Baklava Dükkanında Emir Tonlu Kasiyer

Annemin sürekli baklava aldığı bir yerdi. Bir gün işten çıkınca ben de baklava almak için uğradım. Daha önce orada kapalı bir hanım vardı, ilk taşındığımız zamanlarda görürdüm. Bir de siyah saçlı, saçını toplu kullanan bir kız vardı; ismi Ezgi mi Eylül mü tam hatırlamıyorum. İçeri girdiğimde ne almak istediğimi söyledim. Yeni gelen bir çalışan yardımcı oldu. Güler yüzlüydü, sadece biraz heyecanlıydı ama gayet nazikti. Sonra kasadaki, saçı toplu olan hanımefendiye kapalı çalışanı sordum. “Kapalı bir hanım vardı, o nerede acaba? ” dedim. “Ayrıldı” dedi. Ben de “AA, çok tatlı bir kızdı, camdan selamlaşır, birbirimize el sallardık, kalp yapardık” dedim. Neden ayrıldığını sorunca alaycı bir şekilde “Kendisine sor, bana ne” dedi. Açıkçası bu tavır karşısında şaşırdım. Baklavayı koyan kıza dönüp “Biraz fazla sinirli sanırım” dedim. O sırada bana yardım eden kız da biraz heyecanlıydı. Ben de onu rahatlatmak için “Ben de ilk girdiğim işlerde çok heyecanlanırdım, sakin ol, acelem yok” dedim. Bana teşekkür etti, gerçekten çok tatlı bir kızdı. O sırada kasadaki hanımefendi “Efendim? ” diye seslendi. Ben de “Size demiyorum” dedim ve konu kapandı. Daha sonra içerisi kalabalıklaştı. Yardım eden kız zorlanmasın diye başka ürün almadım ve kasaya geçtim. Kasada bana “Barkodunu getir” diye emrivaki bir şekilde konuştu. “Efendim? ” dedim, tekrar “Barkodu” dedi. Açıkçası müşteriye bu şekilde emir verir gibi konuşulmasını çok yanlış buldum. Barkodu alıp verdim, “Kolay gelsin” dedim ve çıktım. Ömrümde böyle bir muameleyi hiçbir yerde görmedim. Bu yüzden bir daha asla gitmem. Aileme ve arkadaşlarıma da tavsiye etmeyeceğim. Daha önce ediyordum ama artık etmiyorum. Biz çalışırken müşteriye her zaman güler yüzlü olmaya çalışırdık. Bazen iki dakika suratımız asılsa bir sürü laf işitirdik. Gülmek zorunda değilsiniz ama müşteriye emir verir gibi konuşmak da doğru değil.















