Peugeot Türkiye Yetkili Servislerde PDİ Raporu İçin Bilgi Karmaşası Ve Sürekli Yönlendirme
Peugeot Türkiye ve Yetkili Servisler Arasında Tam Bir Bilgi Karmaşası! Basit Bir pdı Raporu İçin Günlerce Uğraştırıldım
2018 model Peugeot 3008 aracım için, aracın ilk teslimat sürecine ait pdı (Pre-Delivery inspection / Ön Teslimat Kontrol) raporunu talep etmek amacıyla ABC Peugeot Yetkili Servisi’ne başvurdum. Ancak yaşadığım süreç, Peugeot gibi dünya çapında bir markaya hiç yakışmayacak düzeyde plansız, ilgisiz ve koordinasyonsuz ilerledi.
İlk olarak danışma bölümüne başvurdum. Görevli, pdı raporunun ne olduğunu dahi bilmiyordu. Kendisine bu belgenin ne olduğunu ben anlatmak zorunda kaldım. Ardından beni satış bölümüne yönlendirdi. Kendisine bu raporun satış değil, servis tarafından verildiğini söylememe rağmen ısrarla satış bölümüne gönderildim.
Satış bölümüne geçtiğimde ise bu kez oradaki görevli beni tekrar servis bölümüne yönlendirdi. Sonrasında servis müdürü olduğu söylenen yetkiliyle görüştüm. Ne yazık ki kendisi de pdı raporu konusunda yeterli bilgiye sahip değildi. Aracımın 2018 model olduğunu söyleyerek bu raporun hiçbir şekilde verilemeyeceğini ifade etti ve “Peugeot Müşteri Hizmetlerini arayın, onlar anlatsın.” diyerek beni tekrar başka bir birime yönlendirdi.
Bunun üzerine Peugeot Türkiye Müşteri Hizmetleri ile görüştüm. Yaşadığım tüm süreci detaylı şekilde anlattım. Benden ruhsat ve kimlik fotokopisi istendi. İstenen belgeleri e-posta yoluyla ilettim. Kısa süre sonra tarafıma dönüş yapılarak, pdı raporunun yetkili servis tarafından verilebileceği bilgisi paylaşıldı.
Bu kez G**** B***** Peugeot Yetkili Servisi’ni aradım. Ancak bu defa da “Bu işlemi müşteri hizmetleri yapıyor.” denilerek yeniden müşteri hizmetlerine yönlendirildim.
Sonuç olarak aynı belge için servis, satış, servis müdürü ve müşteri hizmetleri arasında defalarca dolaştırıldım. Her görüştüğüm kişi birbirinden tamamen farklı bilgi verdi. Kimisi raporun ne olduğunu bilmiyor, kimisi verilemeyeceğini söylüyor, müşteri hizmetleri ise tam tersini ifade ediyor. Ortada tek bir doğru bilgiye ulaşabilmek dahi mümkün olmadı.
En düşündürücü olan ise, bir yetkili servis danışmanının ve servis müdürünün pdı raporu gibi temel bir konu hakkında bilgi sahibi olmamasıydı. Bu durum, Peugeot Türkiye’nin yetkili servisleri arasındaki iletişim ve eğitim eksikliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ben yalnızca aracımla ilgili yasal olarak talep edebileceğim bir belgeyi istememe rağmen saatlerimi telefon görüşmeleriyle geçirmek, farklı servislere yönlendirilmek ve her seferinde farklı cevaplar almak zorunda kaldım. Bu süreç hem zaman kaybına neden oldu hem de markaya olan güvenimi ciddi şekilde sarstı.
Peugeot Türkiye’den beklentim; bu bilgi karmaşasının neden yaşandığının araştırılması, yetkili servis personelinin gerekli eğitimleri almasının sağlanması ve pdı raporunun hangi şartlarda, hangi birim tarafından verildiğinin tüm servislerde standart hale getirilmesidir. Ayrıca yaşadığım mağduriyet nedeniyle tarafıma yazılı ve tatmin edici bir açıklama yapılmasını talep ediyorum.
Peugeot gibi global bir markanın müşterilerini servis, satış ve müşteri hizmetleri arasında sürekli dolaştırması kabul edilemez. Kurumsallık; müşteriyi yönlendirmek değil, sorunu ilk temas noktasında doğru şekilde çözebilmektir.
















