FLO’nun 2 Yıllık Garanti Vaadi Boş, Ayakkabılar 7 Ayda Yırtıldı Ve Tüketici Suçlanıyor
FLO mağazalarından aldığım, henüz 7-8 aylık kullanım süresini bile doldurmamış üç farklı ayakkabıda aynı kronik sorun ortaya çıktı. Ürünlerin iç astarları yırtıldı, dış yüzeylerinde belirgin deformasyonlar oluştu. Satış sırasında “2 yıl koşulsuz garanti” vaadiyle tüketiciyi ikna eden marka, satış sonrası sorumluluk aşamasında tam bir yok sayma politikası izlemektedir.
Mağazaya değişim ve iade talebiyle gittiğimde ürünler, teknik bir laboratuvarda detaylı olarak incelenmek yerine sadece cep telefonuyla fotoğrafları çekilerek sisteme yüklendi. Ayakkabının malzeme kalitesi, dikiş mukavemeti ve astar dayanıklılığı bu şekilde, sadece fotoğrafa bakılarak nasıl tespit edilebilir? Bu uygulama, tüketiciyi oyalamaktan ve süreci oldubittiye getirmekten başka bir şey değildir.
İnceleme talebimden yalnızca 2-3 gün sonra, otomatik bir kısa mesajla “Üretim kaynaklı kusur bulunamamıştır, kullanıcı hatasıdır” yanıtı verildi. İç astar yırtılır, suçlu tüketici. Dış bez açılır, suçlu tüketici. Taban çöker, yine suçlu tüketici. Peki FLO’nun sattığı ve 1 yıl bile dayanmayan bu ürünlerin kalitesizliğinin sorumluluğu kimdedir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun gereği, ürünlerin beklenen ömrü içerisinde bu denli ağır deformasyon yaşaması açıkça ayıplı mal kapsamındadır. Satış yaparken dillerinden düşürmedikleri “helal kazanç” ve “müşteri memnuniyeti” kavramları, kasa fişi kesildikten sonra ne yazık ki rafa kaldırılmaktadır.
İnsanların alın teriyle kazandığı parayı, kalitesiz ürünleri parlatıp satarak ve arkasında durmayarak kazanan bu zihniyeti kınıyorum. Bu mübarek günlerde insanların mağduriyeti üzerinden kâr etmeye çalışmak, hiçbir etik değerle bağdaşmamaktadır. Bu haksızlığı her platformda, her mecrada paylaşacağım.
Sorun çözülene ve ürünlerim için gerçek, tarafsız bir inceleme yapılana kadar FLO ve alt markalarından alışveriş yapmayacağım. Hakkımı helal etmiyor, adalet önünde ve vicdanlarda bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımı açıkça ifade ediyorum. Yaşadığım mağduriyetin giderilmesini ve ayıplı çıkan ürünlerim için iade ya da değişim hakkımın tanınmasını talep ediyorum.
Gelişme
FLO mağazalarından aldığım, henüz 7-8 aylık kullanım süresini bile doldurmamış üç farklı ayakkabıda aynı kronik sorun ortaya çıktı. Ürünlerin iç astarları yırtıldı, dış yüzeylerinde belirgin deformasyonlar oluştu. Satış sırasında “2 yıl koşulsuz garanti” vaadiyle tüketiciyi ikna eden marka, satış sonrası sorumluluk aşamasında tam bir yok sayma politikası izlemektedir.
Mağazaya değişim ve iade talebiyle gittiğimde ürünler, teknik bir laboratuvarda detaylı olarak incelenmek yerine sadece cep telefonuyla fotoğrafları çekilerek sisteme yüklendi. Ayakkabının malzeme kalitesi, dikiş mukavemeti ve astar dayanıklılığı bu şekilde, sadece fotoğrafa bakılarak nasıl tespit edilebilir? Bu uygulama, tüketiciyi oyalamaktan ve süreci oldubittiye getirmekten başka bir şey değildir.
İnceleme talebimden yalnızca 2-3 gün sonra, otomatik bir kısa mesajla “Üretim kaynaklı kusur bulunamamıştır, kullanıcı hatasıdır” yanıtı verildi. İç astar yırtılır, suçlu tüketici. Dış bez açılır, suçlu tüketici. Taban çöker, yine suçlu tüketici. Peki FLO’nun sattığı ve 1 yıl bile dayanmayan bu ürünlerin kalitesizliğinin sorumluluğu kimdedir?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun gereği, ürünlerin beklenen ömrü içerisinde bu denli ağır deformasyon yaşaması açıkça ayıplı mal kapsamındadır. Satış yaparken dillerinden düşürmedikleri “helal kazanç” ve “müşteri memnuniyeti” kavramları, kasa fişi kesildikten sonra ne yazık ki rafa kaldırılmaktadır.
İnsanların alın teriyle kazandığı parayı, kalitesiz ürünleri parlatıp satarak ve arkasında durmayarak kazanan bu zihniyeti kınıyorum. Bu mübarek günlerde insanların mağduriyeti üzerinden kâr etmeye çalışmak, hiçbir etik değerle bağdaşmamaktadır. Bu haksızlığı her platformda, her mecrada paylaşarak binlerce tüketicinin aynı tuzağa düşmemesi için sesimi duyuracağım.
Sorun çözülene ve ürünlerim için gerçek, tarafsız bir inceleme yapılana kadar FLO ve alt markalarından alışveriş yapmayacağım. Hakkımı helal etmiyor, adalet önünde ve vicdanlarda bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımı açıkça ifade ediyorum. Yaşadığım mağduriyetin giderilmesini ve ayıplı çıkan ürünlerim için iade ya da değişim hakkımın tanınmasını talep ediyorum.
Bir kurumun kalitesi, sadece sunduğu ürünle değil, sorun karşısında sergilediği duruşla ölçülür. Maalesef tarafınıza iletmiş olduğum şikayet sonrasında şahit olduğum derin sessizlik, kurumunuzun ticari ahlakı ve müşteri memnuniyeti anlayışı hakkındaki tüm iyimser düşüncelerimi yerle bir etmiştir. Yapmış olduğum haklı şikayetin dikkate alınmaması, sadece bir operasyonel hata değil; müşteriyi "bir hiç" yerine koyan, vurdumduymaz bir anlayışın açık bir göstergesidir. Sergilediğiniz bu umursamaz ve kayıtsız tavır, profesyonellikten ne denli uzak olduğunuzu kanıtlar niteliktedir. Sorunu çözmek adına en ufak bir adım atılmaması, Muhatap bulamama ve "sessiz kalarak unutturma" stratejisi, Ticari itibarın, kısa vadeli kaçışlar uğruna feda edilmesi. Bu Bir Rezâlettir Bir sorun yaşanabilir, ancak bu sorunu duymazdan gelmek tam anlamıyla bir ticari rezalettir. Müşterisini önemsemeyen, şikayetleri birer "gürültü" olarak gören bu çağ dışı ticaret anlayışının günümüz dünyasında yeri yoktur. Unutulmamalıdır ki; bir işletmeyi büyüten müşterileri, batıran ise o müşterilerin haklı sitemleridir. Şu andan itibaren bu sessizliğinizi, sadece şahsıma değil, markanıza olan güvene yapılmış bir saldırı olarak kabul ediyorum. Mağduriyetim giderilene ve bu ciddiyetsiz tutumunuzla ilgili mantıklı bir açıklama yapılana dek tüm yasal ve sosyal mecralarda bu haksızlığı dile getirmekten geri durmayacağım.



















