Longchamp Çanta Kaybı, Şoförün Saygısız Tutumu Ve Yanıltıcı Konaklama
Pronto Tour’dan 02.08.2026–09.08.2026 tarihleri arasında üç kişilik aile olarak satın aldığımız Benelux turu sırasında hem güvenlik hem de personel tutumu açısından ciddi bir hayal kırıklığı yaşadık.
Turun son günü, rehberimiz G**** Hanım’ın yönlendirmesiyle Paris’te Benelux mağazasına götürüldük ve tur programında da yer alan bu alışverişte Longchamp marka mini bir çanta dahil çeşitli ürünler aldık. Tax‑Free işlemlerimiz için rehber, dönüşte havalimanında polis bazen ürünleri görmek isteyebileceği için aldığımız ürünleri yanımıza almamız gerektiğini özellikle söyledi. Biz de bu nedenle alışverişlerimizin bulunduğu çantayı yanımıza aldık. Freiburg ve Basel turu da tamamlandıktan sonra havalimanına bırakıldık. Eve döndüğümüzde ise Longchamp mini çantanın eksik olduğunu fark ettik. Çantanın içinden sadece tek bir ürünün, üstelik turun son gününde ve herkes otobüsten indikten sonra alınmış olması, olayın tesadüfi bir çalınmadan çok, özellikle sorgulanması gereken bir durum olduğunu düşündürüyor. Daha önceki turlardan birinde de misafirler yokken araçta çalınma yaşandığını öğrenmemiz, bu konunun Pronto Tour tarafından ciddiyetle araştırılması gerektiğini gösteriyor.
Tur rehberinin genel olarak işini yaptığını söyleyebilirim; ancak zaman zaman üslubunun sınırı aşan, hadsizleşen bir tona kaydığını gördük ve zaten misafirlerden biri kendisini bu konuda uyardı. Asıl rahatsız edici davranış ise şoförden geldi. Şoförün araç seyir halindeyken cep telefonu ile konuştuğuna şahit olduk. Ayrıca Trier’de rehberin önerdiği bir dönercide verilen molada, şoförün orada biriyle yüksek sesle, bozuk ağızla ve etraftaki herkesin dikkatini çekecek şekilde konuşması son derece rahatsız ediciydi. Bunca kişinin canı emanet edilen birinin bu kadar saygısız ve laubali bir tutum sergilemesi kabul edilemez. Tüm bunların üzerine bir de “turizm geleneği” denilerek otobüs içinde şoför için kişi başı en az 5 euro olacak şekilde bahşiş toplanması, üstelik “mecbur değil ama…” denilerek garip bir baskı ortamı oluşturulması da bize son derece yanlış geldi.
Tur içeriği, rehberin bilgilendirmeleri ve yönlendirmeleri genel anlamda fena değildi; ancak satış aşamasında belirtilen konaklama konusunda da hayal kırıklığı yaşadık. Turu satın alırken programda “Amsterdam’da 2 gece konaklama” olarak belirtilmiş olmasına rağmen, konaklamamız Leiden’deki bir Hilton otelde yapıldı. Rehber bu durumu anlatırken “Fiyat uygun, Amsterdam’da nasıl konaklatalım, o yüzden böyle” şeklinde ifadeler kullandı. Bu, “Amsterdam” diye satılıp Amsterdam dışında konaklatılan, tabiri caizse Konya‑Kenya misali yanıltıcı bir durumdur.
Son gün otobüste yaşanan ve çantadan sadece bir adet ürünün alınmasıyla ortaya çıkan çalınma olayının zamanı ve şekli itibarıyla mutlaka detaylı bir şekilde irdelenmesini, benzer olayların daha önce de yaşandığı söylendiği için araç içi güvenliğin ve personel denetiminin ciddi biçimde gözden geçirilmesini istiyorum. Pronto Tour’un bu konuda sorumluluğunu yerine getirerek hem bu turda yaşanan çalınma olayı hem de şoförün uygunsuz tavırları ve yanıltıcı konaklama bilgisiyle ilgili gerekli incelemeyi yapmasını ve bir açıklama ile tarafıma geri dönüş sağlamasını talep ediyorum.
Değerli Misafirimiz, Şikayet ve önerileriniz ile ilgili taleplerinizi Müşteri temsilciniz veya Misafir ilişkileri departmanımız ile görüşebilirsiniz. Bizlere ulaşabilirsiniz. Saygılarımızla Prontotour
Pronto Tour müşteri yetkilisi bugün aradı. Leiden im Amsterdam'a bağlı olduğunu söyledi. İstanbul Küçükçekmece örneği verdi. Teşekkür ederim ama Leiden i bir tekrar teyit edin bence. Siz ona göre bedel ödemiş öyle seçmişsiniz turu dedi. Evet 2 gece Amsterdam konaklama diye bilerek seçtik.! Hırsızlık olayı içinde çok üzgün olduklarını, eşyalarımızın bizim kontrolümüzde olduğunu söyledi. Evet öyle ama ama bizim bu olay başımıza sokalarda, meydanlarda başımıza gelmedi, yazdım zaten nasıl olduğunu.
















