İzmir’de konaklayabileceğim en kaliteli, en kurumsal ve prestijli otellerden biri olarak gördüğüm için özellikle İzmir Marriott Otel’i tercih ettim. Markaya duyduğum güvenle, çocuklarımla birlikte huzurlu ve güvenli bir konaklama yaşayacağımı düşünerek otele giriş yaptım.
Ancak 25 Ocak 2026 tarihinde saat 18:00 civarında yaşadığım olay, hem hukuki hem de insani açıdan kabul edilemez niteliktedir. Saat bilgisini özellikle belirtiyorum; çünkü yaklaşık 30 dakika boyunca lobide resepsiyon görevlisinin evrak incelemesi yapması nedeniyle çocuklarımın yanında bekletilmek zorunda kaldım.
Kendi kimliğimi, çocuklarımın kimlik fotoğraflarını ve vukuatlı nüfus kayıt örneğini sunmama rağmen, velayetleri annelerinde olduğu gerekçesiyle benimle konaklayabilmeleri için benden “mahkeme izni” talep edildi. Oysa nüfus kayıt örneğinde çocuklarımın benim çocuğum olduğu açıkça görülmesine rağmen, eşimden ayrılmış olmam ve velayetin annelerinde olması gerekçe gösterildi. Beş yıldır kızlarımla defalarca farklı otellerde sorunsuz şekilde konaklamış bir baba olarak böyle bir uygulamayla ilk kez karşılaştım. Bu belgenin talep edilmesi için ne yasal bir dayanak ne de otelinizin bu yönde bir yetkisi bulunmaktadır.
Bu süreçte çocuklarımın yanında açık şekilde küçük düşürüldüm, rencide edildim ve bir baba olarak onur kırıcı bir muameleye maruz kaldım. Çocuklarıma durumu açıklamak zorunda bırakıldım ve konunun annelerine de yansımasıyla içinde bulunduğum durumun ağırlığını takdirlerinize bırakıyorum.
Bu uygulama yalnızca hukuka aykırı değil, aynı zamanda Marriott markasının kurumsal duruşu, misafir memnuniyeti anlayışı ve insan onuruna saygı ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır. Yaşatılan bu onur kırıcı durumun hem CİMER’e hem de kamuoyuna taşınacağını bilgilerinize sunarım.
Yorumlar