19 Şubat Perşembe günü saat 14.00 civarında annemle birlikte Porland Kozyatağı mağazasına, hem günlük hem de misafirlik yemek takımı almak için gittik. Aslında kararlıydık, Porland’dan alacaktık; sadece içimize sinen modeli mağazada gözümüzle görüp seçmek istiyorduk. Buna rağmen kasada en az dört çalışan olmasına karşın, bir kişi bile yanımıza gelip “yardımcı olabilir miyim?” demedi.
Özellikle rica ederek bir hanımefendiden yardım istedik; ancak hem dış görünüşü hem de öz bakımı özensizdi ve sorularımıza isteksizce cevap verdi, yanımızda bile zoraki duruyordu. Üst katta bir takıma bakarken biz aslında ürün seçip almak için uğraşırken, bizi orada yalnız bırakıp yanımızdan ayrıldı. Bir süre sonra başka bir müşteriyle üst kata tekrar geldiğinde bize sadece fiyat bilgisini söyleyip yine kısa ve isteksiz bir şekilde davranarak uzaklaştı. Bu süreçte ne doğru düzgün yönlendirme ne de ilgilendiğini hissettiren bir yaklaşım görmedik.
Porland gibi kurumsal ve iyi bir markaya yakışmayan bu tutum nedeniyle hiçbir ürün almadan mağazadan çıktık. Oysa biz oraya yalnızca “bir bakalım” diye değil, istediğimiz takımı almaya gitmiştik ve gerekirse yemek takımından çok daha fazla ürün de alabilecek durumdaydık. Çalışanların ilgisizliği, asık suratlı yaklaşımları ve mağazadaki o negatif hava yüzünden resmen soğutulup elimiz boş eve gönderildik.
Bu nedenle özellikle şunu vurgulamak istiyorum: Satış personeli ürünün yüzüdür; markayı müşteriye onlar temsil eder. Çalışanların hem müşteriyle iletişim, ilgi ve güler yüz konusunda ciddi şekilde eğitilmesini, hem de kıyafet ve kişisel bakımları konusunda daha özenli olmalarının sağlanmasını istiyorum. Markaya güveniyorum; ancak işverenin Kozyatağı mağazasındaki bu ilgisizliği, isteksiz tavrı ve müşteri kaybettiren yaklaşımı görmesini ve gerekli adımları atmasını talep ediyorum.
Yorumlar