Köfteci Yusuf Şubesinde Çorbadaki Sinek Ve Umursamaz Personel
15 Haziran 2026 akşamı saat 21.45 civarında ailemle birlikte Manisa Yunusemre Millet Çarşısı’ndaki Köfteci Yusuf şubesine çorba içmek için geldik. Masaya ilk oturduğumuz andan itibaren bizimle ilgilenen garsonun umursamaz ve özensiz tavrı dikkatimi çekti, ancak geç saat olduğu ve çalışanların yorgun olabileceğini düşünerek çok üzerinde durmadık. Beş kişilik bir aileyiz; iki kardeşim hamburger, annem, babam ve ben ise çorba sipariş ettik. Sipariş alındıktan yaklaşık 10 dakika sonra garson gelip hamburger kalmadığını söyledi, bunun sipariş alınmadan önce belirtilmemiş olması da ayrıca can sıkıcıydı.
Bir süre sonra çorbalarımız geldi. Ben çorbamı içerken kâsenin içinde büyük bir kara sinek gördüm ve açıkçası şok oldum. Bu durum, mutfakta ve servis sürecinde yeterince titiz ve hijyenik çalışılmadığını açıkça gösteriyordu. Babam hemen garsona yetkili birini masamıza yönlendirmesini istedi. Masamıza müdür yardımcısı geldi, olayı anlatmaya çalışırken daha fazla açıklamaya gerek kalmadan doğrudan kâsedeki sineği gösterdik. Kendisi, çorbanın pişirildiği kazanda böyle bir şey olamayacağını, sineğin ya önceden kâsede olduğunu ya da mutfakta havada uçuşan sineklerin, havlu sallanırken çorbanın içine düşmüş olabileceğini söyledi. Ardından “Çorbayı yenileyelim mi yoksa adisyondan silelim mi? ” diyerek yalnızca bir tam et çorbasını adisyondan sildi. Bu süreçte ne samimi bir özür duyduk ne de pişmanlık ifade eden bir tavır gördük.
Daha da rahatsız edici olan, arkasındaki garsonun “Geçen hafta da oldu bu abla, normal, ne yapalım” şeklindeki ifadesiydi. Köfteci Yusuf gibi ülke çapında adı bilinen bir işletmenin çalışanlarının, hijyen konusunda bu kadar normalleştirici ve umursamaz tavırlar sergilemesi gerçekten kabul edilemez. Biz bunun üzerine garsondan daha yetkili birini çağırmasını istedik ancak yaklaşık 10 dakika masada beklememize rağmen kimse gelmedi. Sonunda babam masadan kalkıp içeri girerek “Daha yetkili biri nerede? ” diye sorduğunda, içeride bize bakan garsonun kendisini işaret etmesiyle durum daha da ciddileşti. Babam, garsonların bu bayağı ve gevşek tavrını gergin bir şekilde anlatmaya çalıştı.
Bunun üzerine şube müdürü, içeride tartışma büyümesin diye babama “Gel abi dışarı çıkalım” diyerek dışarıda bizimle konuştu. Müdür, müdür yardımcısı ve garsonların tavırları için özür diledi, durumu sakinleştirmek için çaba gösterdi ve yediklerimizin hesabını ödemek istediğimiz halde ücret almak istemedi, çay ikram edebileceğini söyledi. Hesabı almamaları jest gibi görünse de, benim için asıl sorun hem hijyen eksikliği hem de ilk aşamada personelin olayı normalleştiren ve yeterince ciddiye almayan tutumuydu.
Bu yaşadıklarımdan sonra Manisa’daki bu şubeye bir daha asla gitmeyi düşünmüyorum. Sırf olay daha fazla büyümesin diye hiçbir çalışanın ismini almadım; ancak bu durumun “normal” görülüp geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu düşünüyorum. Kâsedeki sineğin varlığı, garsonun “Geçen hafta da oldu, normal” sözleri ve müdür yardımcısının savunmacı yaklaşımı mutlaka ilgili birimler tarafından incelenmeli, hem hijyen şartları hem de personel eğitimi konusunda gerekli denetim ve yaptırımların uygulanmasını talep ediyorum.
















