Aile Acısına Ticari Tekliflerle Yaklaşan Anadolu Sigorta
21 Eylül 2025 tarihinde bir trafik kazası geçirdik, sürücü bendim. Bu kazada oğlumu kaybettim, eşim hâlâ yatalak durumda ve diğer oğlumun bacağında kırıklar oluştu. Bugün 1 Ocak 2026 itibarıyla oğlum ayağındaki platinlerle, sekerek de olsa yürüyebiliyor ancak ileride ne kadar iyileşeceği hâlâ belirsiz. Eşim ise içinde bulunduğu fiziksel durum nedeniyle vefat eden evladımızın mezarına bile gidemedi. Kullandığı ilaçlar psikolojik etkileri bir nebze hafifletse de, daha tarihleri bile belli olmayan ameliyat süreçleri bizi bekliyor.
Bütün bu ağır sürecin yanında, Anadolu Sigorta’nın kaza ve vefat tazminatları için sunduğu tekliflerin biçimi ve içeriği bizi psikolojik olarak çok yıprattı. Elbette biliyoruz ki yaşadığımız acının ne maddi ne de manevi anlamda bir karşılığı yok, bu asla ölçülemez. Ancak avukatımız her çağırdığında, sigorta şirketinden gelen yeni ve farklı bir teklif yüzünden tekrar tekrar hayal kırıklığı yaşadık. Belki 10, belki daha fazla kez farklı teklif sunuldu ve bu durum, en başından beri acımıza rakam biçiliyormuş duygusunu fazlasıyla derinleştirdi.
Anadolu Sigorta’nın bu süreci tamamen ticari bir pazarlığa dönüştürmesi, yaşadığımız acıyı daha da artırdı. Biz “şu değerde uzlaşalım, bir an önce sonuçlansın, bu muhatabiyetten kurtulalım” derken, her seferinde bu değerin daha da aşağı çekilmeye çalışılması, “sizin acınız bize göre bu kadar bile etmiyor” hissi oluşturdu. Zaten sözleşme belli, süreç belli, hastaların durumu az çok ortada ve siz de yılların sigorta şirketi olarak bu alanda uzman olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Buna rağmen sürekli değişen, aşağı yönlü teklifler ve pazarlık modeliyle insanların duygularıyla ve sabrıyla oynanmasını, bizim açımızdan hiçbir şekilde kabul edilebilir bulmuyoruz.
Devletin sigortayı zorunlu tutmasını anlıyoruz, sizin de bu işi karşılıksız yapmadığınızın farkındayız, buna da bir itirazımız yok. Maddi desteğin bu süreçte ne kadar gerekli olduğunun bilincindeyiz ve işinizin gereğini yapmanızı bekliyoruz. Ancak bütün bunlara rağmen, bize sadece bir dosya numarası gibi davranılmasını, “üç kuruş para” için insanı bu kadar yoran ve değersiz hissettiren bir yaklaşımı asla doğru bulmuyoruz.
Ben Anadolu Sigorta’dan, yaşadıklarımızın ne somut ne de soyut bir karşılığı olmadığının farkına varılmasını ve bu tür dosyalarda rakamların ötesinde, hassasiyet ve insanlık odaklı bir yaklaşım gösterilmesini bekliyorum. Acımızın üstüne bir acı daha eklenmemesini, en azından bundan sonraki süreçte bize ve benzer durumda olan insanlara bir dosya numarası olarak değil, evladını kaybetmiş, ailesi ağır şekilde zarar görmüş birer insan olarak yaklaşılmasını talep ediyorum.
Ek bilgi olarak, ilgili dosya numaramız 147772***001’dir.
Merhaba, talebinizi 6676919 numaralı bildirim numarası üzerinden takip edebileceğinizi ve tarafınıza en kısa sürede dönüş sağlanacağını bilgilerinize sunar, iyi günler dileriz.
E-posta geldi... Yazdığım metinde yaşadığımız evlat acısını, eşimin yatalak durumunu ve ailece içine düştüğümüz psikolojik yıkımı en çıplak haliyle anlatmışken; aldığım cevabın yine sadece "rakam, rapor ve prosedür" odaklı olması, şikayetimin temel noktasının hiçbir şekilde anlaşılmadığını (veya anlaşılmak istenmediğini) açıkça göstermiştir. Gelen cevap o kadar basit ki alıntı yapma gereği bile duymuyorum. Ben size "dosya numarası değil, insanız" diyorum; siz bana "heyet raporu bekleniyor" diyorsunuz. Buradaki Şikayeti Okumadığınızı Düşünüyorum. ***Şikayet metnimde, her seferinde değişen ve aşağı çekilen tekliflerin bizi ne kadar yıprattığını belirtmiştim. Cevabınızda bu etik dışı pazarlık sürecine dair tek bir açıklama dahi yok.*** İki kazazede için ödeme yapılmış olması, üzerimizdeki yıpratıcı pazarlık politikanızı haklı çıkarmaz. Kazanın üzerinden aylar geçmiş, ailem parçalanmışken; sizin hala "anlaşma sağlanamadı" diyerek süreci bir ticari inatlaşmaya dökmeniz, en başta belirttiğim "acımıza rakam biçiliyor" hissini perçinlemektedir. Yazdıklarım bir "tazminat pazarlığı" değil, bir "insanlık ve nezaket" çağrısıydı. Ancak görüyorum ki kurumunuz, bir annenin/babanın feryadını dahi standart bir müşteri temsilcisi kalıbıyla cevaplayacak kadar gerçeklikten kopmuş durumda. Ya da evet biz haksısız. Kusura bakmayın kaza yaptık ve sizin cironuzu olumsuz etkiledik. Özür dileriz, tadınızı kaçırdık...
Söz konusu başvurunuza dair 6676919 numaralı bildiriminizle ilgili yetkililerimiz tarafından e-posta ile bilgilendirme yapılmıştır. Saygılarımızla, Anadolu Sigorta Müşteri İletişim Merkezi

















