Radisson Blu Resort & Spa, Çeşme Yaşadığım Mağduriyet
20 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’dan kendi aracımla tatil amacıyla Çeşme’ye geldim. Ayağımdaki rahatsızlık nedeniyle genellikle tek başıma yürüyüş yapmayı seven, kimseyi rahatsız etmeden sakin vakit geçirmek isteyen biriyim.
27 Haziran’da Radisson Hotel Çeşme’nin bulunduğu bölgedeki otoparkı bir kez kullandım ve yan tarafta bulunan boş bir villanın önünde sadece hatıra fotoğrafı çektim. Bu esnada yaşlı bir beyefendi yüksek sesle kim olduğumu ve orada ne yaptığımı sordu. Hiçbir şekilde tartışmaya girmeden, saygısızlık yapmadan bölgeden ayrıldım. Aynı gün polis tarafından karakola çağrıldım ve Radisson Hotel çevresinde ne yaptığım soruldu. Bu durum beni son derece rahatsız etti.
1 Temmuz sabahı saat 07.30 civarında ise yalnızca bölgede bulunan ortak ATM’den para çekmek için kısa süreliğine aynı yere gittim. Otelin bahçesine ya da otoparkına girmedim, yaklaşık 5 dakika kadar bölgede kaldım. Buna rağmen aynı gün tekrar polis tarafından çağrıldım ve Çeşme’yi kısa süre içerisinde terk etmem gerektiği söylendi.
Ben orada kimseyi rahatsız etmedim, hiçbir zarar vermedim, taşkınlık ya da uygunsuz bir davranışta bulunmadım. Sadece tatil yapmak ve huzurlu birkaç gün geçirmek isterken, polis çağrıları ve bölgede istenmeyen kişi muamelesi görmem nedeniyle Çeşme’den ağlayarak ayrılmak zorunda kaldım. Tatilimi tamamen zehir eden bu süreçten dolayı Radisson Hotel Çeşme yönetiminden son derece şikayetçiyim.
Ortada herhangi bir zarar ya da hukuka aykırı davranışım yokken, bana neden bu şekilde yaklaşıldığını anlamakta güçlük çekiyorum. Büyük ve kurumsal bir otelin, bölgesinde bulunan insanlara bu kadar sert ve dışlayıcı bir tavırla yaklaşmasını doğru bulmuyorum. Yaşadığım bu mağduriyetin açıklığa kavuşturulmasını ve benzer bir durumun başka misafirlere ya da bölgeye gelen ziyaretçilere yaşatılmamasını bekliyorum.





