Cumhuriyet Bayramı Kutlamasında Elektrik Kesintisi Ve Müşteri Temsilcisi Yokluğu
Yazıklar olsun SEDAŞ
Yaklaşık yarım asırlık ömrümün neredeyse tamamı Gebze Çayırova bölgesinde geçti. Çocuktum, mum ve kandil ışıkları ile ders çalışırdık. Elektrik vardı ama bize yetecek kadar değil sanırım. Büyüdüm, lise, üniversite okudum, farklı şehirler gördüm, döndüm; nüfus değişmiş, evler, sokaklar değişmiş ama elektrik çilesi maalesef değişmemiş.
Hava muhalefeti nedeniyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını bugün yapmak durumunda kalan okullardan birinde görev yapıyorum. Çiseleyen yağmura aldırmadan minik ellerinde bayrakları sallayan çocuklarımız, işini gücünü bırakıp bayram coşkusuna ortak olmaya gelmiş velilerimiz oradaydı. Her şey vardı, herkes gelmişti ama elektrik yine ortalarda yoktu. Aradığınızda ulaşabileceğiniz, bilgi alabileceğiniz bir müşteri temsilcisi de yoktu elbet.
Yine de bütün kalbimle teşekkür etmek istiyorum Sepaş ve SEDAŞ kurumuna. En üst yöneticisinden teknisyenine, planlama yaptığına inandığımız mühendisine, sahada ter döken işçisine, emekçisine hepsine saygılarımı sunmadan geçemiyorum, özverili çalışmalarından, zerre fire vermeyen üstün hizmet kalitesinden, müşteri memnuniyeti konusunda emsali görülmemiş hassasiyetinden dolayı da ayrıca tebrik ediyorum.
Nostalji olsun diye bizi 1970-80-90 yıllarının koşullarından, şartlarından mahrum bırakmak istemeyen bu iki güzide kurumu nasıl öveceğimi, nasıl takdir edeceğimi inanın bilmiyorum. Ülkemin farklı şehirlerinde yaşayan diğer vatandaşlarımız adına hakikaten üzülüyorum, keşke sizler de bu iki kurumun müşterisi olabilme onurunu ve gururunu yaşayabilseydiniz, bu konforun keyfine sizler de varsaydınız.
Türkiye’nin onlarca şehrinden büyük bir bölge olmamıza, binlerce fabrikaya ev sahipliği yapmamıza, milyonlarla ifade edilecek rakamlara ulaşmış nüfusumuza rağmen bizi modern dünyanın nimetlerinden mahrum bırakan Sepaş–SEDAŞ kardeşlere kucak dolusu teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Cumhuriyet Bayramınız kutlu, ışıklı olsun.
Dün yaşadıklarım için yazdığım bu şikayet SEDAŞ yetkililerini çok üzdü sanırım, o kadar duygulanmışlar ki bugün 29 Ekim ve yine karanlığa mahkumuz, e doğrusu da bu tabii. Karışan yok sorgulayan yok yaptırım yok denetim yok ceza yok, zira her karanlık alabildiğine... Keşke SEDAŞ'i da verdiği hizmeti de mercek altına alan, bizlere senelerdir yaşattıkları için hesap soran birileri olsaydı
Yüzlerce şikayet sitem isyan karşınızdaysa alabildiğine sağır, kör ve dilsiz bir kurum. Müşteri hizmetleri demek istemiyorum bir telefon hattı; karşınızda elektrik kesintilerinin adreslerini belirten, sonra anlayışımız için teşekkür eden bir kayıt hepsi bu... Muhatap bulamamak, muhatap alınmamak çok acı. Yazık bu ülkenin insanına, yazık birilerinin burnunun dikine, umarsız, fütursuzca gitmelerine müsaade eden ülke gerçeklerine. SEDAŞ ta Sepaş ta okuma gereği bile duymuyorlar bu yazıları, duymuyorlar bu çığlığı. Hoş okusalar da verecekleri cevabı tahmin ediyoruz, yaşananlar yaşandığı ile kalıyor yurdumda. Kimseye bir yaptırım yok, ne yapıyorsun diye soran yok. Güle oynaya kazançlarına kazanç eklemeye devam ediyor, müşteriyi asla umursamıyorlar. Ne diyelim, Kader utansın












