Bereket Sigorta’nın Karar Bildirilmeden İlamlı İcra Takibi Ve Ek Masrafları
Bereket Sigorta A.Ş. hakkında, sigorta tahkim sürecinde yaşadığım haksız icra işlemi nedeniyle şikayetçiyim. 16.09.2025 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na yaptığım başvuru sonucunda açılan 2025/E‑530412 sayılı dosyada hakem, 27.01.2026 tarihinde davamı reddederek sigorta şirketine 9.000 TL vekâlet ücreti ödememe karar vermiştir. Bu karar bana 05 Şubat’ta tebliğ edilmiş olmasına rağmen, Bereket Sigorta’nın 02 Şubat tarihinde, yani karar henüz bana tebliğ edilmeden ilamlı icra takibi başlattığını 11 Şubat’ta UYAP üzerinden öğrendim.
10 günlük itiraz sürem dahi dolmadan ilamlı icra yoluna gidilmesi, iyi niyetli olmadığını düşündüğüm, aceleci ve hakkaniyete aykırı bir davranıştır. Ben, kararı tebliğ aldıktan sonra 12 Şubat’ta ödemeyi tamamladım ve dosya 17 Şubat’ta kapandı; ancak bu süreçte yalnızca 9.000 TL vekâlet ücreti değil, icra nedeniyle oluşan vekâlet ücreti ve icra dosya masraflarıyla birlikte toplam 17.100 TL ödemek zorunda bırakıldım.
Bereket Sigorta’ya e‑posta yoluyla ulaşıp, bana IBAN bildirilmesi halinde ilamlı icra yoluna gerek kalmadan ödemeyi zaten yapacağımı, buna rağmen icra takibine gidilmesinin mağduriyet yarattığını ilettim. Buna rağmen şirket, icra dosyasını kaldırmak veya icra kaynaklı masrafları telafi etmek yönünde herhangi bir adım atmadı.
Ben, borcumu ödemekten kaçınmadığım halde, karar bana tebliğ edilmeden ilamlı icra başlatılarak fazladan icra masrafı ve ek vekâlet ücreti ödetilmesini son derece haksız buluyorum. Sigorta şirketinin, müşterisini bu şekilde mağdur etmeden, öncelikle iletişim yolunu tercih etmesi gerektiğine inanıyorum.
Yaşanan bu süreç nedeniyle Bereket Sigorta’dan, ilamlı icra sebebiyle ödemek zorunda kaldığım tüm icra masrafları ve ek vekâlet ücretlerinin tarafıma iade edilmesini ve bu haksız uygulama için yazılı bir açıklama ve özür bekliyorum.
Sayın ilgili, Şirketimize iletmiş olduğunuz başvurunuz incelenmiştir. 2025/E-530412 sayılı dosya kapsamında 27.01.2026 tarihli hakem kararı ile hükmedilen vekâlet ücreti, sözleşmeli hukuk büromuz lehine hükmedilmiş olup, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca dava sonunda tarifeye dayanılarak karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti doğrudan avukata aittir. Bu nedenle söz konusu alacak bakımından şirketimizin tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. İcra sürecine ilişkin olarak ise; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince, istisnai kararlar dışında ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşme şartı aranmamaktadır. Kanun yoluna başvuru süresi, Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında taraflara tebliğ ile başlamakla birlikte, ilamın icrası kanun yolundan bağımsız bir hukuki süreçtir. Bu çerçevede, kararın yazılıp imzalanmış olması ilamlı icra takibine başlanması için yeterlidir; ayrıca tebliğin beklenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Kanun yoluna başvurulmuş olması da icrayı kendiliğinden durdurmamaktadır. Nitekim bu husus, yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabittir. Dolayısıyla somut olayda başlatılan icra takibi yürürlükteki mevzuata uygun olup hukuka aykırı bir durum söz konusu değildir. Bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla,
Sorun yapılan işlemin hukuki olmaması değil vicdani ve hakkaniyetli olmaması zaten, cevabınız ve yaklaşımınız beni memnun ve tatmin etmedi, yine belirtiyorum ki sizin gibi büyük ve güçlü bir firma ve/veya hukukçuları bu şekilde küçük rakamlar için bu yola meyletmemeli, benimle irtibat kurulsaydı zaten ben bu ödemeyi yapacaktım, ancak firmanız sanki borcunu ödemekten kaçınan biriymişim gibi icra yoluna başvurup bir de ekstra vekalet ücreti talep etti, hala sizden bir düzeltme bekliyorum.












