Kronik AdBlue Hatasında Toyota Servis Yaklaşımları
Toyota marka proace city model aracımla kronik olarak bilinen AdBlue hatası için iki farklı servise gittim. Her iki servisten de aldığım cevap aynı oldu. 'birçok araç aynı hatayla tarafımıza geldi. Ancak siz AdBlue sıvısını bizden almadığınız için garanti kapsamına alamıyoruz.' denildi. Bu sıvı Toyota blue sıvısı değil; sizden almadım ama bilindik Shell markasını kullandım. Siz de birçok sektörde bu markayla dirsek temasındasınız. Ancak bizden alanları garantiden değiştiriyoruz, size yardımcı olamayız denildi. 'madem sizden alanlarda da sorun yaşanıyorsa, demek ki nereden alındığı değil, üretimde kullanılan malzemede sıkıntı var.' diye düşünüyorum. Müşterilere yardımcı olmak yerine suçu müşteriye atarak mağdur ediliyoruz. Bir servis 'sadece dozaj valfini değiştirmemiz gerekiyor.' diyerek 5.000 TL'lik masraf çıkardı. Fakat farklı bir şehirde olduğu için aracımın orada kalmaması adına kendi şehrimdeki servise getirdim. Onlar da baktı ve 85.000 TL masraf çıkardılar. 'tüm AdBlue sistemi değişmeli.' dediler. Tepki gösterince 'sadece değişmesi gerekenleri değiştirelim, diğerlerini kimyasalla yıkayalım.' diyerek 36.000 TL'ye indirdiler. Aracımın sistem kilitleyeceği için bu masrafı yapmak zorunda kaldım.
Toyota'nın marka değerine zarar vermektedir. 'ne alırsak kar' mantığıyla müşteriyi mecbur bırakıyorlar ve sistem çalışmayacağı için onarımı yaptırmak zorunda kalıyoruz.
Müşteri hizmetlerine bu sefer yazmadım, aramadım. Çünkü daha önce birçok konuda onlara ulaştım. Fakat servislerin satış sonrası politikalarına karışamıyorlar. Genel merkezin sadece satış odaklı bir anlayışı var.
Toyota proace city, pca grubu olarak üretildiği için diğer markalarda da aynı sorunlar yaşanabilir. Ben Toyota ile yaşadım. 'elimize düştü, ne alırsak kar.' diyerek benzini oradan almıyorum ama on yıllık motor garantim var. Umarım bir sorun olduğunda 'bizden almamışsınız.' denilmez.

















Obd cihazları ile uyarı söndürme işini eski araçlarda yapıyorduk bunda da olsaydı aslında hiçbir sıkıntı olmayacaktı