Anadolu Hotels Esenboğa Thermal Aquaparkta Zeminin Kayganlığı
21.07.2026 tarihinde Ankara Büyük Anadolu Esenboğa Thermal Oteli’nin aquapark bölümünde yalnızca aquapark hizmetinden yararlanmak için bulunuyorduk. Saat yaklaşık 16.30–17.00 civarında 22 yaşındaki oğlum aquapark alanındaki beton zeminde kayarak düştü. Düşme sonucunda kaşı ciddi şekilde açıldı, kanaması oldu ve biz kendi imkanlarımızla Etlik Şehir Hastanesi’ne götürerek dikiş attırdık. Elimizde olay anına ve dikişe ilişkin fotoğraflar bulunmaktadır.
Aquaparkta zeminin kayganlığıyla ilgili herhangi bir uyarı levhası görmedik. Cankurtaran olduğu söylense de olay anında ortada görevli bir personel göremedik. İlk müdahale oteldeki revirde hemşire tarafından yapıldı, sadece Batikon sürülüp kapatıldı ve “Burada bir şey yok, hastaneye gitmeniz gerekiyor” denilerek bizi yönlendirdiler, herhangi bir tutanak tutulmadı.
Oğlum yaşadığı acı ve panik nedeniyle revirdeki hemşire ile kısa süreli bir tartışma yaşadı. Bunun hemen ardından yaklaşık 4–5 güvenlik görevlisi oğlumun üzerine yürüdü. Güvenlik görevlilerinden birinin oğlumun ayağına bastığına ve tehditkar tavırlar sergilediğine bizzat şahit oldum. Sonrasında da bizi otelden dışarı çıkardılar.
Bu süreç hem oğlumun fiziksel olarak yaralanmasına hem de psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden oldu. Olayın otelin güvenlik kameralarına yansımış olabileceğini düşünüyorum. Kamera kayıtlarının incelenmesini, olayda görev alan güvenlik görevlileri ve ilgili personelin davranışlarının araştırılmasını, ihmali veya kötü muamelesi bulunan kişiler hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını ve yaşadığımız mağduriyetle ilgili tarafıma bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.
Gelişme
21.07.2026 tarihinde Büyük Anadolu Oteli aquaparkına gittiğimizde 22 yaşındaki oğlum kayar zeminde kayıp düşerek kaşını çok ciddi şekilde yardı. Önce aquaparktaki revire gittik, ancak oradaki hemşire bize hiçbir şey yapamayacağını, ambulans çağrılırsa da yaklaşık 1 saat içinde gelebileceğini söyledi. Oğlumun canı çok yandığı ve kan gördüğünde fenalaştığı için, panik halinde kendi imkanlarımızla hastaneye gitmek zorunda kaldık ve kaşındaki derin yarık sebebiyle dikiş atıldı.
Aquaparktaki zemin son derece kaygandı, yürürken bile zorlanılacak derecede kötüydü. Buna rağmen zemine ilişkin yeterli önlem veya uyarı görmedik. Oğlumun düşmesinden sonra hemşirenin de oldukça panik olması, oğlumu daha da tedirgin etti ve aralarında küçük bir tartışma yaşandı. Oğlum “korkmayın, kolum bacağım kopmadı” diyerek ortamı sakinleştirmeye çalışmasına rağmen, süreç son derece profesyonellikten uzak şekilde yönetildi.
Olayın ardından bu defa güvenlik görevlilerinin tutumu ile ayrı bir mağduriyet yaşadık. Tamamı siyah giyinmiş 4–5 güvenlik bir anda oğluma gelip onu alarak revire götürmeye çalıştı ve hemşireden özür dilemeye zorladılar. Oğlumun hemşirenin üzerine yürüdüğünü iddia ettiler. Ben de kamera kayıtlarına bakılmasını istedim fakat kamera olmadığı, görüntü bulunmadığı söylendi. Güvenlik görevlilerinden biri oğlumun ayağına basarak tehditkar bir üslupla konuştu, topluca üzerimize yürüdüler ve bizi adeta suçluymuşuz gibi oradan dışarı çıkardılar.
Güvenlik görevlilerinin tavrı kesinlikle insanları korumaya yönelik değildi; davranışları, konuşma şekilleri, tamamen siyah giyinmiş görünümleri ve tehditkar yaklaşımlarıyla adeta mafya tipi kişiler gibi davrandılar. Yaşadığımız bu hem fiziksel hem de psikolojik mağduriyetin ciddiye alınmasını, sorumlu kişiler hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, özellikle güvenlik personeliyle ilgili gerekli yaptırımların uygulanmasını ve bir daha başka ailelerin benzer bir durum yaşamaması için hem zeminle ilgili güvenlik önlemlerinin hem de personel eğitiminin acilen gözden geçirilmesini talep ediyorum.





