Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Geçmişe Dönük Kira Farkı Ve Avukatlık Ücretinin İşimi Tehdit Etmesi

Songul
15 Nisan 23:40428

Adalet Bakanlığı’nın ve icra mahkemelerinin ilgili birimlerine,

Mülk sahibinin geçmişe dönük kira farkı talebi nedeniyle hakkımda 2024–2025 yılları için açılan dava sonucunda, İstanbul’daki icra müdürlüğünde aleyhime karar verildi ve yaklaşık 913.200 TL’lik, benim gelir durumumla kesinlikle bağdaşmayan bir borç çıkarıldı. Taşınmazın değeri zaten yıllar içinde artmış, kira bedeli de her yıl yükselmişken, geçmişe dönük bu kadar yüksek kira farkı istenmesini hakkaniyete aykırı görüyorum.

Devlete hiçbir vergi borcu olmayan, vergisini düzenli ödeyen ve yanında dört işçi çalıştıran bir esnafım. Zaten yüksek kirayı ödemekte zorlanırken, buna geçmişe dönük kira farkı ve 57.403 TL avukatlık ücretinin eklenmesiyle iş yerimi kapatma noktasına geldim. Bu ay itibarıyla bankadaki hesaplarıma bloke konulduğu için işçilerimin maaşlarını ve SGK primlerini ödeyemiyorum, günlük ticari işlerimi yürütemiyorum.

Bu karar nedeniyle hem ekonomik hem psikolojik olarak çok ciddi şekilde yıprandım; bankacılık işlemlerim kısıtlandı, nakit akışım durma noktasına geldi ve ileride de finansal hayatımın tamamen kilitleneceğinden endişe ediyorum. Ödeyemeyeceğim bir borç baskısı altında hem kendi yaşamım hem de çalışanlarımın geleceği tehlikeye girdi.

Geçmişe dönük kira farkı uygulamalarının, borçluyu işini kapatacak hâle getirecek ölçüde ağır uygulanmasının yeniden değerlendirilmesini, benim dosyamda da gelir durumum, bugüne kadar yerine getirdiğim vergi yükümlülüklerim ve sağladığım istihdam göz önünde bulundurularak, toplam borcun ve 57.403 TL’lik avukatlık ücretinin makul bir seviyeye indirilmesini veya bu yükün hafifletilmesini talep ediyorum.

Songul
Songul
21 Nisan 17:50

Ir*Konu:* Kiracılar ve Küçük Esnafın Yaşadığı Ekonomik Zorluklar hakkında Sayın Yetkili, "Adalet mülkün temelidir" sözü, devletimizin ve toplumumuzun ancak adaletle ayakta kalabileceğini ifade eden kadim bir ilkedir. Bu ilke, bir mülk sahibini daha da zenginleştirmeyi değil, mülkün yani devletin ve toplumsal düzenin adaletle yaşayacağını anlatır. Ancak günümüzde vatandaş olarak bizler, bu adalet duygusunun zedelendiğini hissettiğimiz durumlarla karşıya kalmaktayız. 1. *Barınma Maliyeti ve Kiracı Mağduriyeti:* Konut kiraları, dar ve orta gelirli vatandaşın maaşının büyük bölümünü oluşturmaktadır. Mülk sahiplerinin gayrimenkulleri her yıl enflasyon karşısında değer kazanırken, üzerine düzenli kira geliri elde etmeleri karşısında, kiracı her ay bu bedeli denkleştirme stresiyle yıpranmaktadır. Bu durum, anayasal bir hak olan barınma hakkına erişimi zorlaştırmaktadır. 2. *Küçük Esnafın Sürdürülebilirlik Sorunu:* Küçük esnaf; yüksek dükkan kiraları, stopaj, BAĞ-KUR primleri, tedarik maliyetleri ve artan operasyonel giderler altında ezilmektedir. Kazanç marjları, işini büyütüp istihdama katkı sunmaya yetmediği gibi, çoğu zaman ayakta kalmaya dahi zor yetmektedir. Küçük esnaf desteklenmediğinde piyasada rekabet azalmakta, mahalle kültürü yok olmakta ve fiyat belirleme gücü birkaç zincir marketin elinde toplanmaktadır. "Çok kazansak zaten küçük esnaf olmayız, işi büyütür zincir market kurarız" gerçeği, içinde bulunduğumuz ekonomik çıkmazı özetlemektedir. Devletimizin temeli olan adaletin tesisi için, barınma gibi temel bir ihtiyaçta ve ekonominin kılcal damarı olan küçük esnafta yaşanan bu dengesizliklerin giderilmesi elzemdir. Mülkün, yani ülkemizin ve milletimizin, ayakta kalması ancak toplumun tüm kesimlerinin kendini güvende ve adil bir sistem içinde hissetmesiyle mümkündür. Bu kapsamda; kira artışlarında hakkaniyetli bir denge gözetilmesi, küçük esnafın üzerindeki vergi ve prim yüklerinin hafifletilmesi, kira stopajı gibi kalemlerde düzenlemeler yapılması hususlarını takdir ve tenziplerimi arz ederederim

