Alkol Raporu Olmadığına Rağmen Sompo Sigorta’dan Haksız Tazminat Talebi
Sompo Sigorta’dan yaptırmış olduğumuz Citroen EC3 kasko poliçemize konu olan, 20.05.2026 tarihinde gerçekleşen yaralanmalı trafik kazası sonrasında yaşadığımız süreci paylaşmak istiyorum. Kazadan yaklaşık iki ay sonra, 21.07.2026 tarihinde şirketimize, sürücü alkol raporunun eksik olduğu gerekçesiyle 130.000 TL tutarında tazminat talebi iletildi.
Oysa yaralanmalı trafik kazalarında alkol testinin tarafımızdan değil, kolluk kuvvetleri ve sağlık kuruluşları tarafından yürütülen resmi süreç kapsamında yapıldığı bilinen bir husustur. Kaza günü tarafımdan kan örneği alınmış ve Mersin Toros Devlet Hastanesi’nde 04.06.2026 tarihinde düzenlenen tıbbi laboratuvar tetkik sonuç raporunda etanol testi sonucunda alkol tespit edilmemiştir. Bu rapor 04.06.2026 tarihinde ilgili dosyaya eklenmiş olmasına rağmen, bu bilgi dikkate alınmadan eksik evrak iddiası yürütülmüştür.
Buna rağmen, eksik evrakın neden kaynaklandığı araştırılmadan, tarafımıza herhangi bir açıklama yapılmadan veya eksikliğin giderilmesi için makul bir süre tanınmadan doğrudan 130.000 TL tutarında tazminat talebinde bulunulması bizi ciddi anlamda hayal kırıklığına uğratmıştır. Elimizdeki resmi laboratuvar raporunu sigorta şirketine sunabilmek için ayrıca noter kanalıyla göndermek zorunda kaldık, bu da hem maddi hem manevi olarak ek bir yük oluşturdu.
Kazada zaten mağdur olan tarafken, sürecin bir an önce hakkaniyetli şekilde sonuçlanmasını beklerken böyle bir taleple karşılaşmak psikolojik olarak son derece yıpratıcı olmuştur. Müşteri odaklı ve çözüm odaklı bir yaklaşım yerine, eksik incelemeye dayalı, aceleyle oluşturulmuş bir tazminat talebiyle karşılaşmış olmamız sebebiyle Sompo Sigorta’ya olan güvenimiz ciddi biçimde sarsılmıştır.
Sompo Sigorta’dan, laboratuvar raporundaki alkol bulunmadığını açıkça gösteren sonucun ve bu raporun 04.06.2026 tarihinde dosyaya eklenmiş olduğunun dikkate alınmasını, 130.000 TL tutarındaki haksız tazminat talebinin iptal edilmesini ve dosyamızın tüm resmi evraklar ışığında objektif ve özenli biçimde yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu tür durumlarda müşterilere bilgi verilmeden ve açıklama yapılmadan doğrudan tazminat talebine gidilmemesi için iç süreçlerin gözden geçirilmesini ve benzer mağduriyetlerin başka kişilerin başına gelmemesi adına gerekli tedbirlerin alınmasını istiyorum.
Üstelik çelişkili bulduğumuz bir diğer husus da şudur: Sigorta şirketinin kendi anlaşmalı ikame araç firması, aracı tarafımıza teslim etmeden önce alkol raporunu talep etmiş ve bu belge ibraz edilmeden aracı teslim etmemiştir. Yani aynı sigorta şirketinin hizmet aldığı kuruluş açısından alkol raporu mevcut ve yeterli görülürken, aylar sonra tarafımıza “alkol raporu eksik” gerekçesiyle tazminat talebi yöneltilmesi ciddi bir çelişki oluşturmaktadır. Bunun yanında, aracımız 20.05.2026 tarihinden bu yana serviste olup yedek parça beklemektedir. Bu süreçte yalnızca 15 gün süreyle ikame araç tahsis edilmiş, bugün 23.07.2026 tarihi olmasına rağmen mağduriyetimiz hâlâ devam etmektedir. Zaten uzun süredir araçsız kalmış ve kazanın maddi-manevi yükünü taşırken, bir de eksik incelemeye dayalı tazminat talebiyle karşı karşıya kalmamız süreci daha da yıpratıcı hale getirmiştir.















