International Bilişim’e tamir için gönderdiğim ürünümle ilgili yaşadığım süreci ve buna bağlı mağduriyetimi paylaşmak istiyorum. Ürünümü 13 Nisan’da İstanbul’dan kargoya vererek Beşyol Mah. Beşyol Yanyolu Cad. No:** Ofis**Küçükçekmece/İstanbul adresindeki servise gönderdim. Ürün takip kodum LVPMEG3BZK’dır. Tarafıma yaklaşık 9.500 TL tamir ücreti ve ayrıca 2.300 TL tutarında ayrı bir servis ücreti bildirildi, tamir işlemi yapılırsa servis ücretinin alınmayacağı, ancak tamirden vazgeçersem bu 2.300 TL’yi mutlaka ödemem gerektiği söylendi.
Kurum, ürünümdeki arızanın voltaj değişimi kaynaklı olduğunu ve kendi hukukçuları tarafından hazırlanacak bir formu elektrik sağlayıcımıza iletmemiz halinde, yaklaşık 9.000 TL’yi aşan tamir ücretinin elektrik sağlayıcımız tarafından bize ödeneceğini, bu para iadesini almamız konusunda da yanımızda olacaklarını sözlü olarak garanti etti. Ancak bu beyanların yazılı olarak verilmesini talep ettiğimde, kesinlikle yazılı veremeyeceklerini, sadece sözlü ifade edebileceklerini, en fazla ses kaydı paylaşabileceklerini belirttiler. Günümüz koşullarında net asgari ücretin 28.075,50 TL olduğu düşünüldüğünde, 9.000 TL’yi aşan bir tamir ücretinin neredeyse asgari ücretin üçte birine denk gelmesi, bu sürecin ne kadar ağır ve riskli bir maddi yük oluşturduğunu gösteriyor.
13 Nisan’dan 28 Nisan’a kadar geçen süreçte, arama, SMS ve mail iletişiminde sürekli sorun yaşadım. Bana kurumsal hat yerine bireysel bir numaradan “uygunsanız arayalım” şeklinde mesajlar gönderildi, uygun olduğumu belirttiğim halde geri dönüş yapılmadı. Bu numaranın kendilerine ait olduğu müşteri temsilcisi tarafından teyit edilmesine rağmen, resmi mail adreslerine gönderdiğim bilgilendirme ve taleplere hiçbir yanıt verilmedi. Uygun olduğumu açıkça belirttiğim zaman aralıklarında hiçbir arama yapılmazken, bambaşka ve uygunsuz zamanlarda arama yapıldı, bu aramalara cevap veremediğim için de sanki ben görüşmek istemiyormuşum gibi itham edildim. Arama yapılmayan zamanlarda aranmışım gibi SMS ile uyarı mesajları gönderildi, GSM operatörüm üzerinden kontrol ettiğimde ise ilgili saatlerde herhangi bir arama kaydı bulunmadığı açıkça görülüyor.
Müşteri hizmetleri ile yaptığım görüşmelerde şikayetimi defalarca iletmeme rağmen sözüm kesildi, ne anlattığım tam olarak dinlendi ne de sağlıklı bir iletişim kuruldu. Görüşmeler ilerledikçe tutumları daha da kaba ve suçlayıcı bir hale geldi, çözüm odaklı olmak yerine sürekli olarak beni suçlayan, baskı kuran bir yaklaşım sergilendi. Tüm bu süreç boyunca net, şeffaf ve yazılı bir bilgilendirme talep etmeme rağmen bana sadece sözlü vaatlerde bulunuldu. İade işlemini gerçekleştirecek kurum kendileri olmadığı halde, kendi hazırlayacakları formu iletip başvuru yapmamız durumunda iadenin kesin olarak alınacağını sözlü şekilde garanti eden bir dil kullanıyorlar; ancak bu garanti talebim üzerine yazıya dökülmek istendiğinde, müşterinin kendisini korumaya almasını sağlayacak hiçbir yazılı beyanı kesinlikle vermiyorlar.
Şu an ürünüm iade sürecinde, herhangi bir ödeme yapmadım ve cihaz bana ulaştığında kapıda ödeme talep edileceği belirtiliyor. Talep ettikleri 2.300 TL’lik servis ücretinin, şeffaf olmayan ve sadece sözlü taahhütlere dayanan bu süreçte bir baskı aracına dönüştüğünü düşünüyorum. Hukuken asıl iade yapacak şirket kendileri olmadığı halde, “yanınızdayız” ve “garanti” gibi ifadelerle güven verip, iş yazılı güvenceye dökülmek istendiğinde tamamen geri adım atmalarından dolayı büyük bir güvensizlik yaşıyorum.
Ben hem kendi mağduriyetimin görünür olmasını hem de başka kişilerin benzer bir süreçle karşılaşmamasını istiyorum. Bu nedenle yaşadıklarımın halkın görebileceği şekilde açıkça paylaşılmasını ve firmanın bu iletişim ve bilgilendirme yaklaşımıyla ilgili olarak gerekli incelemenin yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar