Tişörtüm Mağazada Kayıp, Çalışanların Hoş Olmayan Tavırları
İstanbul Piazza Stradivarius mağazasından aldığım t‑shirt çok kısa bir süre içinde deforme oldu. Ben de incelemeye gönderdim, iç etiketini kestim ama hepsini keserim. Yardımcı olmak adına değişimi onayladılar. Fişi yanlış bulmuşum, doğrusunu bulup gittim. Arkadaşlarınız tişörtü bulamadı; vaktim olmadığı için tamam kalsın, daha sonra gelirim dedim. Bugün tekrar gittim, saat biraz geçti. Arkadaşlarınız 9:30’dan sonra bu işlemi yapamayacaklarını söylediler, ama tişörtü siz kaybettiniz. Ya siz bulamadınız ya da ben sürekli buraya bu konu için gelemem dedim. Arkadaşlarım bana bilgi vermedi, bu konuyla ben ilgilenmedim gibi cevaplar verdi. Arkadaşınız, ben de siz sonuçta bu mağazada çalışmıyor musunuz, beni ilgilendirmez ki, benim tişörtümü siz kaybettiniz; diğer arkadaşlarınızın problemini üstlenmemeniz çok enteresan gibi bir cümle kullandım. Ben üç gündür bu işlem için uğraşıyorum; tişörtümü onlar kaybetti. Aynı zamanda üslupları hiç hoş değil. Daha önce gittiğimde de yine aynı şekilde t‑shirt için bir şey bulduğumda arkadaşlarınız ters bir tavırla beni tartışmaya çalıştı. Orada diğer bir çalışma ekibine ters bir şekilde konuştuğuna da şahit oldum; bu nasıl bir şey anlamadım. Daha fazla gitmek istemiyorum. Ya paramı iade etsinler, kartıma ya da sadece çek olarak yüklesinler; ben sadece çeki almaya gitmek istiyorum. Üslupları, tavırları hiç hoş değil. 500 liralık bir t‑shirt peşinde değilim. Ben tavır ve üslubun yanlışlığının, işlemin düzgün ilerlememesinin peşindeyim.










