28 Mart 2026 tarihinde Ceva aracılığıyla Kocaeli‑Gebze’den İstanbul Bağcılar’daki depoya Arzum markalı elektronik ev eşyası taşıdım. Yükleme sırasında da yağmur yağıyordu; ancak aracın içi kesinlikle ıslak değildi, kasa su almıyordu. Buna rağmen ürünler bana baştan itibaren ambalajsız, tamamen açık koliler halinde yüklendi; gıda ve elektronik eşya taşımacılığında olması gereken streç, jelatin veya benzeri hiçbir koruyucu ambalaj uygulanmadı. Yağmur riskine rağmen bu konuda hiçbir önlem alınmadı.
Araç yüklendikten sonra depoda tam 3 gün boyunca açık alanda yağmur altında bekletildi; herhangi bir koruma ya da kapalı alan imkanı sağlanmadı. 31 Mart 2026 tarihinde aracı boşalttığımızda, 3 kolide hafif ıslanma olduğu görüldü ve depoda bu durumla ilgili tutanak tutuldu. Depo sorumlusu, kolilerin içini açıp ürünlerin durumunu görmemize müsaade etmedi, sadece tutanak düzenlemekle yetindi; bu yüzden hangi ürünlerin nasıl etkilendiğini de göremedim. Buna rağmen Ceva, depolama ve ambalajlama sorumluluğu kendilerinde olmasına karşın, oluşan durumu tamamen bana, yani nakliyeciye mal etmeye çalışmaktadır. Eğer araçta su alma problemi olduğunu düşünüyorlarsa, bu durumda en başta bu ürünü bu araca yüklememeleri gerekirdi.
Bu taşıma karşılığında Ceva’ten toplam 10.200 TL alacağım bulunmasına rağmen, tarafıma sadece 2.000 TL ödeme yapıldı; kalan 8.200 TL ise hâlâ ödenmedi. Beni yüklemeye yönlendiren yetkililere defalarca ulaşmama rağmen, çoğu zaman telefonlarıma cevap vermiyorlar. Ulaştığımda ise “bize bilgi vermedikleri için para yatıramıyoruz” gibi net olmayan gerekçelerle ödememi geciktiriyorlar.
Ben, yükleme şekli, ambalajlama ve depolama süreci tamamen Ceva’nın kontrolü ve sorumluluğunda olduğu için, hak ettiğim 8.200 TL tutarındaki kalan ödemenin eksiksiz ve ivedi şekilde hesabıma yatırılmasını talep ediyorum. Yaşadığım bu mağduriyetin giderilmesini ve benzer durumda olan taşımacıların da aynı sorunla karşılaşmaması için gerekli iç değerlendirmelerin yapılmasını istiyorum.
Yorumlar