Songul
Songul
22 Nisan 11:33

Mahkeme kaybetme cezası Rıhtım vergisi geldi 690.65. Tl

Songul
Songul
26 Nisan 14:42

*Aynı Borç İçin 2 Kez İcra: Başıma gelen bir şeyi anlatıp sizi uyarmak istiyorum. Çünkü icra daireleri buna göz yumarsa, kötü niyetli herkes aynı yöntemi kullanabilir. Mahkemeyi kazanan karşı taraf, tek bir mahkeme kararına dayanarak hakkımda *2 ayrı icra dosyası* açtı. Tek bir borç, tek bir ilam. Normalde bir ilamdan tek dosya açılır. Peki sorun ne? Aynı borç için her dosyada ayrı ayrı *vekalet ücreti, dosya masrafı, tahsil harcı ve faiz* işletildi. Yani borç katlanarak tahsil edilmeye çalışılıyor. İcra müdürlükleri de “takip talebi böyle gelmiş” deyip işlem yapıyor. İtiraz etmezseniz iki dosya da yürüyor ve aynı para iki kere alınıyor. *Bu yasal değil.* Yargıtay diyor ki: Tek ilam varsa vekalet ücreti de harç da bir kere alınır. Ama sistem, ses çıkarmayanın parasını alıyor. *Ne yapmalı? * E-devlet UYAP Vatandaş’tan icra dosyalarınızı kontrol edin. Aynı mahkeme kararı ile açılmış birden fazla dosya görürseniz, derhal 7 gün içinde icra mahkemesine şikayet edin. Sessiz kalırsak yarın bir dosyayı 3’e, 4’e bölerler. İcra dairelerinin bu mükerrer işlemlere dur demesi lazım. Siz de kontrol edin. Başına gelen varsa yazsın, doğrumu bu

Songul
Songul
4 Mayıs 13:04

Mülk sahibi, kazandığı icra davasının sonucunda gönderdiği 1. İcrasını ödedim "yanlış hesapladık" diyerek aynı alacak için 2. Kez icra takibi başlattı. Bu hakkın kötüye kullanılmasıdır. İtiraz ettim, mahkeme haklı buldu ve 2. Takibi iptal etti. Şimdi de "tekrar dava açacağız" diye tehdit ediyorlar. Sizden ricam karşılıklı geri ödemesi olmaya mahkemelerin iptali

Songul
Songul
8 Mayıs 19:38

Şu an hayatıma bakıyorumda nasıl yağmalanıyoruz diye mahkeme biter bitmez kesinleşme süresi dolar dolmaz avukatların bize icra gönderip 2. Kez ücret almaları, banka hesaplarına el koymaları ücretleri hiç sormadan gecınebılırmusun bakmakla yükümlü çocuk yaslı var mı sormadan yetmiyor 2. İcra gönderip güya müvekkilinin parasını almaya çalışıp araya yine vekalet ücretini sıkıştırması hem de 2 katı fark ettik itirazla durdu icra ama günden güne faiz işlemesi gün ve gün nasıl yagmalandıgımı izliyorum

