İptal Edilen Turun Ve Vize Ücretinin Geri Ödenmemesi
TÜRSAB a Grubu a-15262 belge numaralı Tatilflex (bir aktivite Turizm tic. Ltd. Şti.) üzerinden 16–31 Temmuz tarihleri arasını kapsayan uçaklı Büyük Avrupa Turu satın aldım. Turu 1 Temmuz tarihinde iptal ettirdim ancak üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen yaklaşık 230.000 TL tutarındaki ücret iadem tarafıma hâlâ yapılmadı. Firmanın kendi internet sitesinde de TÜRSAB a Grubu seyahat acentesi olarak faaliyet gösterdiği belirtilmektedir.
Bu süreçte firma ile defalarca telefonla ve WhatsApp üzerinden iletişime geçmeye çalıştım. Çoğu zaman telefonlarıma cevap vermiyorlar, mesajlarıma dönüş yapmıyorlar. Nadir olarak ulaştığımda ise “Bugün ücretinizi yatıracağız.” denilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadı, sürekli farklı bahaneler üretilerek oyalanıyorum ve verilen sözler tutulmuyor. Ayrıca vize işlemleri için benden aldıkları vize randevu bedelini de söz verdikleri tarihlerde gerçekleştirmediler, bu nedenle ödediğim vize bedelinin de tarafıma iade edilmesini talep ediyorum.
Bir tüketici olarak ciddi mağduriyet yaşıyorum. Ödemesini yaptığım turun bedelinin ve vize için ödediğim tutarın daha fazla geciktirilmeden, eksiksiz şekilde tarafıma iade edilmesini ve yaşadığım mağduriyetin giderilmesini istiyorum. Aksi halde CİMER, TÜRSAB ve Tüketici Hakem Heyeti başta olmak üzere tüm yasal haklarımı kullanmaya devam edeceğimi bilgilerinize sunarım.
Gelişme
Tatilflex (bir aktivite Turizm) hakkında çok ciddi bir uyarıda bulunmak istiyorum. Ben de Tatilflex tarafından mağdur edilen çok sayıdaki kişiden biriyim. Aylar önce tur için ödememi yapmama rağmen tarafıma hiçbir hizmet sunulmadı, herhangi bir rezervasyon ya da somut organizasyon bilgisi verilmedi. Telefonlarım açılmıyor, mesajlarıma cevap verilmiyor ve hiçbir yetkili sorumluluk almıyor.
En düşündürücü olan, onlarca mağduriyet olmasına rağmen firmanın hâlâ sosyal medya ve diğer kanallar üzerinden reklam vererek yeni müşteriler toplamaya devam etmesidir. İnsanlardan yüksek tutarlarda para tahsil edilmesine karşın hizmet sunulmaması ve sonrasında iletişimin tamamen kesilmesi kabul edilemez bir durumdur. Şikayetvar üzerinde de benzer nitelikte çok sayıda şikayet olduğu, yaşananların kesinlikle münferit olmadığını düşündürmektedir.
Tüm bu tablo nedeniyle yaşanan sürecin nitelikli dolandırıcılık şüphesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu doğrultuda gerekli başvurularımı yapıyor ve hukuki süreci sonuna kadar takip ediyorum.
Benim gibi mağdur olan herkese açık çağrım şudur: Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle suç duyurusunda bulunun, CİMER üzerinden Ticaret Bakanlığına şikayette bulunun, bulunduğunuz il veya ilçedeki Tüketici Hakem Heyeti’ne ya da parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesi’ne başvurun. Elinizdeki tüm dekontları, yazışmaları, sözleşmeleri ve ekran görüntülerini mutlaka dosyanıza ekleyin.
Kimsenin emeğiyle kazandığı paranın bu şekilde heba edilmesine sessiz kalınmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben hukuki mücadelemi sürdürüyorum ve tüm mağdurların da haklarını aramasını tavsiye ediyorum.
En çok düşündüren konulardan biri de, aylar öncesinden peşin olarak tahsil edilen yüksek tutarlı ödemelerin bu süre boyunca nasıl kullanıldığıdır. Bizlere hiçbir hizmet sunulmazken ve sürekli oyalanırken, insanların paralarının aylarca firma tarafından kullanılmış olması ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bu süreçte ne bir vize randevusu alınmış ne de taahhüt edilen hizmetler yerine getirilmiştir. Buna rağmen firmanın hâlâ reklam vermeye ve yeni müşterilerden ödeme almaya devam etmesi vicdanları rahatsız etmektedir.



