Ayıplı Pırlanta Yüzük İçin Satış Bedelinin İadesi Talebi



Yusuf Tuğrul Kuyumculuk bünyesinde faaliyet gösteren 41 Burda d Diamond mağazasından satın aldığım pırlanta yüzük, teslimden sonra fark ettiğim üretim/kalite kusuru nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi kapsamında ayıplı mal niteliğindedir. Üründeki kusurun kullanım hatasından değil, ürünün kendisinden kaynaklandığı açıkça görülmektedir.
6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca ayıplı mal halinde tüketiciye; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme (bedel iadesi), ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirilme haklarından dilediğini seçme yetkisi tanınmıştır. Aynı maddede “Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Ben de bu kapsamda seçimlik haklarımdan sözleşmeden dönme ve satış bedelinin tarafıma iadesi hakkını kullanmış bulunmaktayım.
Buna rağmen satıcı tarafından yalnızca değişim veya farklı çözüm yolları önerilmiş, kanunen bana ait olan seçimlik hakkım fiilen kullandırılmamıştır. Satış danışmanının da üründeki kusuru kabul ettiğine dair görüşmeler bulunmasına rağmen iade talebimin reddedilmesi, yaşadığım mağduriyeti daha da artırmaktadır.
Yusuf Tuğrul Kuyumculuk bünyesindeki 41 Burda d Diamond mağazasından bugüne kadar birçok kez alışveriş yapmış ve çevreme gönül rahatlığıyla tavsiye etmiş bir müşteri olarak, bu son yaşadığım süreç nedeniyle mağazaya ve markaya duyduğum güven ciddi şekilde sarsılmıştır. Yaşanan süreçte sergilenen yaklaşım, müşteri memnuniyetinden ziyade satışın korunmasının önceliklendirildiği izlenimini vermiştir.
Bu nedenle, 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince satın aldığım pırlanta yüzüğün ayıplı mal olduğunun tespiti ile sözleşmeden dönme talebimin kabul edilmesini ve ödediğim satış bedelinin tarafıma iade edilmesini talep ederim.
Değerli Seray Hanım, Değerli vaktinizi ayırarak konunun tarafımıza ulaşmasını sağladığınız için teşekkür ederiz. Yapmış olduğunuz bildirimle ilgili olarak, gerekli araştırma sağlanacak olup en kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir. Saygılarımızla, D.Diamond Misafir İlişkileri.
Değerli Seray Hanım, Öncelikle şikayetvar aracılığıyla göndermiş olduğunuz mailinizi dikkatli bir şekilde okuduğumuzu ve incelediğimizi bilmenizi isteriz. Bu bağlamda bazı noktalara açıklık getirmek istiyoruz. Talebiniz üzerine mücevheriniz, uzman gemologlarımız tarafından detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Yapılan inceleme sonucunda, mücevherinizde yer alan pırlanta taşlarında herhangi bir üretim veya kalite kaynaklı kusura rastlanmamıştır. Değerlendirme neticesinde gözlemlenen durumun, doğal pırlantaların kendine özgü yapısal özelliklerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, mücevheriniz ayıplı mal kapsamında değerlendirilmemektedir. Mağazalarımızdaki tüm iade ve değişim prosedürümüz 6502 tüketicinin korunması hakkındaki kanun incelenerek hazırlanmış, müşterilerimizin bu çerçevede sahip olduğu tüm haklar titizlikle gözetilmiştir. Bununla birlikte, mücevherinizi iade etmek istemeniz halinde, güncel iade prosedürümüz çerçevesinde ilerleme sağlayabilirsiniz. Konu ile ilgili Misafir İlişkileri hattımız tarafından sistemde kayıtlı olan iletişim numaranızdan sizlere bilgilendirme yapılmıştır. Saygılarımızla, D.Diamond Misafir İlişkileri.
Sizler ile dün irtibata geçtik, gerekli cevabı verdiğimi düşünüyorum. Bir kez daha yaşadığım durumu belirtmek isterim ki ; Şubeniz ile yaptığım görüşmelerde tarafıma “pırlantada değişiklik sağlanacağı” ve “teslimatta fark etseydim bu şekilde teslim etmezdim” ifadeleri yer almaktadır. Buna rağmen bugün ürünün sorunsuz olduğunun belirtilmesi, süreç içerisinde bir kez daha çelişkili açıklamalar yapıldığını göstermektedir. Hangi işlemlerin uygulanacağına ilişkin tarafıma açık ve yazılı bir bilgilendirme yapılmadığından, ürün üzerinde bilgim ve onayım dışında ne tür işlemler gerçekleştirildiğini de bilememekteyim. Ayrıca şube bana yeni bir ürün talep edebileceğini belirtirken, genel merkez böyle bir yetkinin şubede bulunmadığını ifade etmiştir. Bu çelişkili yaklaşım nedeniyle sürece ve markaya duyduğum güven ciddi şekilde sarsılmıştır. İlk başta da belirttiğim gibi yaşadığım tecrübe, benim için müşteri memnuniyeti ve profesyonellikten oldukça uzaktır, markanın sadece yapılan satışın korunmasını amaçlandığını ortaya koymuştur. 6502 sayılı Kanun’a yapılan atfın ise somut olayın özellikleri ve satılan ürüne ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek isterim.





