Sırf satış sonrası hizmet için tercih ettiğim bir marka; araçlarına ölüp bitmiyorum. Doğuş Oto Ankara'da 1:30 randevum vardı. Randevuyu alırken ertesi gün alırsınız demişlerdi. Gittik, araç kabul ana baba günü, bir tane park edecek yer yok. Sizi kimse karşılamıyor, aracı teslim almıyor. Kendi başıma alelacele anahtarı vereyim, uygun bir yere çeksinler diye inecekken personelden biri bağırdı: 'Hop ne yapıyorsun, yolun ortasına araba mı konur? Yol bura, git bir iki tur at, bulana kadar.' dedi. (Sanki yer var da koymadık.) Sinirlendim, ön cepheye geçtim. Oradan da güvenlik bağırıp çağırdı, oradan da fırça yedik. Neyse, bir araç çıktı, zor zahmet park ettik. İçeri girdik, masada ayaküstü 10 dakika danışman beklettiler. Sonra geldi. Danışman beyimiz aracı teslim alacak. İşte çok yoğunuz da, günde 100 araç alıyoruz da, şöyle de böyle de, bugün başlamayacağız da, yarın başlanır belki de, büyük ihtimalle diğer gün alırsınız dedi. Benim şalterler attı. Telefonda niye ertesi gün alırsınız dediler, diyorum. Yanlış söylemişler. 1:30 randevularını yoğunluktan dolayı alıyoruz. Araya sıkıştırıyoruz, birkaç gün sürebiliyor dedi. Ya arkadaş, zaten 3 turda 2 defa fırça yiyerek park ettik, bir de ne zaman alacağımız belli değil. Randevuyu iptal ettim, çıktım. Bu markadan bir daha araç alacağımı da düşünmüyorum, servis olarak da burayı tercih edeceğimi düşünmüyorum artık. 3 kuruşluk kebapçı seni kapıda karşılıyor, aracını alıp götürüyor, biz burada fırça yiye yiye araç teslim etmeye çalışıyoruz. Çıktım, Eskişehir yolunda Volkswagen bayiyi aradım, hemen ertesi güne sabah 8:30'da getirin, efendim öğlen saatleri alırsınız dedi. Bitti gitti. En başta nezaket farkı var, hizmet farkı da ortaya çıktı. Bunlar Doğuş olunca kendilerini bu işin duayeni zannetmişler. Şimdi Otomol benden 2 bin, 3 bin fazla istesin, üstüne 2 bin de bahşiş atar geçerim, mutlu edildikten sonra ne önemi var.
Yorumlar