüş noktasına 22:30 gibi ulaştık ki bu da gündüz nasıl koşturulduğumuzu gösteriyor. Dönüş yolculuğunda aracın kapısı arızalıydı ve sürekli kendiliğinden açılıyordu. Hostes birkaç kez kapıyı kapattı ancak sonra buna da devam etmedi. Çocukların soğukta nasıl etkilendiğini söylememe gerek bile yok. Yaşananlara karşı ne bir özür ne de bir 'kusura bakmayın' ifadesi kullanıldı. Kendi paranızla rezil olmak dedikleri bu olsa gerek.
Gelişme
Melih Turizm Seyahat Acentesi ile 11 Mayıs 2024 tarihi yarım ada İstanbul turuna katıldık. Bilgi almak için aradığımızda 8 kişi olduğumuzu duyunca kayıtlı 20 kişi olduğunu büyük araca geçebileceklerini söylediler. Bu söze güvenerek 1 gün sonra arayıp rezervasyon yaptırdık. Koltuk numarası sorduğumuzda ekip olarak oturabileceğimiz söylendi, sıra numarası verilmedi. Büyük araç beklerken 17 kişilik hurda bir araç geldi. En arka sıralar bizlere ayrılmıştı. Araç içi buz gibi, galiba klima bozuk. Yol boyunca araç ortadan ikiye ayrılacakmış gibi gürültü hiç bitmedi. Sürekli zıpladığınız için yerinizde sabit oturmanız pek mümkün değil. Ayrıca sabah kadar defalarca mola verildi. Uyuyan çocukların olduğu araçta kapı açık bırakılıp buz gibi soğukta beklemek büyük sıkıntı. İstanbul'da ikinci durak noktası olan sultan ahmet camiiden sonra aracı bir daha dönüş anına kadar hiç görmüyorsunuz bu konuyla ilgili bize o ana kadar bilgi verilmemişti. İstanbul da ise rehberi takip edebilmek için başka taraflara bakma fırsatınız bile olmuyor. Biraz gecikince ise sürekli uyarılıyorsun. Sultan Ahmet camii de diğer turlar rehberleri ile camii ziyareti yaparken bahçede bilgi verildikten sonra içeriye rehbersiz girmeniz bekleniyor. Verilen sürede önünde uzun bir sıra olan camiye girebilmeniz zaten imkansız. Dönüşte ise aracın kapısı arızalı olduğu için sürekli kendi kendine açıldı durdu. Birkaç defa hostes kapatsada sonra o da kapıyı kapatmayı bıraktı. Başka yolcu kapıyı defalarca kapattı. O kadar alışılagelmiş bir durum olma ki ne kusura bakmayın ne özür dileriz hiçbir şey söylenmedi bile. Gece 1 gibi gelmemiz gereken dönüş noktasına saat 22.30 gibi geldik. Bu da rehberin yağan yağmura rağmen çoluk çocuk sizi peşinden nasıl koşturduğunu çok iyi anlatıyor. Parayla rezil olmak dedikleri bu olsa gerek. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.




