TCDD’nin Aşırı Ceza Tarifesi Yolcuları Mağdur Ediyor
Aydın Nazilli–Buharkent hattını kullanan bir yolcu olarak TCDD’nin uyguladığı ceza tarifesiyle ilgili yaşadığım mağduriyeti ve genel rahatsızlığımı paylaşmak istiyorum. Daha önce Nazilli’den Buharkent’e saat 17.20–17.35 civarındaki tren için gişeden bilet aldığımda, fiziki bilet verilmedi ve biletin telefonuma gönderildiği söylendi. Trene bindiğimde kimliğimi görevliye verdiğimde, biletimin aslında bir sonraki trene kesildiğini öğrendim. Yani gişedeki görevli yanlış bileti kesmişti. Bu hata trenin içinde düzeltilerek biletim değiştirildi.
Başka bir gün trene yine aynı hatta binerken tren rötarlı geldi, ben de son anda yetişebildim. Bu sefer bilet kontrolünü yapan görevli, normalde 85 TL olan ücret için 330 TL ödemem gerektiğini, yani yaklaşık dört katı ceza uygulanacağını söyledi. İtiraz ettiğimde bu kez biletimi bindiğim istasyondan değil, bir önceki istasyondan keserek ücreti düşürdüler ve 110 TL ödedim. Yine de ödemek zorunda kaldığım bu tutar, normal bilet ücretinin belirgin şekilde üzerindeydi.
Görevliye ve yetkili birime bu yüzde 300–400’lere varan ceza katsayısının nasıl uygulanabildiğini sorduğumda, bunun yasal olduğunu söylediler. Ancak yarı özel de olsa denetimi devlet tarafından yapılan bir şirkette, vatandaşın gelir artışlarının bu kadar sınırlı olduğu bir dönemde, ceza ve ek ücretlerin bu seviyelere çıkmasını adil ve kabul edilebilir bulmuyorum.
Bir vatandaş olarak, devlet ortaklığında faaliyet gösteren bu yapının, biz yolcular üzerinde bu kadar ağır ceza katsayılarıyla baskı kurmasına ve adeta sömürüye dönüşebilecek uygulamalara izin verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. TCDD’nin uyguladığı bu ceza tarifesinin yeniden gözden geçirilmesini, denetimlerin artırılmasını ve vatandaşın lehine, daha makul ve adil bir ücretlendirme politikası oluşturulmasını talep ediyorum.















