Metro Turizm Otobüs Kazasında Güvenlik İhmalinin Yarattığı Travma Ve Maddi Zarar
16 Temmuz 2026 tarihinde Amasya Merzifon’da kaza yapan, Metro Turizm’e ait 34 DT 5602 plakalı çift katlı otobüste yolcuydum. Otobüsü E**** B******* isimli şoför kullanıyordu ve ben ikinci kat en arka sırada, 54 numaralı koltukta seyahat ediyordum.
Yolculuk daha başlamadan birçok olumsuzlukla karşılaştık. Otobüste klima ve havalandırma neredeyse hiç çalışmıyordu, yol boyunca içeride nefes almakta zorlandık. Tuvaletten sürekli lağım kokusu geliyordu. 54 numaralı koltuk son derece rahatsızdı; diğer koltuklar gibi yatmıyor, neredeyse dimdik duruyordu ve kol dayama ile oturma konforu oldukça kötüydü. Bu nedenle yol boyunca neredeyse hiç uyuyamadım.
Bunun dışında sürekli ve gereğinden uzun molalar verildi. Metro Turizm tesislerinde 30 dakika denilmesine rağmen yaklaşık 1 saat bekletildik ve yolculuk gereksiz şekilde uzadı. Buna rağmen otobüsün zaman zaman yaptığı yüksek hız ise beni ciddi şekilde tedirgin etti.
Osmancık civarında ancak kısa bir süre uyuyabildim. Yaklaşık 30–40 dakika sonra Merzifon’da büyük bir gürültü ve sarsıntıyla uyandım. Önce otobüs sağa sola savruldu, ardından önümdeki koltuğa doğru fırladım ve altımda insanlar olduğunu fark ettim. Uyku sersemi halde yaşadığımız panik tarif edilemezdi. Kendimi toparladıktan sonra diğer yolcuların yardımıyla otobüsten çıkabildim.
Çok şükür ciddi bir fiziksel yaralanmam olmadı. Ancak yerde yatan yaralı insanları görmek, çığlıkları ve ağlamaları duymak beni derinden etkiledi. Dakikalarca şok içinde ağladım ve daha sonra kontrol amacıyla hastaneye götürüldüm.
Kazanın nedenini yetkili makamlar belirleyecektir. Şoförün nasıl bir hata yaptığına ilişkin kesin bir değerlendirme yapamam; ancak yolcu güvenliğinden sorumlu olan Metro Turizm’den ve otobüsü kullanan şoförden şikayetçiyim.
Bu olayın maddi boyutu da oldu. Kazada gözlüğüm kırıldı, Airpods’um kayboldu ve bu yüzden ciddi maddi zarara uğradım. Yaşadığım psikolojik etkiler ise hâlâ devam ediyor; olayı her anlattığımda gözlerim doluyor, ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Bu yolculuğa çıkma sebebim ise çok daha acıydı. 15 Temmuz sabahı dedemin vefat haberini almış, cenazesine katılmak için Samsun’a gidiyordum. Eğer otobüsün devrildiği yer biraz daha farklı bir nokta olsaydı, belki de ailem bu kez benim cenazemi kaldırmak zorunda kalacaktı. Bu düşünceyi aklımdan çıkaramıyor, yaşadığım travmayı atlatmakta zorlanıyorum.
Yaşadığım mağduriyet nedeniyle Metro Turizm’den maddi ve manevi zararlarımın karşılanmasını, kazaya ve yolculuk boyunca yaşanan ihmallere ilişkin kapsamlı bir inceleme yapılmasını ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için gerekli tüm önlemlerin ivedilikle alınmasını talep ediyorum.













