Yenidoğan Paketi Başvurusu Tek Gelirli Hane Ve Kira Gideri Göz Ardı Edildi
İBB’nin Esenler ilçesinde ikamet eden bir vatandaşı olarak, İBB web sitesi üzerinden 24 Haziran 2026 tarihinde Yenidoğan Paketi için başvuruda bulundum. Başvuru formunda hanede sadece benim çalıştığımı, eşimin çalışmadığını açıkça belirttim. Elime geçen net maaşımın 40.000 TL olduğunu, sigorta primimde görünen brüt tutarın ise daha yüksek olduğunu biliyor olmama rağmen gerçekçi olması için net geliri yazdım. Ayrıca her ay 20.000 TL kira ödediğimi de forma ekledim. Buna rağmen yapılan değerlendirmede bu kritik bilgiler adeta hiç yokmuş gibi davranıldığını gördüm.
Başvuru sonucumu İBB’nin web sitesindeki sorgulama ekranından kontrol ettiğimde, başvurumun “Başvuru Olumsuz Değerlendirme” şeklinde sonuçlandığını ve yalnızca sosyal işler ve yardım esasları yönetmeliği kapsamındaki kriterlere göre olumsuz bulunduğunun yazıldığını gördüm. Ancak hangi kritere takıldığım, neden olumsuz değerlendirildiğim, kira giderimin ve hanede tek çalışan olmamın nasıl hesaba katıldığı konusunda hiçbir açıklama yok. Alo 153’ü aradığımda da temsilci sistemdeki reddedilme gerekçesini detaylı şekilde göremediğini, sadece itiraz/şikayet kaydı oluşturabileceğini söyledi.
Şu an eşim hamile, bebeğimizin doğumu çok yaklaştı ve hanede tek gelirle, bunun yarısını kiraya vererek geçinmeye çalışıyoruz. Buna rağmen, sistemin sigortadaki brüt prim tutarına göre otomatik bir eleme yaptığı, başvuru formuna yazdığım net gelir, yüksek kira gideri ve eşimin çalışmıyor oluşu gibi gerçek hayat şartlarını neredeyse hiç dikkate almadığı izlenimini edindim. Dijital değerlendirmenin bu kadar katı, esneklikten uzak ve ezbere işlemesi hem adaletsiz bir sonuca yol açıyor hem de gerçekten desteğe ihtiyaç duyan ailelerin önünü kesiyor.
Bu nedenle, öncelikle başvurumun otomatik bir robot ya da salt SGK brüt verilerine bağlı bir algoritma ile değil, bir uzman tarafından ayrıntılı şekilde ve manüel olarak yeniden incelenmesini talep ediyorum. Değerlendirmenin SGK’da görünen brüt rakam üzerinden değil, elime geçen net maaşım olan 40.000 TL üzerinden yapılmasını ve özellikle aylık 20.000 TL kira giderimin hane bütçesi hesabına dahil edilmesini istiyorum. Hanede tek çalışan olmam, eşimin çalışmaması ve çok yakında doğum yapacak olması mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Gerekirse evimize bir sosyal inceleme görevlisi yönlendirilerek gerçek yaşam koşullarımızın yerinde tespit edilmesini, bunun ardından Yenidoğan paketi hakkındaki başvurumun yeniden değerlendirilmeyi hak eden bir başvuru olarak ele alınmasını ve uygun görülmesi halinde Yenidoğan paketinin tarafımıza ulaştırılmasını talep ediyorum. Ayrıca İBB’nin kullandığı gelir değerlendirme sisteminde kira, tek çalışan hane durumu ve net gelir gibi temel unsurların daha adil ve şeffaf bir şekilde hesaba katılacak biçimde gözden geçirilmesini istiyorum.
24.06.2026 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesi üzerinden Yenidoğan paketi için başvuru yaptım. Başvuru sonucumu yine İBB’nin web sitesindeki sorgulama ekranından öğrendim ve yaklaşık üç gün sonra başvurunun olumsuz değerlendirildiğini gördüm. Herhangi bir ek inceleme yapılmadan, sadece kağıt üzerindeki gelire bakılarak karar verildiğini düşünüyorum. Başvuru formunda ayda 40.000 TL net gelirim olduğunu, bunun 20.000 TL’sini kiraya ödediğimi ve hanede sadece bir kişinin çalıştığını açıkça belirttim. Kira dışında aylık yaklaşık 5.000 TL fatura giderim ve sadece işe gidip gelmek için 2.520 TL ulaşım masrafım bulunuyor. Yani daha mutfağa bir pazar poşeti girmeden, boğazımdan tek lokma geçmeden cebimden 27.520 TL çıkıyor. Buna rağmen muhtaçlık hesabı yapılırken bu zorunlu giderlerin görmezden gelinmesi, sadece brüt rakamlara bakılması, içinde yaşadığımız İstanbul şartlarından ne kadar kopuk bir sistemle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Sistem zam yaparken iğneden ipliğe her kalemi tek tek ve kuruşu kuruşuna hesaplayabiliyor. Suya, ulaşıma, vergilere, harçlara gelince hiçbir detayı atlamayan bu yaklaşım, sıra vatandaşın geçim mücadelesini anlamaya gelince adeta körleşiyor. İstanbul gibi fahiş kira, fatura ve ulaşım maliyetlerinin olduğu bir şehirde bu giderleri yok sayarak muhtaçlık sınırı belirlemek, gerçeklikten tamamen kopmuş bir bakış açısıdır. İnsanı asıl kahreden de bu çelişki ve duyarsızlıktır. Ben artık İBB’den herhangi bir yardım talep etmiyorum, sosyal belediyecilik adı altında anlatılan sözlerin ve vaatlerin kendi yaşadığım örnekte kağıt üzerinde kaldığını düşünüyorum. Muhtaçlık sınırı altında kabul edilmek için daha ne olması gerektiğini gerçekten merak ediyorum, illa sokakta, aç ve açıkta kalmamız mı bekleniyor. İstanbul’un gerçek yaşam maliyetlerini, özellikle kira ve temel giderleri hesaba katmayan bu değerlendirme sistemini protesto ediyor, uğradığım bu haksızlığı kabul etmediğimi kamuoyuna ve ilgili birimlere açıkça ifade ediyorum.
















