Ödeyemediğim ihtiyaç kredisi borcum Sümer Varlık’a devredildikten sonra, 25 Aralık günü öğlen saat 14.00–15.00 civarında, şirketiniz adına hareket ettiğini belirten m*** isimli avukat, yanında iki polis memuru ve iki icra memuru ile birlikte bana ait olmayan, hiçbir resmi bağımın bulunmadığı bir arkadaşımın iş yerine gelmiştir.
Burada, bana ait kredi borcunu tahsil etmek amacıyla, hem hukuki açıdan tartışmalı hem de ahlaki olmayan söylem ve yaklaşımlarla psikolojik baskı kurulmuş, tehditkar bir üslup kullanılmış, borcun tahsili için yüzeysel bilgiler verilerek “nasıl yapalım” şeklinde baskıcı bir dil kullanılmıştır. Üstelik gerçek ana borcumun neredeyse iki katı bir rakam telaffuz edilerek, bu tutar üzerinden “yıl sonu kampanyası” vb. İfadelerle, aynı gün içerisinde bir miktar ödeme yapmam yönünde ısrarcı, üstenci ve rahatsız edici bir yaklaşım sergilenmiştir.
Ben, hem bu yaklaşımın etik olmadığını hem de bu şekilde ödeme yapamayacağımı, farklı bir anlaşma seçeneği ve izleyebileceğim yol haritası talep etmeme rağmen aynı üslup devam ettirilmiş, bu üslubun yanlış olduğunu vurgulamamıza rağmen garip bir özgüvenle " bu üslubuyla ilgili çalıştığı firmaya ve başka istediğimiz her yere şikayet edebilirsiniz"söylemlerini sürdürüp yanında getirdiği icra memurları ve polis memurlarıyla birlikte resmi olarak hiçbir bağımın olmadığı üçüncü kişiye ait iş yerindeki taşınmazları icra yoluyla ısrarla kayıt altına almaya çalıştıkları görülmüştür.
Uzlaşma yolu yerine arkadaşımın işletmesinin içerisinde ki taşınmazları icra memurlarına kayıt altına alınmasını talep ederek tansiyonu yükseltmiştir. Üstelik, ana borcun yaklaşık iki katı gibi bir tutar üzerinden baskı kurularak, pazartesi veya salı günü şirketinize gelerek uzlaşma için görüşme talebinde bulunacağımızı belirtmemize rağmen, etik olmayan tavrını sürdürerek icra iflas kanununun 97. Maddesini gerekçe gösterip bu madde üzerinden işlem yapmıştır.
Anlaşamasak "eğer istersem geçmişe dönük bağımın olmadığı diğer iş yerlerine de gidip işlem yapabileceğini söyledi."
Sümer Varlık’tan talebim, borcumun gerçek ana borç ve yasal sınırlar çerçevesinde, makul şekilde yeniden yapılandırılması ve bana ait olmayan, üçüncü kişiye ait iş yerine yönelik yapılan icra işlemlerinin ve baskıların iptal edilmesidir. Ayrıca bu süreçte görev alan avukat ve ilgili kişilerin, sergiledikleri etik dışı ve ölçüsüz yaklaşım nedeniyle incelenmesini ve benzer bir durumun yeniden yaşanmaması için gerekli adımların atılmasını istiyorum.
Yorumlar