150.000₺ değerindeki fotoğraf makinesini internetten satışa çıkardık. İstanbul’dan bir alıcı çıktı. 12 Ocak 2026 tarihinde Konya’dan Yurtiçi Kargo ile gönderim yaptık. Gönderi, İstanbul’daki amcama teslim edilecek, alıcıyla yüz yüze görüşülerek bedel tahsil edilecekti.
Kargo 14 Ocak 2026’da İstanbul’a ulaştı. Aynı gün şebeke, amcamı kargo görevlisi gibi arayarak “kargoyu eşinize teslim edeceğiz” bahanesiyle teslimat kodunu talep etti. Bu esnada Yurtiçi Kargo sistemi üzerinden teslimat kodunun eş zamanlı gönderilmesi, güven oluşturarak kodun ele geçirilmesine yol açmıştır.
Bu kodla, İstanbul’daki Yurtiçi Kargo şubesinden kimlik ibrazı alınmadan, alıcı-gönderici doğrulaması yapılmadan ve mevzuata ve iç prosedürlere aykırı biçimde gönderi teslim edilmiştir. Teslimatı yapan şahıs da kuryedir ve şube personeli gibi teslimatı sağlamıştır.
Yargıtay içtihatlarına göre özellikle şubeden teslimlerde kimlik kontrolü zorunludur. Teslimat kodu kimlik doğrulamasının yerine geçmez. Yurtiçi Kargo bu işlemle ağır ihmal ve hizmet kusuru işlemiştir.
Daha vahimi; kamera kayıtları talep edildiğinde, ilgili şube bize kameraların olaydan bir gün önce “bozulduğunu” beyan etmiştir. İstanbul’daki şubede 150.000 TL’lik gönderinin kimliksiz teslim edilmesi ve kamera kayıtlarının bulunmaması kabul edilemez ve ciddi şüphe doğurmaktadır. Yurtiçi Kargo gibi Türkiye'nin önde gelen şirketinde bu şekilde büyük bir güvenlik açığı mı var (en iyi ihtimal)?
Ortada; 150.000 TL maddi zarar, açık mevzuat ihlali, güvenlik zafiyeti ve izah edilemeyen kamera kaydı kaybı bulunmaktadır.Talebimiz net: 150.000 TL zararımızın derhal karşılanması ve olayın şeffaf şekilde soruşturulmasıdır.
Aksi halde; Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacak, tazminat davası açılacak, dosya BTK, Ticaret Bakanlığı ve ilgili mercilere taşınacak, ayrıca konu basın ve sosyal medya yoluyla kamuoyuna duyurulacaktır. Doğacak tüm sonuçlardan Yurtiçi Kargo sorumludur.
Yorumlar