13 Eylül’de Digiturk’e abone oldum. Tek isteğim gayet netti: “Sadece lig maçlarını izlemek istiyorum.” Bunu üç kez söyledim, dört kez de teyit ettirdim. Üstelik ödemeyi de peşin yaptım.
Ama sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu. Bana maçlardan başka her şeyi verdiler: Dizi, film, belgesel… Ama asıl istediğim lig maçları yok! Ben penguen belgeseli izlemek için üye olmadım ki!
Şimdi ise “Maçları izlemek istiyorsan 1049 TL daha ödemelisin” diyorlar. Vermek istemiyorum, iptal edeyim diyorum; bu defa da 1000 TL cayma bedeli çıkarıyorlar. Yani Digiturk mantığı şu: “Ya fazladan para ödeyeceksin ya da cezalandırılacaksın.”
Müşteri hizmetlerine ulaşmak ise tam bir komedi. Abone olurken hemen ulaşabiliyorsunuz, iptal isteyince ise bağlanmak neredeyse imkansız. Normal zamanda müşteri temsilcisine ulaşmak mucize gibi.
Ses kayıtları dinlensin: Ben sadece maç izlemek istedim, başka hiçbir şey talep etmedim. Ama bana maçsız Digiturk verdiler. Tam anlamıyla S**** O**** taktiğiyle köprü satışı gibi bir durum.
Müşteri temsilcilerine ise üzülüyorum. Onlar bizim öfkemizi yumuşatmaya çalışan emekçi kardeşlerimiz ama Digiturk yönetimi, köprü satarken onların sırtına yük bindiriyor.
Son sözüm: Digiturk’e vereceğiniz parayla güzel bir yemek yiyin, sevdiklerinizle keyif yapın ya da ihtiyaç sahibine verin. En azından paranızın karşılığını alırsınız.
Yorumlar