Songul
Songul
8 Mayıs 19:57

Yargılama gideri mahkemenin benim için harcadığı giderler1309. 65 TL ödedim

Songul
Songul
9 Mayıs 15:02

Avukatların kazandıkları davada mahkeme kararıyla karşı taraftan vekalet ücreti alabilmesine olanak tanıyan düzenleme, 2 Mayıs 2001 tarihinde kabul edilen 4667 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Türkiye Barolar Birliği +1 Bu hak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. Maddesinin son fıkrasında (bazı kaynaklarda 5. Fıkra olarak da geçer) düzenlenmiştir. avukatcanata.com +1 Maddenin ilgili bölümü ve tarihçesi şu şekildedir: Kanun Maddesi ve Fıkrası: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu Madde 164, son fıkra (5. Fıkra). Düzenlemenin Çıkış Tarihi: 10 Mayıs 2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4667 sayılı Kanun'un 77. Maddesiyle yürürlüğe girmiştir. Hükmün İçeriği: "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.". Koruması: Kanun bu ücretin sadece avukata ait olduğunu belirtmekle kalmaz; aynı zamanda bu paranın müvekkilin borçları nedeniyle haczedilemeyeceğini, takas ve mahsup edilemeyeceğini de hükme bağlar. Türkiye Barolar Birliği +3 Bu düzenlemeden önce karşı taraf vekalet ücreti müvekkile ait kabul ediliyor ve avukat ile müvekkil arasındaki anlaşmaya göre dağıtılıyordu. 2001 yılındaki bu değişiklikle birlikte ücretin doğrudan avukatın mülkiyetinde olduğu yasal bir statüye kavuşturulmuştur. Yukarıda bir yazımda mahkeme sonrası davalı ve davacı olarak yagmalandıgımızı hesaplara bloke konduğunu yazdım zaten avukatlar muvekkıletınden para alıyor bir de mahkemeyi kazanırsa karsı taraftan da seve seve alıyor pardon yağmalama değilmiş devlet buna izin verdiği için kanunda yeri var. Birine mahkeme acıcaksanız bilginiz olsun.

Songul
Songul
13 Mayıs 01:30

Kanunların Ticari Gerçeklerden Kopuk Olması Kazanılmayan Paranın Kirası: Mahkeme, fırınınızın un, odun, işçilik maliyetlerini veya sizin bel fıtığı olup fırın başında duramayacak hale gelmenizi maliyet hesabına katmaz. Sadece "çevredeki dükkanlar kaç paraya kiralanıyor" diye bakar. Esnafın o parayı kazanıp kazanamayacağı hukukun umurunda olmaz . Geriye Dönük Faiz : Davayı bilerek uzatan, bilirkişi raporlarına itiraz eden mülk sahipleri, davanın sürdüğü 2-3 yıl boyunca kiracıyı adeta gizli bir borç batağına sürükler. Karar günü geldiğinde ise esnafın önüne 2-3 yıllık devasa bir "fark ve faiz" faturası çıkarılır. Bu, zenginin parasını enflasyona karşı korurken, esnafın sermayesini bitiren bir düzendir.

Yorumlar

Benzer Şikayetler

Adalet Bakanlığı Devren Cafe 6 Sulh

Mehmet
21 Mart 2024 06:3112.114

Devraldığım bir kafeyi, devir aldığım kira kontratı kimin adına ise onunla kira sözleşmesini imzaladım. Harabe olan bir ...

Adalet Bakanlığı Kiracı Evimden Çıkmıyor

Rabia
28 Mart 2024 14:514.364

Bir sene önce ihtiyaçlarımız için ev aldık. Kendi oturduğumuz evde komşumuz yüzünden çıkan kavga nedeniyle evi satılığa ...

2 Destek

Öne ÇıkanKonular

Adalet Bakanlığı Kategorileri