Dünya kadar para verip aldığım 1,3 tce motorlu Renault aracım, daha 70 bin kilometredeyken devirdaim pompası patladı. Bundan yaklaşık 1,5 ay önce, 68 bin bakımında özellikle devirdaim pompasını kontrol etmelerini istemiştim, “kontrol ettik, bir sorun yok” denildi. Sürekli kaputu açıp antifrizi kontrol eden biri olduğum için sızıntıyı fark edip motor hararet yapmadan aracı durdurabildim; yoksa motor da büyük ihtimalle zarar görecekti.
Aracımın garantisi yeni bittiği için Renault Türkiye’yi arayıp iyi niyet garantisi kapsamında destek talep ettim; ancak bu konuda hiçbir şekilde yardımcı olmadılar. Müşteri sadakatine ve markanın arkasında durulmasına dair en ufak bir olumlu yaklaşım görmedim.
Aracımı İstanbul Kağıthane’deki ABC yetkili servisine bıraktım. Piyasada en çok satan modellerden biri olmasına rağmen devirdaim pompası gibi temel bir parçayı 10 günde tedarik edebildiler. Üstelik parça için faturaya yansıyan tutarlar piyasa fiyatlarının yaklaşık 5 katı civarındaydı ve toplamda 25 bin TL’ye yakın ödeme yapmak zorunda kaldım.
Aracı teslim almaya gittiğimde ise bu kez kapının ezildiğini ve çamurluğun sürtülmüş olduğunu gördüm. Yani hem mekanik arızadan, hem uzun parça bekleme süresinden, hem yüksek fiyattan, hem de aracın gövdesinde oluşan hasardan dolayı tam anlamıyla hayal kırıklığı yaşadım. Aracı adeta tek parça halinde alabildiğime sevinçli hâle geldim.
Tüm bu yaşananlar nedeniyle, devirdaim pompası arızasının ve oluşan masrafın garanti kapsamında veya en azından iyi niyet garantisi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini, tarafıma maddi destek sağlanmasını ve yaşadığım mağduriyetin resmi olarak kabul edilmesini talep ediyorum.
Yorumlar