05 Haziran 2025'de, Kurban Bayramı arifesinde, gece 02:00’de Adana’dan yola çıkarak yaklaşık 12 saat süren bir yolculuğun ardından saat 14:15 civarında Bodrum Hapimag Otel’e giriş yaptım.
3110 numaralı oda tarafıma tahsis edildi. Ancak odanın bulunduğu konumda yoğun deterjan kokusu, rutubet benzeri hava koşulları ve ortamın havasızlığı sebebiyle astımım tetiklendi ve ağır bir astım atağı geçirdim. Kronik alerjik astım hastası olarak bu tarz ortamlarda acil müdahale gereklidir. Yaşadığım durum acil müdahale gerektirirken, resepsiyondan yardım talep ettiğimde, herhangi bir taşıma desteği (shuttle aracı) sağlanamayacağı, kendi imkanlarımla yürüyerek resepsiyona gitmem ve su içmem gerektiği belirtildi.
Üstelik acil durumda kullanılabilecek herhangi bir tekerlekli sandalye, taşıma aracı ya da sağlık destek birimi tarafıma sunulmamıştır. Otele ait revirin varlığından söz edilse de, ulaşım konusunda hiçbir yardım yapılmamıştır. Hastalığım sebebiyle nefes almakta güçlük çekerken, yürümek zorunda bırakılmam hem fiziksel sağlığımı hem de psikolojik bütünlüğümü tehdit etmiştir.
Resepsiyona vardığımda tansiyonum 15/10’a yükselmiş, atak hâlâ devam ediyordu. Müdür odasında kısa bir süre dinlenmek durumunda kaldım. Bu esnada görevli kişi, eşime ulaşarak “eşiniz gayet iyi görünüyor, durumu endişe edilecek bir şey değil” yönünde gerçek dışı bir beyanda bulunmuştur. Eşim ve ben diyabet hastasıyız; sağlık durumumuz özel dikkat gerektirmektedir.
Durumun vahametini ifade etmeye çalıştığımda, görevliye “lütfen odadan çıkar mısınız” dediğimde şahıs bana ellerini bağlayıp alaycı şekilde gülümseyerek “Bana bir şey yaparsanız kötü olur” gibi tehdit algısı yaratabilecek, oldukça yakışıksız bir ifade kullanmıştır. Astım atağı geçiren bir bireyin yardım istemesi, bu tür bir tutumla karşılık görmemelidir.
Tüm bu yaşananlar yalnızca benim fiziksel ve ruhsal sağlığımı değil, yanımda bulunan 9 yaşındaki oğlumu da derinden etkilemiştir. Çocuğumun bu duruma şahit olması onun psikolojik gelişimi açısından ciddi bir travma unsuru
Yorumlar