Biniş sırasında görevli, elindeki pilli manuel tartıyla bagajımı tartarak yaklaşık 11 kg geldiğini söyledi. Oysa bavulumu daha önce Havalimanı girişinde sabit tartıda ölçmüştüm ve fazla değildi. Uyarılarıma rağmen beni ön tarafa yönlendirdi, diğer personele de “fazla bagajı var” dedi. Orada da kaba bir tavırla “ödemek zorundasınız, yoksa uçağa alınmazsınız” denildi. Uçuşu kaçırma riski nedeniyle ödemek zorunda kaldım.
Ödeme öncesinde başka bir görevli eşyaları çantama alarak limite düşürebileceğimi söyledi, ancak baskı yapan görevli buna izin vermedi. Halbuki bavulumda Berlin’de giyeceğim sweatshirt ve ceket vardı, kolayca sınırın altına inebilirdim. Bu makul çözüm hakkım keyfi biçimde engellendi. Ayrıca resmi fatura talebim reddedildi, sadece ekrandan görüntü almam söylendi, orada da tartı sonucu veya gerekçe yoktu.
Berlin’e vardığımda bagajımı sabit tartıda tekrar ölçtüm ve 9,6 kg geldi. AJET’in 8 kg sınırını yalnızca 1,6 kg aşmıştım. Bu küçük fark orantısız biçimde 50 € ücretlendirilmiş, ayrıca yolcunun çözüm yolu engellenmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun uyarınca hizmet şeffaf ve doğru verilmelidir. Usulsüz ölçüm cihazı, belge verilmemesi ve çözüm hakkının engellenmesi “ayıplı hizmet” tir. Ayrıca AB Adalet Divanı’nın c-487/12 kararı, makul ölçüdeki kabin bagajından ek ücret alınamayacağını ortaya koymaktadır.
Bu gerekçelerle, tarafımdan tahsil edilen 50 €’nun iadesini talep ediyor, aksi halde elimdeki kanıtlarla Tüketici Hakem Heyeti ve ilgili otoritelere başvuracağımı bildiriyorum. Kamera kayıtları incelendiğinde yaşanan süreç açıkça görülecektir.
Yorumlar