Opel Türkiye Ve Kahyaoğulları’nın Oyalama Taktikleri Ve Dijital Fatura Gecikmesi
Şikayet konusu firmaların (Stellantis/Opel Türkiye ve Kahyaoğulları) yürüttüğü oyalama taktiklerine karşı hukuki durumun netleştirilmesi zorunluluğu doğmuştur.
“Lütuf” gibi sunulan garanti teklifi: Şirket yetkililerinin, kaza dışı kronik ekran arızasını ve gizlenen diğer kampanya parçasını bir “lütuf” veya “iyi niyet jesti” gibi sunarak ücretsiz değişim teklif etmesi hukuken hükümsüzdür. Kurumsal iş hattından atılan mesajlarla tescillenen fabrikasyon gizli ayıpların ücretsiz olarak giderilmesi, 6502 sayılı Kanun uyarınca firmanın yasal ve zorunlu mükellefiyetidir.
“Dijital fatura ancak oluştu” bahanesi: Aracın 2 Haziran 2026’da teslim edilmesine rağmen faturanın 55 gün sonra “dijital sistem yeni kuruldu/ancak oluştu” denilerek geciktirilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Madde 231/5’teki 7 günlük yasal sürenin açık ihlalidir. Dijital altyapı bahaneleri, malı mevzuattan ve kesilecek usulsüzlük cezalarından kaçış kılıfı olamaz.
Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı nezdindeki şikayetlerim resmi olarak işleme alınmış olup yasal takvim işlemektedir. Karar yetkisine sahip üst düzey bir yönetici tarafından somut ve yazılı bir çözüm paketi sunulmadığı müddetçe, bu oyalama taktiklerine karşı duruşumdan ve yasal haklarımdan asla vazgeçmeyeceğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm.
Gelişme
Opel Türkiye/Stellantis ve İzmir Gaziemir Kahyaoğulları Opel’e sesleniyorum. Daha önce detaylarını paylaştığım 2021 model Opel Corsa GS aracımda, distribütör sistemlerinde açıkça görünen küresel kba 14107r (KHz-EB2) kodlu “Yakıt Borusu Hattı ve Valf” hayati güvenlik geri çağırma işlemi yapılmadan aracımın bana “eksiksiz onarıldı” denilerek teslim edilmesi, motor yangını riski taşıyan ağır bir güvenlik skandalıdır.
Bu geri çağırma işlemi, servis tarafından WhatsApp üzerinden basit bir “kampanya” gibi hafife alınmış, resmi faturadan tamamen gizlenmiş ve evrak süreci keyfi şekilde uzatılmıştır. Buna rağmen bugüne kadar Opel Türkiye/Stellantis cephesinden hiçbir üst düzey, isim ve unvanı belli sorumlu yönetici benimle iletişime geçmemiştir. Bu suskunluk, markanın hem müşterisine hem de hayati güvenlik konularına yaklaşımını çok net ortaya koymaktadır.
Ben, can güvenliğimi doğrudan tehlikeye sokan bu ağır kusuru ve sergilenen lakayıt tavrı kabul etmiyorum. Tüm yasal haklarımı saklı tutarak TÜBİS, GİB, Ticaret Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde resmi süreçleri sonuna kadar takip edeceğimi özellikle belirtiyorum. Opel Türkiye/Stellantis’ten ve ilgili bayiden derhal yazılı ve bağlayıcı bir çözüm protokolü hazırlanmasını, araç üzerindeki tüm mevcut ve varsa ek güvenlik geri çağırmalarının eksiksiz uygulanmasını ve yapılan her işlemin şeffaf biçimde tarafıma bildirilmesini istiyorum. Ayrıca, bu süreçten sorumlu üst düzey bir yetkilinin bizzat beni arayarak açıklama yapmasını ve marka adına açıkça sorumluluk üstlenmesini talep ediyorum.

















