Yakıt Borusu Geri Çağırması Atlanarak Opel Corsa Teslim Edildi, Yangın Riski
Opel Türkiye/Stellantis ve İzmir Gaziemir Kahyaoğulları Opel’e sesleniyorum. Daha önce detaylarını paylaştığım 2021 model Opel Corsa GS aracımda, distribütör sistemlerinde açıkça görünen küresel kba 14107r (KHz-EB2) kodlu “Yakıt Borusu Hattı ve Valf” hayati güvenlik geri çağırma işlemi yapılmadan aracımın bana “eksiksiz onarıldı” denilerek teslim edilmesi, motor yangını riski taşıyan ağır bir güvenlik skandalıdır.
Bu geri çağırma işlemi, servis tarafından WhatsApp üzerinden basit bir “kampanya” gibi hafife alınmış, resmi faturadan tamamen gizlenmiş ve evrak süreci keyfi şekilde uzatılmıştır. Buna rağmen bugüne kadar Opel Türkiye/Stellantis cephesinden hiçbir üst düzey, isim ve unvanı belli sorumlu yönetici benimle iletişime geçmemiştir. Bu suskunluk, markanın hem müşterisine hem de hayati güvenlik konularına yaklaşımını çok net ortaya koymaktadır.
Ben, can güvenliğimi doğrudan tehlikeye sokan bu ağır kusuru ve sergilenen lakayıt tavrı kabul etmiyorum. Tüm yasal haklarımı saklı tutarak TÜBİS, GİB, Ticaret Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde resmi süreçleri sonuna kadar takip edeceğimi özellikle belirtiyorum. Opel Türkiye/Stellantis’ten ve ilgili bayiden derhal yazılı ve bağlayıcı bir çözüm protokolü hazırlanmasını, araç üzerindeki tüm mevcut ve varsa ek güvenlik geri çağırmalarının eksiksiz uygulanmasını ve yapılan her işlemin şeffaf biçimde tarafıma bildirilmesini istiyorum. Ayrıca, bu süreçten sorumlu üst düzey bir yetkilinin bizzat beni arayarak açıklama yapmasını ve marka adına açıkça sorumluluk üstlenmesini talep ediyorum.
Gelişme
Opel markalı 2021 model Corsa aracımın yetkili servisi Kahyaoğulları ve bağlı bulunduğu Opel Stellantis ile yaşadığım süreç, hem hukuki hem de etik açıdan kabul edilemez durumdadır. Aracım 17 Nisan’da Kahyaoğulları yetkili servisine girmiş, 3 Haziran’da ise ayıplı şekilde tarafıma teslim edilmiştir.
Bu süreçte yapılan en ağır ihlallerden biri, gerçekleştirilen işlemlere ait faturanın tam 58 gün boyunca benden bilinçli şekilde saklanmasıdır. Faturayı WhatsApp yazışmaları ve diğer tüm dijital kanallarda defalarca, açık ve net biçimde talep etmeme rağmen, yasal olarak en geç 7 iş günü içinde müşteriye teslim edilmesi zorunlu olan bu belge tarafıma kasten verilmemiş, hukuki hakkım açıkça ihlal edilmiştir. Üstelik 58 gün sonra büyük uğraşlar sonucu alabildiğim faturaya, bu skandal gecikme ve yaşanan ayıplı durumla ilgili en ufak bir şerh dahi düşülmemiştir.
Opel tarafından “kampanya” ve “lütuf” gibi lanse edilen bazı işlemlerin gerçekte yasal zorunluluk olmasına rağmen, bunların belgelerle kanıtlanacak ve şeffaf biçimde yürütülmediğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bu durum, şeffaflıktan tamamen uzak bir tutuma ve hukuki yükümlülüklerin görmezden gelindiğine işaret etmektedir.
Opel müşteri hizmetleriyle yaptığım yazışmalarda, kurumsal bir firmadan beklenmeyecek ölçüde konuya hakim olmayan, çelişkili, tutarsız ve sorumluluktan kaçan bir yaklaşımla karşılaştım. Kahyaoğulları yetkili servisi ise, WhatsApp üzerinden de kayıtlı olan lakayıt ve umursamaz tavrının ardından tam anlamıyla “kör, sağır ve dilsiz” bir profile bürünmüş, sorularıma sistematik biçimde yanıt vermemeyi tercih etmiştir. Bu davranışlar, müşteriyi ciddiye almayan, şeffaflıktan uzak ve güven zedeleyici bir kurumsal kültürün göstergesidir.
Bir müşteri olarak tüm yasal haklarımı korumak, savunmak ve sonuna kadar kullanmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’na, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ve TÜBİS üzerinden resmi şikayet başvurularında bulunmaktayım. Şikayetvar üzerinden de Opel Stellantis ve Kahyaoğulları’nın hukuka ve müşteri haklarına aykırı bu tutumunun açıkça kayıt altına alınmasını, süreçle ilgili gereken incelemelerin ivedilikle yapılmasını ve tarafıma yazılı, net ve sorumluluk üstlenen bir özür sunulmasını talep ediyorum.
















